Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Altın

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Altın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şanlıurfa'da DEAŞ operasyonu: 7 şüpheli tutuklandı, 6,5 kilo altın ele geçirildi Haber

Şanlıurfa'da DEAŞ operasyonu: 7 şüpheli tutuklandı, 6,5 kilo altın ele geçirildi

Şanlıurfa'da DEAŞ'a finans operasyonu Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, DEAŞ'a üye olma ve terör örgütüne finansal destek sağlama iddiaları üzerine çalışma başlattı. Soruşturma kapsamında ekipler, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ile HTS kayıtlarını inceledi. Yapılan araştırmalarda bazı şüphelilerin DEAŞ ile bağlantılı olduğu değerlendirilen ve haklarında mal varlığı dondurma kararı bulunan kişilere para transferi gerçekleştirdiği belirlendi. İncelemelerde şüphelilerin gerçekleştirdiği işlemlerin toplam hacminin yaklaşık 16 milyon 500 bin lira olduğu ve bu işlemler aracılığıyla terör örgütüne finansal destek sağlandığı değerlendirildi. Kuyumcu dükkanı üzerinden finans desteği iddiası Soruşturma kapsamında şüphelilerden birinin kent merkezinde kuyumcu dükkanı açtığı ve bu iş yeri üzerinden DEAŞ'a finansman sağladığı yönünde tespitlere ulaşıldı. Elde edilen bilgiler doğrultusunda 8 şüphelinin yakalanması amacıyla belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. Aramalarda altın, para ve silah ele geçirildi Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda önemli miktarda para ve değerli eşyanın yanı sıra silah ele geçirildi. Aramalarda; 6,5 kilogram altın, 432 bin lira, 132 bin dolar, 1 ruhsatsız tabanca, 50 fişek ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Ele geçirilen dijital materyallerin ve diğer delillerin soruşturma kapsamında incelemeye alındığı belirtildi. 7 şüpheli tutuklandı Operasyonda gözaltına alınan 8 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler daha sonra adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 7'si tutuklanırken, 1 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Şanlıurfa'da DEAŞ'ın finans kaynaklarının ortaya çıkarılmasına yönelik soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Vanlı Kara Haydar soruşturmasında yeni gelişme: Eşi Çağla Öz gözaltına alındı Haber

