Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Altın

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Altın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ve Fransa’da göçmen kaçakçılığı operasyonu: 14 şüpheli gözaltında Haber

Türkiye ve Fransa’da göçmen kaçakçılığı operasyonu: 14 şüpheli gözaltında

Türkiye üzerinden Avrupa ülkelerine yasa dışı geçişleri organize ettiği öne sürülen ve merkezi Atina’da bulunan göçmen kaçakçılığı şebekesine yönelik Türkiye ve Fransa’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda, aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 14 şüpheli gözaltına alındı. Edinilen bilgilere göre, Türkiye üzerinden Avrupa’ya yasa dışı geçişleri organize eden ve Yunanistan’ın başkenti Atina merkezli faaliyet gösterdiği değerlendirilen bir göçmen kaçakçılığı şebekesi güvenlik birimlerince tespit edildi. Bunun üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Fransa makamlarıyla koordineli yürütülen soruşturma kapsamında şebekenin Türkiye, Yunanistan ve Fransa’daki faaliyetleri mercek altına alındı. Şebekenin göç rotası ortaya çıkarıldı Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalarda, şebekenin sahte belgeler kullanarak düzensiz göçmenlerin Türkiye üzerinden Avrupa Birliği ülkelerine geçirilmesini organize ettiği öne sürüldü. Güvenlik birimlerince yapılan incelemelerde, şebekenin Türkiye yapılanmasının göçmenlerin sevki ve lojistik faaliyetlerini organize ettiği değerlendirildi. Soruşturma kapsamında ayrıca şebeke içerisinde FETÖ ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kişilerin bulunduğu iddia edildi. Şüphelilerin yasa dışı göçmen sevk organizasyonlarında aktif rol aldıkları ve suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin toplanması ile aktarılmasında görev yaptıkları öne sürüldü. Türkiye ve Fransa’da eş zamanlı operasyon Teknik ve fiziki takibin ardından operasyon aşamasına geçildi. İstanbul'un da aralarında bulunduğu 3 il ile Fransa'da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlarda aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 14 şüpheli gözaltına alındı. Türkiye ve Fransa'da şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. Bu kapsamda cep telefonları, bilgisayarlar, harici bellekler ve USB bellekler başta olmak üzere çeşitli teknolojik cihazlar incelemeye alındı. 6,4 kilogram altın ve yüklü miktarda para ele geçirildi Operasyon kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlıklarına yönelik de işlem yapıldı. Aramalarda ve yürütülen mali incelemeler kapsamında 6,4 kilogram altın, 162 bin euro, 81 bin dolar ve 386 bin TLparaya el konulduğu bildirildi. Ele geçirilen para ve değerli madenlerin suç örgütünün faaliyetlerinden elde edilen gelirlerle bağlantısının bulunup bulunmadığı soruşturma kapsamında inceleniyor. Fransa ile uluslararası işbirliği vurgusu Operasyon öncesinde Fransa Büyükelçiliğinde irtibat görevlisi olarak görev yapan yetkili, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Fatih'teki Vatan Caddesi yerleşkesinde ağırlandı. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, gerçekleştirilen görüşmede sınır aşan suçlarla mücadelede uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti. Yıldız, operasyonun uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Soruşturma sürüyor Türkiye ve Fransa'da gerçekleştirilen operasyonların ardından soruşturmanın devam ettiği bildirildi. Güvenlik birimlerinin şebekenin diğer bağlantılarını ve finansal hareketlerini araştırdığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında yeni gözaltıların olabileceği belirtilirken, şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü kaydedildi.

İstanbul Beylikdüzü’nde 1,5 milyon liralık ziynet hırsızlığı: 3 kadın yakalandı Haber

İstanbul Beylikdüzü’nde 1,5 milyon liralık ziynet hırsızlığı: 3 kadın yakalandı

Güvenlik kameraları incelendi Olay, Beylikdüzü’nün Kavaklı Mahallesi’nde meydana geldi. Bir eve giren şüpheliler, yaklaşık 1 milyon 500 bin lira değerindeki altın ve ziynet eşyalarını alarak olay yerinden uzaklaştı. Ev sahibinin ihbarı üzerine polis ekipleri tarafından soruşturma başlatıldı. Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Görüntülerde 3 kadın şüphelinin, eve girerken güvenlik kameralarına yakalanmamak için saklanmaya çalıştıkları, hırsızlığın ardından ise hızlı şekilde bölgeden uzaklaştıkları tespit edildi. Şüpheliler bölgeden ayrılmadan yakalandı Görüntülerden kimlikleri belirlenen şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatan polis ekipleri, 3 kadını bölgeden uzaklaşamadan yakalayarak gözaltına aldı. Ş.U., G.Ç. ve M.Ç. isimli şüphelilerin üzerlerinde yapılan aramada, evden çalındığı belirlenen ziynet eşyalarının tamamı ele geçirildi. 3 şüphelinin suç kayıtları ortaya çıktı Şüphelilerle ilgili yapılan incelemede Ş.U.’nun daha önce 149 suç kaydının bulunduğu ve 2 ayrı dosyadan arandığı belirlendi. Diğer şüphelilerden G.Ç.’nin 48, M.Ç.’nin ise 2 suç kaydının bulunduğu tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 3 şüpheli, daha sonra adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili adli sürecin sürdüğü bildirildi.

Şanlıurfa'da DEAŞ operasyonu: 7 şüpheli tutuklandı, 6,5 kilo altın ele geçirildi Haber

Şanlıurfa'da DEAŞ operasyonu: 7 şüpheli tutuklandı, 6,5 kilo altın ele geçirildi

Şanlıurfa'da DEAŞ'a finans operasyonu Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, DEAŞ'a üye olma ve terör örgütüne finansal destek sağlama iddiaları üzerine çalışma başlattı. Soruşturma kapsamında ekipler, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ile HTS kayıtlarını inceledi. Yapılan araştırmalarda bazı şüphelilerin DEAŞ ile bağlantılı olduğu değerlendirilen ve haklarında mal varlığı dondurma kararı bulunan kişilere para transferi gerçekleştirdiği belirlendi. İncelemelerde şüphelilerin gerçekleştirdiği işlemlerin toplam hacminin yaklaşık 16 milyon 500 bin lira olduğu ve bu işlemler aracılığıyla terör örgütüne finansal destek sağlandığı değerlendirildi. Kuyumcu dükkanı üzerinden finans desteği iddiası Soruşturma kapsamında şüphelilerden birinin kent merkezinde kuyumcu dükkanı açtığı ve bu iş yeri üzerinden DEAŞ'a finansman sağladığı yönünde tespitlere ulaşıldı. Elde edilen bilgiler doğrultusunda 8 şüphelinin yakalanması amacıyla belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. Aramalarda altın, para ve silah ele geçirildi Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda önemli miktarda para ve değerli eşyanın yanı sıra silah ele geçirildi. Aramalarda; 6,5 kilogram altın, 432 bin lira, 132 bin dolar, 1 ruhsatsız tabanca, 50 fişek ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Ele geçirilen dijital materyallerin ve diğer delillerin soruşturma kapsamında incelemeye alındığı belirtildi. 7 şüpheli tutuklandı Operasyonda gözaltına alınan 8 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler daha sonra adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 7'si tutuklanırken, 1 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Şanlıurfa'da DEAŞ'ın finans kaynaklarının ortaya çıkarılmasına yönelik soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Vanlı Kara Haydar soruşturmasında yeni gelişme: Eşi Çağla Öz gözaltına alındı Haber