Vanlı Kara Haydar soruşturmasında yeni gelişme: Eşi Çağla Öz gözaltına alındı

Mehmet Fatih Tançalan tutuklandı Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mehmet Fatih Tançalan hakkında, sosyal medya ve internet ortamında yayımlanan içerikler nedeniyle soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlaması kapsamında yürütüldüğü belirtildi. Emniyet ekiplerince Van’ın Muradiye ilçesindeki evinde gözaltına alınan Tançalan, emniyet ve savcılık işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesi sonrasında “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamasıyla nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan Tançalan, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Düğündeki altın ve paralar MASAK incelemesinde Soruşturmanın mali boyutunda ise Tançalan ile Çağla Öz’ün 6 Eylül’de Tuşba ilçesi Erciş Yolu üzerindeki Parla Delux Düğün Salonu’nda gerçekleştirdiği düğün mercek altına alındı. Düğün sırasında gelin Çağla Öz’e çok sayıda altın ve ziynet eşyası takıldığı, görüntülerde çiftin üzerinde yüksek miktarda para ve farklı türlerde takıların bulunduğu belirlendi. Kamuoyuna yansıyan düğün görüntülerindeki altın ve diğer varlıkların kaynağının araştırılması amacıyla MASAK’tan inceleme talep edildi. KOM ekiplerinin hazırladığı tutanaklarda, Çağla Öz’ün üzerinde büyük kolye, bilezikler, çok sayıda ziynet eşyası, büyük küpeler ve taç şeklindeki altınların bulunduğuna ilişkin tespitlere yer verildi. Düğünde takılan altın, döviz ve Türk lirasının toplam değerine ilişkin çeşitli haberlerde yaklaşık 44 milyon liralık bir rakam gündeme geldi. Çiftin mali profili de araştırılıyor Soruşturma kapsamında yalnızca düğünde takılan ziynet eşyalarının değil, çiftin sosyal medya paylaşımlarında sergilediği yaşam tarzı ile mali durumunun da incelendiği bildirildi. KOM tarafından hazırlanan açık kaynak araştırma tutanağında, sosyal medyada görülen ekonomik yaşam standardı ile mali profil arasında uyumsuzluk bulunduğu yönündeki değerlendirmelere yer verildi. Düğün öncesi ve düğün sırasında kullanılan kıyafetler ile sosyal medyada paylaşılan görüntüler de araştırma kapsamında değerlendirildi. Soruşturmanın temel başlıklarından birini, düğünde sergilenen yüksek değerli ziynet eşyaları, döviz ve Türk lirasının kaynağı ile çiftin mali durumunun bu varlıklarla uyumu oluşturuyor. Çağla Öz de gözaltına alındı Mehmet Fatih Tançalan’ın tutuklanmasının ardından eşi Çağla Öz’ün de soruşturma kapsamında gözaltına alındığı bildirildi. Böylece düğünde takılan yüksek miktardaki altın ve paralarla ilgili yürütülen incelemede soruşturmanın kapsamı genişlemiş oldu. Çağla Öz’ün daha önce sosyal medya hesabını kapattığı da soruşturmayla ilgili gelişmeler arasında yer aldı. Soruşturma kapsamında çiftin mal varlığı, gelir kaynakları ve düğünde sergilenen ziynet eşyalarının kaynağına ilişkin incelemelerin sürdüğü belirtildi. Soruşturma kapsamında ortaya atılan iddiaların henüz yargı kararıyla kesinleşmediği, mali inceleme ve adli sürecin devam ettiği kaydedildi.

Milas’ta 3 gün 3 gece süren düğünün ardından gelin ve damat karşılıklı şikayetçi oldu Haber

Milas’ta 3 gün 3 gece süren düğünün ardından gelin ve damat karşılıklı şikayetçi oldu