Vanlı Kara Haydar soruşturmasında yeni gelişme: Eşi Çağla Öz gözaltına alındı

Mehmet Fatih Tançalan tutuklandı Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mehmet Fatih Tançalan hakkında, sosyal medya ve internet ortamında yayımlanan içerikler nedeniyle soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlaması kapsamında yürütüldüğü belirtildi. Emniyet ekiplerince Van’ın Muradiye ilçesindeki evinde gözaltına alınan Tançalan, emniyet ve savcılık işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesi sonrasında “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamasıyla nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan Tançalan, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Düğündeki altın ve paralar MASAK incelemesinde Soruşturmanın mali boyutunda ise Tançalan ile Çağla Öz’ün 6 Eylül’de Tuşba ilçesi Erciş Yolu üzerindeki Parla Delux Düğün Salonu’nda gerçekleştirdiği düğün mercek altına alındı. Düğün sırasında gelin Çağla Öz’e çok sayıda altın ve ziynet eşyası takıldığı, görüntülerde çiftin üzerinde yüksek miktarda para ve farklı türlerde takıların bulunduğu belirlendi. Kamuoyuna yansıyan düğün görüntülerindeki altın ve diğer varlıkların kaynağının araştırılması amacıyla MASAK’tan inceleme talep edildi. KOM ekiplerinin hazırladığı tutanaklarda, Çağla Öz’ün üzerinde büyük kolye, bilezikler, çok sayıda ziynet eşyası, büyük küpeler ve taç şeklindeki altınların bulunduğuna ilişkin tespitlere yer verildi. Düğünde takılan altın, döviz ve Türk lirasının toplam değerine ilişkin çeşitli haberlerde yaklaşık 44 milyon liralık bir rakam gündeme geldi. Çiftin mali profili de araştırılıyor Soruşturma kapsamında yalnızca düğünde takılan ziynet eşyalarının değil, çiftin sosyal medya paylaşımlarında sergilediği yaşam tarzı ile mali durumunun da incelendiği bildirildi. KOM tarafından hazırlanan açık kaynak araştırma tutanağında, sosyal medyada görülen ekonomik yaşam standardı ile mali profil arasında uyumsuzluk bulunduğu yönündeki değerlendirmelere yer verildi. Düğün öncesi ve düğün sırasında kullanılan kıyafetler ile sosyal medyada paylaşılan görüntüler de araştırma kapsamında değerlendirildi. Soruşturmanın temel başlıklarından birini, düğünde sergilenen yüksek değerli ziynet eşyaları, döviz ve Türk lirasının kaynağı ile çiftin mali durumunun bu varlıklarla uyumu oluşturuyor. Çağla Öz de gözaltına alındı Mehmet Fatih Tançalan’ın tutuklanmasının ardından eşi Çağla Öz’ün de soruşturma kapsamında gözaltına alındığı bildirildi. Böylece düğünde takılan yüksek miktardaki altın ve paralarla ilgili yürütülen incelemede soruşturmanın kapsamı genişlemiş oldu. Çağla Öz’ün daha önce sosyal medya hesabını kapattığı da soruşturmayla ilgili gelişmeler arasında yer aldı. Soruşturma kapsamında çiftin mal varlığı, gelir kaynakları ve düğünde sergilenen ziynet eşyalarının kaynağına ilişkin incelemelerin sürdüğü belirtildi. Soruşturma kapsamında ortaya atılan iddiaların henüz yargı kararıyla kesinleşmediği, mali inceleme ve adli sürecin devam ettiği kaydedildi.

Milas’ta 3 gün 3 gece süren düğünün ardından gelin ve damat karşılıklı şikayetçi oldu Haber

Milas’ta 3 gün 3 gece süren düğünün ardından gelin ve damat karşılıklı şikayetçi oldu