3 gün 3 gece süren düğün Olayın geçmişi, Milas’ın Çomakdağ Kızılağaç Mahallesi’nde gerçekleştirilen düğüne uzanıyor. Aracılar vasıtasıyla tanışan Mustafa Ateşoğlu ile 28 yaşındaki Mamura Burkhonova nişanlandıktan sonra 19 Ağustos’ta evlendi. Yörük kültürünün yaşatıldığı mahallede düzenlenen düğün 3 gün 3 gece sürdü. Yaklaşık 500 yıllık gelenek kapsamında düğün organizasyonunda gece yağlı güreşleri de yapıldı. Güreşlere Recep Kara, Abdullah Güngör, Feyzullah Aktürk, Yalçın Üncül, Bekir Can Özturgut, Cenk İldem, Okan Yavaş ve Salih Erinç gibi başpehlivanlar katıldı. Finalde Yalçın Üncül’ü mağlup eden Feyzullah Aktürk başpehlivan oldu. Aktürk’e madalyasını gelin Mamura Burkhonova verdi. Düğünün toplam maliyetinin yaklaşık 10 milyon liraya ulaştığı öne sürüldü. Mustafa Ateşoğlu ise yalnızca güreş organizasyonu için yaklaşık 1 milyon 500 bin lira harcadığını belirtti. Damat, ziynet eşyalarıyla evden ayrıldığını öne sürdü Düğünün ardından çift arasında yaşanan anlaşmazlık polis merkezine taşındı. Mustafa Ateşoğlu, 3 Eylül’de polise başvurarak eşinin düğünde takılan ziynet eşyaları, nakit para ve iPhone 15 marka cep telefonuyla evden ayrıldığını iddia etti. İlk açıklamalarda kayıp olduğu belirtilen altınların değerinin yaklaşık 5 milyon lira olduğu öne sürülürken, polise yapılan başvuruda yaklaşık 3 milyon lira değerinde ziynet eşyası, 300 bin lira nakit para ve cep telefonunun götürüldüğü iddia edildi. Şikayetin ardından polis ekipleri Burkhonova’nın bulunması için çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde genç kadının adına otobüs bileti veya otel kaydına rastlanmadığı belirtildi. Gelin kendi imkanlarıyla polis merkezine gitti Arama çalışmaları sürerken Mamura Burkhonova, 4 Eylül saat 13.30 sıralarında kendi imkanlarıyla polis merkezine giderek ifade verdi. Burkhonova, hakkındaki milyonlarca liralık ziynet eşyasını aldığı yönündeki suçlamaları reddetti. Düğünde takılan ziynetlerden yalnızca 20 çeyrek altın ile 226 bin lirayı aldığını kabul etti. Geri kalan altınların kendisinde olmadığını savunan Burkhonova, diğer ziynet eşyalarının kayınpederi Mehmet Ateşoğlu’nda bulunduğunu öne sürdü. Genç kadının bu iddiasını desteklediğini belirttiği bazı yazışmaları da soruşturma dosyasına sunduğu öğrenildi. Burkhonova ayrıca yanında bulunan iPhone 15’in kendisine ait olmadığını, telefonun eşi tarafından kullanımına verildiğini savundu. Bu kez gelin şikayetçi oldu Burkhonova’nın ifadesinde, ziynet eşyalarına ilişkin iddiaların yanı sıra karşı şikayet de yer aldı. Genç kadın, eşi Mustafa Ateşoğlu ile kayınpederi Mehmet Ateşoğlu’nun kendisine ve annesine hakaret ve tehditte bulunduğunu öne sürerek iki isimden de şikayetçi oldu. Böylece düğünün ardından başlayan ziynet eşyaları tartışmasında taraflar karşılıklı olarak birbirleri hakkında suçlamalarda bulundu. Soruşturma sürüyor Ziynet eşyaları, nakit para ve cep telefonuna ilişkin iddiaların yanı sıra tarafların tehdit ve hakaret suçlamalarıyla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi. Dosyanın, polis merkezindeki işlemlerin tamamlanmasının ardından savcılığa gönderileceği öğrenildi.

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim” Haber

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim”