3 gün 3 gece süren düğün Olayın geçmişi, Milas’ın Çomakdağ Kızılağaç Mahallesi’nde gerçekleştirilen düğüne uzanıyor. Aracılar vasıtasıyla tanışan Mustafa Ateşoğlu ile 28 yaşındaki Mamura Burkhonova nişanlandıktan sonra 19 Ağustos’ta evlendi. Yörük kültürünün yaşatıldığı mahallede düzenlenen düğün 3 gün 3 gece sürdü. Yaklaşık 500 yıllık gelenek kapsamında düğün organizasyonunda gece yağlı güreşleri de yapıldı. Güreşlere Recep Kara, Abdullah Güngör, Feyzullah Aktürk, Yalçın Üncül, Bekir Can Özturgut, Cenk İldem, Okan Yavaş ve Salih Erinç gibi başpehlivanlar katıldı. Finalde Yalçın Üncül’ü mağlup eden Feyzullah Aktürk başpehlivan oldu. Aktürk’e madalyasını gelin Mamura Burkhonova verdi. Düğünün toplam maliyetinin yaklaşık 10 milyon liraya ulaştığı öne sürüldü. Mustafa Ateşoğlu ise yalnızca güreş organizasyonu için yaklaşık 1 milyon 500 bin lira harcadığını belirtti. Damat, ziynet eşyalarıyla evden ayrıldığını öne sürdü Düğünün ardından çift arasında yaşanan anlaşmazlık polis merkezine taşındı. Mustafa Ateşoğlu, 3 Eylül’de polise başvurarak eşinin düğünde takılan ziynet eşyaları, nakit para ve iPhone 15 marka cep telefonuyla evden ayrıldığını iddia etti. İlk açıklamalarda kayıp olduğu belirtilen altınların değerinin yaklaşık 5 milyon lira olduğu öne sürülürken, polise yapılan başvuruda yaklaşık 3 milyon lira değerinde ziynet eşyası, 300 bin lira nakit para ve cep telefonunun götürüldüğü iddia edildi. Şikayetin ardından polis ekipleri Burkhonova’nın bulunması için çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde genç kadının adına otobüs bileti veya otel kaydına rastlanmadığı belirtildi. Gelin kendi imkanlarıyla polis merkezine gitti Arama çalışmaları sürerken Mamura Burkhonova, 4 Eylül saat 13.30 sıralarında kendi imkanlarıyla polis merkezine giderek ifade verdi. Burkhonova, hakkındaki milyonlarca liralık ziynet eşyasını aldığı yönündeki suçlamaları reddetti. Düğünde takılan ziynetlerden yalnızca 20 çeyrek altın ile 226 bin lirayı aldığını kabul etti. Geri kalan altınların kendisinde olmadığını savunan Burkhonova, diğer ziynet eşyalarının kayınpederi Mehmet Ateşoğlu’nda bulunduğunu öne sürdü. Genç kadının bu iddiasını desteklediğini belirttiği bazı yazışmaları da soruşturma dosyasına sunduğu öğrenildi. Burkhonova ayrıca yanında bulunan iPhone 15’in kendisine ait olmadığını, telefonun eşi tarafından kullanımına verildiğini savundu. Bu kez gelin şikayetçi oldu Burkhonova’nın ifadesinde, ziynet eşyalarına ilişkin iddiaların yanı sıra karşı şikayet de yer aldı. Genç kadın, eşi Mustafa Ateşoğlu ile kayınpederi Mehmet Ateşoğlu’nun kendisine ve annesine hakaret ve tehditte bulunduğunu öne sürerek iki isimden de şikayetçi oldu. Böylece düğünün ardından başlayan ziynet eşyaları tartışmasında taraflar karşılıklı olarak birbirleri hakkında suçlamalarda bulundu. Soruşturma sürüyor Ziynet eşyaları, nakit para ve cep telefonuna ilişkin iddiaların yanı sıra tarafların tehdit ve hakaret suçlamalarıyla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi. Dosyanın, polis merkezindeki işlemlerin tamamlanmasının ardından savcılığa gönderileceği öğrenildi.

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim” Haber

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim”