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in yapılanmadaki konumu, para trafiği, şirketler ve üst düzey isimlerle ilişkileri hakkında çok sayıda soru yöneltildi. Kuriş örgüt liderliği suçlamasını kabul etmedi Soruşturma kapsamında, yapılanmanın hiyerarşik bir sistem oluşturduğu, bölge sorumluları ve şifreli haberleşme yöntemlerine benzer bir iletişim ağı kullandığı iddiaları inceleniyor. Soruşturma dosyasına göre yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu belirtilirken, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa edilmesinin planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Kuriş ise savcılık ifadesinde bu yapılanmanın lideri olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” şeklinde savunma yaptı. Şirketler ve mal varlığı soruşturmanın odağında Soruşturma kapsamında Kuriş ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen 191 gayrimenkulün de incelemeye alındığı aktarıldı. Ayrıca geçen yıl Türkiye’deki 82 dernek üzerinden 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği iddiası dosyaya yansıdı. Yapılanmayla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve ŞMS Kopuz Gıda’nın da bulunduğu belirtildi. Toplam 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği, söz konusu şirketlere kayyum atandığı aktarıldı. “Kişisel GSM hattım yok” dedi Savcılıkta iletişim yöntemleriyle ilgili sorulara da yanıt veren Kuriş, kendi adına kayıtlı bir GSM hattı bulunmadığını öne sürdü. Kuriş, ulaşım ve iletişim amacıyla genellikle ofis hattını kullandığını ancak söz konusu hattın numarasını hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimatların nasıl iletildiği yönündeki sorular üzerine ise aile üyelerinin telefonları üzerinden iletişim kurduğunu belirtti. Akbacakoğlu ile ilişkisini reddetti Soruşturmanın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen ve yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu iddia edilen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu hakkındaki sorular da Kuriş’e yöneltildi. Kuriş, Akbacakoğlu ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını savunarak kendisini yalnızca ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yaptığı için tanıdığını söyledi. Savcılık değerlendirmesinde ise Akbacakoğlu’nun Kuriş’e yakın isimlerden biri olduğu ve yapılanmanın lobicilik faaliyetlerinde rol aldığı iddiasının bulunduğu belirtildi. Üst düzey isimler için “sosyal çevremden tanırım” savunması Kuriş’e yapılanmanın hiyerarşik yapısında görev aldığı öne sürülen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöz gibi isimlerle ilişkisi de soruldu. Kuriş’in bu kişiler hakkında “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” şeklinde yanıt verdiği ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını savunduğu aktarıldı. Evinden çıkan altınları “aile birikimi” olarak açıkladı Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan ettiği belirtilen Kuriş’in ikametinde yapılan aramada yüklü miktarda altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği aktarıldı. Kuriş, söz konusu altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimlerinden oluştuğunu ileri sürdü. Örgüt üyeliğinden tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut hakkında ise bu kişiyi evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği biri olarak tanımladı. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu öne sürülen Osman Aslan adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında da açıklama yapan Kuriş, senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için teminat amacıyla alındığını savundu. Suçlamaların tamamını reddetti Soruşturma dosyasına yansıyan para trafiği, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen kaynaklar, şirketler ve Almanya’daki merkez projesine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Kuriş; suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddetti. Kuriş’in savcılık ifadesinde yaptığı savunmanın temelini, yapılanmanın yönetiminde herhangi bir emir veya talimat vermediği ve kendisinin yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ile temsilcisi olduğu iddiası oluşturdu.

Ankara'da "sahte polis" tuzağı: İki kardeş 40 milyon lira dolandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu Haber

Ankara'da "sahte polis" tuzağı: İki kardeş 40 milyon lira dolandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu

Telefon dolandırıcılığına ilişkin çarpıcı bir iddia Ankara'da gündeme geldi. 64 yaşındaki Afife Y. ile 66 yaşındaki Fatma Y., kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şüphelilerin, haklarında sözde FETÖ soruşturması yürütüldüğünü söyleyerek yaklaşık 40 milyon lira zarara uğrattığını iddia etti. Mağdur kardeşler adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan suç duyurusu dilekçesinde, şüphelilerin yaklaşık üç ay boyunca psikolojik baskı kurarak para, altın ve gayrimenkulleri ele geçirdiği öne sürüldü. "Hakkınızda tutuklama kararı var" diyerek aradılar Suç duyurusu dilekçesine göre süreç, 26 Mart tarihinde Afife Y.'nin telefonla aranmasıyla başladı. Kendisini başkomiser olarak tanıtan bir kişinin, FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan bazı şüphelilerde mağdurların kimlik bilgilerinin bulunduğunu ve haklarında tutuklama kararı çıkarıldığını söylediği iddia edildi. İlerleyen günlerde farklı kişiler tarafından yapılan aramalarda ise kendilerini emniyet müdürü, savcı ve polis olarak tanıtan şüphelilerin aynı senaryoyu sürdürerek mağdur kardeşleri korku ve panik içine sürüklediği öne sürüldü. Sahte resmi evrak gönderildiği iddiası Dilekçede, şüphelilerin güven kazanmak amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adına düzenlenmiş izlenimi veren sahte belgeleri mağdurlara gönderdiği ileri sürüldü. İddiaya göre şüpheliler, yürütüldüğünü söyledikleri "gizli operasyon" kapsamında mağdurların iş birliği yapması halinde haklarındaki sözde tutuklama kararının kaldırılacağını belirtti. Bu süreçte mağdurların operasyonun gizliliği gerekçesiyle hiçbir yakınıyla konuşmamaları konusunda uyarıldığı, aksi halde suç işlemiş sayılacaklarının söylendiği ifade edildi. "Ay yıldız" parolasıyla teslimat yaptılar Dilekçede yer alan iddialara göre şüpheliler, banka çalışanları arasında da örgüt üyeleri bulunduğunu öne sürerek mağdurlardan banka kasalarındaki altınlarını çekmelerini istedi. Daha sonra evlerine gönderilen kişinin polis olduğu söylenerek ziynet eşyalarının "devlet güvencesine alınacağı" ifade edildi. Teslimat sırasında güven oluşturmak amacıyla "ay yıldız" parolasının kullanıldığı, mağdurların da bu yöntemle yaklaşık 40 milyon lira değerindeki altın ve nakit varlığı teslim ettiği öne sürüldü. Dükkan piyasa değerinin altında satıldı iddiası Suç duyurusunda yer alan beyanlara göre dolandırıcılık yalnızca altın ve nakit parayla sınırlı kalmadı. Afife Y., Bahçelievler Mahallesi'nde bulunan iş yerinin de sözde operasyon kapsamında kullanılacağına inandırıldığını ve satış işlemini gerçekleştirdiğini iddia etti. Yaklaşık 7 milyon lira değerindeki iş yerini baskı ve korku nedeniyle 3 milyon 600 bin liraya satmak zorunda kaldığını öne süren mağdur, satış sürecinde de şüpheliler tarafından uzaktan takip edildiğini ileri sürdü. İddiaya göre satıştan elde edilen 67 bin avro da yine eve gelen ve "ay yıldız" parolasını kullanan başka bir kişiye teslim edildi. Şüphe üzerine emniyete başvurdular Mağdur kardeşler, şüphelilerin kalan taşınmazlarının da satılmasını istemesi üzerine durumdan şüphelenmeye başladı. Olayı erkek kardeşlerine anlatmalarının ardından emniyet birimlerine giderek şikâyette bulundukları belirtildi. Suç duyurusu dosyasına şüphelilerin kullandığı telefon numaraları, tapu belgeleri ve güvenlik kamerası kayıtlarının da delil olarak sunulduğu ifade edildi. Dilekçede, toplam maddi zararın yaklaşık 40 milyon liraya ulaştığı öne sürüldü. Avukattan vatandaşlara kritik uyarı Mağdur kardeşlerin avukatı Murat Koç, müvekkillerinin organize şekilde yürütüldüğü iddia edilen hileli yöntemlerle tüm birikimlerini kaybettiğini belirterek, şüpheliler hakkında "kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan işlem yapılmasını talep ettiklerini açıkladı. Koç ayrıca vatandaşlara önemli uyarılarda bulunarak, emniyet, savcılık veya mahkemelerin telefonla para, altın ya da banka hesabı işlemleri talep etmeyeceğini vurguladı. Kendisini polis, savcı veya kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerin yönlendirmeleri karşısında panik yapılmaması gerektiğini belirten Koç, böyle durumlarda vatandaşların resmi kurumların bilinen telefon numaraları üzerinden doğrudan iletişime geçmesi ve en yakın emniyet birimine başvurması gerektiğini ifade etti. Uzmanlar uyarıyor: Telefon dolandırıcılığına karşı dikkatli olun Son yıllarda telefon dolandırıcılığı vakalarında en sık kullanılan yöntemlerden biri, vatandaşlara haklarında soruşturma bulunduğu yönünde korku oluşturmak oluyor. Güvenlik birimleri, kamu görevlilerinin hiçbir koşulda telefonla para, altın, döviz veya ziynet eşyası talep etmeyeceğini sürekli hatırlatıyor. Uzmanlar, özellikle yaşlı vatandaşların hedef alındığı bu tür dolandırıcılık girişimlerinde paniğe kapılmadan resmi kurumlarla doğrudan iletişim kurulmasının mağduriyetlerin önüne geçebileceğini belirtiyor. Devam eden soruşturma kapsamında şüphelilerin kimliklerinin belirlenmesi ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için adli sürecin sürdüğü bildirildi.

Polisiz diyerek kandırdılan yaşlı kadının 2 milyonluk altınını çaldılar Haber

Polisiz diyerek kandırdılan yaşlı kadının 2 milyonluk altınını çaldılar

Olay, geçtiğimiz Çarşamba günü Esenyurt İstiklal Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre tek başına yaşanan 75 yaşındaki Adile Gündoğdu’yu tanımadığı bir numara aradı. Kendilerini polis olarak tanıtan çete üyeleri önce yaşlı kadının ailesine ait bilgileri vererek kendilerinin polis olduğuna inandırdı. Kimliğinin kopyalandığını, sahte para ile bir kuyumcudan yüklü miktarda altın alındığını söyleyen dolandırıcılar yaşlı kadının evinde altınların bulunması halinde gözaltına alınacağını belirtti. Bu durum karşısında panikleyen Gündoğdu, kendisinin olayla alakası olmadığını söyledi. Dolandırıcılar yaşlı kadını önce sürekli alışveriş yaptığı kuyumcuya, ardından ise komşusuna para ve altın istemeye gönderdi. Olumsuz yanıt alan yaşlı kadının daha fazla para bulamayacağını anlayan şahıslar, evde aramaya yapacakları bahanesiyle Gündoğdu’nun yaşadığı daireye geldi. Kendi ve oğluna ait altınlarının evde olduğunu söyleyen yaşlı kadın, polis olduğunu düşündüğü şahsa kontrol etmesi için 2 milyon TL değerindeki altınları teslim etti. Altınları alan çete üyesi kayıplara karışırken, bu süreçte telefondan konuşmaya devam eden diğer dolandırıcı komşusuna giderek tekrardan para alması istedi. Bu sırada durumu fark eden komşu telefonu kapatarak yaşlı kadının çocuklarına haber verdi. Dolandırıldığını o andan sonra anlayan yaşlı kadın oğluyla birlikte karakola giderek şikayetçi okurken, aynı yöntemle gün içinde 3 kişinin daha dolandırıldığı öğrenildi. "Altınları cihaza sokacağız diyerek 2 milyon değerindeki ziynet eşyalarını aldılar"" Şahısların polis olarak aradığını belirten Adile Gündoğdu, "Beni aradı, ‘Sen nereye gittin, kimliğini kime verdin’ dedi. Kimseye vermediğimi söyledim. Bana ‘Senin kimliğinle bir kuyumcudan sahte parayla altın alınmış’ dedi. Benim öyle bir şey yapmadığımı, haram yemeyeceğimi söyledim. 2 saat boyunca telefonu hiç kapatmadı, beynimi yediler. Kimliğin yerinde olduğunu söyledim ve bana evime polisin geleceğini söyledi. Evi arayacaklarını, sahte bir veya şüpheli bir şey bulunursa beni gözaltına alacaklarını söylediler. Ben altınları yatağımın üzerine çıkarmıştım polisler gelecek diyerek. Genç bir çocuk geldi, o da telefonla konuşuyordu. Telefondaki ‘Altınları cihaza sokacağız, sahte mi anlayacağız’ dedi. Evime gelen ise 2 milyon değerindeki bana ve oğluma ait altınları aldı. Çantayı elimden almaya kalksaydım belki beni de öldürecekti. O sırada kimseye söyleme, olayı karıştırma sakın diye tembihledi beni. Daha sonra ise beni komşuya gönderdi ve tekrar para istememi söyledi. Aldığı parayı az buldu ve bir daha gitmemi istedi. Bu sefer komşum durumu fark etti ve telefonu elimden aldı. İşte o zaman anladım dolandırıldığım" dedi. "Konuşamayacağını söyledi" Annesine ulaşamayınca şüphelenen Özlem Gündoğdu Topçu ise, "Annemi gün içerisinde belirli aralıklarla arıyorum. O günde aradım açmadı, meşguldü. Sonrasında birkaç kez daha aradım meşguldü. Sonrasında telefonu açtı, konuşamayacağını söyledi ve kapattı. Hemen komşusunu aradım ama o sırada iş işten geçmişti, dolandırıcılar altınları çoktan almıştı. Daha sonra abimi aradım, birlikte karakola giderek şikayetçi oldular. Abim ve annemin toplamda 2 milyon TL’lik ziynet eşyasını çalmışlar. Cani insanlar olduklarını düşünüyorum, annemin korkularından faydalanarak bu işi yapmışlar. Biz karakola şikayete gittiğimize birinin daha dolandırıldığını öğrendik, ardından ise polisler aradı bir kişiyi daha dolandırmışlar" diye konuştu

ABD ve Venezuela diplomatik ilişkilerini yeniden kurdu ve kaynakların kullanımı konusunda müzakerelere başladı. Haber

ABD ve Venezuela diplomatik ilişkilerini yeniden kurdu ve kaynakların kullanımı konusunda müzakerelere başladı.

ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum'un Caracas'a yaptığı iki günlük ziyaretin hemen ardından diplomatik ve konsüler ilişkiler yeniden kuruldu. ABD Dışişleri Bakanlığı'na göre, bu karar Venezuela'da istikrarı teşvik etme, ekonomik toparlanmayı destekleme ve siyasi uzlaşmayı geliştirme yönündeki ortak çabaları kolaylaştıracaktır. ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum, Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez ile görüştü. Fotoğraf: X/ElUniversal ABD ayrıca şunları vurguladı: "Bizim taahhüdümüz, Venezuela halkının demokratik olarak seçilmiş bir hükümete barışçıl bir geçiş için koşullar yaratan çok aşamalı bir süreçten geçerek ilerlemesine yardımcı olmaya odaklanmıştır." Venezuela tarafında ise Dışişleri Bakanlığı, karşılıklı saygı, uluslar arasında egemen eşitlik ve iki ülkenin halkları arasında işbirliğine dayalı yapıcı bir diyaloğun yeni bir aşamasına geçileceğini duyurdu. Bu gelişme, daha önce Maduro döneminde Başkan Yardımcılığı yapmış olan Delcy Rodriguez'in, ülkenin zengin doğal kaynaklarına ABD'nin erişimini garanti etmesi şartıyla Trump yönetimi tarafından geçici lider olarak onaylanmasının ardından geldi. Normalleşme sürecinin ana odak noktalarından biri, Venezuela'nın geniş mineral kaynaklarının değerlendirilmesidir. Trump kabinesinin üyesi ve ABD Ulusal Enerji Yönetişim Konseyi başkanı Bakan Doug Burgum, Caracas'tan orada yatırım yapmak isteyen yabancı madencilik şirketlerine güvenlik koruması sağlanması konusunda güvenceler aldığını söyledi. Gazetecilere yaptığı açıklamada, görüşmelerin son derece olumlu geçtiğini ve Venezuela'nın 2026 yılına kadar petrol ve doğalgaz üretim hedeflerini aşacağını öngördü. Şu anda, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkesi Venezuela'ya yatırım yapmaya ilgi gösteren düzinelerce şirket bulunuyor. Venezuela, petrolün yanı sıra altın ve elmas gibi minerallerin yanı sıra bilgisayar ve cep telefonu üretiminde kullanılan boksit, koltan ve diğer nadir toprak elementleri açısından da zengindir. Madencilik faaliyetleri ağırlıklı olarak, silahlı grupların hâlâ aktif olduğu Orinoco Madencilik Bölgesi'nde yoğunlaşmıştır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.