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in yapılanmadaki konumu, para trafiği, şirketler ve üst düzey isimlerle ilişkileri hakkında çok sayıda soru yöneltildi. Kuriş örgüt liderliği suçlamasını kabul etmedi Soruşturma kapsamında, yapılanmanın hiyerarşik bir sistem oluşturduğu, bölge sorumluları ve şifreli haberleşme yöntemlerine benzer bir iletişim ağı kullandığı iddiaları inceleniyor. Soruşturma dosyasına göre yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu belirtilirken, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa edilmesinin planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Kuriş ise savcılık ifadesinde bu yapılanmanın lideri olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” şeklinde savunma yaptı. Şirketler ve mal varlığı soruşturmanın odağında Soruşturma kapsamında Kuriş ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen 191 gayrimenkulün de incelemeye alındığı aktarıldı. Ayrıca geçen yıl Türkiye’deki 82 dernek üzerinden 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği iddiası dosyaya yansıdı. Yapılanmayla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve ŞMS Kopuz Gıda’nın da bulunduğu belirtildi. Toplam 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği, söz konusu şirketlere kayyum atandığı aktarıldı. “Kişisel GSM hattım yok” dedi Savcılıkta iletişim yöntemleriyle ilgili sorulara da yanıt veren Kuriş, kendi adına kayıtlı bir GSM hattı bulunmadığını öne sürdü. Kuriş, ulaşım ve iletişim amacıyla genellikle ofis hattını kullandığını ancak söz konusu hattın numarasını hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimatların nasıl iletildiği yönündeki sorular üzerine ise aile üyelerinin telefonları üzerinden iletişim kurduğunu belirtti. Akbacakoğlu ile ilişkisini reddetti Soruşturmanın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen ve yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu iddia edilen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu hakkındaki sorular da Kuriş’e yöneltildi. Kuriş, Akbacakoğlu ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını savunarak kendisini yalnızca ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yaptığı için tanıdığını söyledi. Savcılık değerlendirmesinde ise Akbacakoğlu’nun Kuriş’e yakın isimlerden biri olduğu ve yapılanmanın lobicilik faaliyetlerinde rol aldığı iddiasının bulunduğu belirtildi. Üst düzey isimler için “sosyal çevremden tanırım” savunması Kuriş’e yapılanmanın hiyerarşik yapısında görev aldığı öne sürülen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöz gibi isimlerle ilişkisi de soruldu. Kuriş’in bu kişiler hakkında “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” şeklinde yanıt verdiği ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını savunduğu aktarıldı. Evinden çıkan altınları “aile birikimi” olarak açıkladı Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan ettiği belirtilen Kuriş’in ikametinde yapılan aramada yüklü miktarda altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği aktarıldı. Kuriş, söz konusu altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimlerinden oluştuğunu ileri sürdü. Örgüt üyeliğinden tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut hakkında ise bu kişiyi evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği biri olarak tanımladı. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu öne sürülen Osman Aslan adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında da açıklama yapan Kuriş, senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için teminat amacıyla alındığını savundu. Suçlamaların tamamını reddetti Soruşturma dosyasına yansıyan para trafiği, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen kaynaklar, şirketler ve Almanya’daki merkez projesine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Kuriş; suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddetti. Kuriş’in savcılık ifadesinde yaptığı savunmanın temelini, yapılanmanın yönetiminde herhangi bir emir veya talimat vermediği ve kendisinin yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ile temsilcisi olduğu iddiası oluşturdu.

Ankara'da "sahte polis" tuzağı: İki kardeş 40 milyon lira dolandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu Haber

Ankara'da "sahte polis" tuzağı: İki kardeş 40 milyon lira dolandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu

Telefon dolandırıcılığına ilişkin çarpıcı bir iddia Ankara'da gündeme geldi. 64 yaşındaki Afife Y. ile 66 yaşındaki Fatma Y., kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şüphelilerin, haklarında sözde FETÖ soruşturması yürütüldüğünü söyleyerek yaklaşık 40 milyon lira zarara uğrattığını iddia etti. Mağdur kardeşler adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan suç duyurusu dilekçesinde, şüphelilerin yaklaşık üç ay boyunca psikolojik baskı kurarak para, altın ve gayrimenkulleri ele geçirdiği öne sürüldü. "Hakkınızda tutuklama kararı var" diyerek aradılar Suç duyurusu dilekçesine göre süreç, 26 Mart tarihinde Afife Y.'nin telefonla aranmasıyla başladı. Kendisini başkomiser olarak tanıtan bir kişinin, FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan bazı şüphelilerde mağdurların kimlik bilgilerinin bulunduğunu ve haklarında tutuklama kararı çıkarıldığını söylediği iddia edildi. İlerleyen günlerde farklı kişiler tarafından yapılan aramalarda ise kendilerini emniyet müdürü, savcı ve polis olarak tanıtan şüphelilerin aynı senaryoyu sürdürerek mağdur kardeşleri korku ve panik içine sürüklediği öne sürüldü. Sahte resmi evrak gönderildiği iddiası Dilekçede, şüphelilerin güven kazanmak amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adına düzenlenmiş izlenimi veren sahte belgeleri mağdurlara gönderdiği ileri sürüldü. İddiaya göre şüpheliler, yürütüldüğünü söyledikleri "gizli operasyon" kapsamında mağdurların iş birliği yapması halinde haklarındaki sözde tutuklama kararının kaldırılacağını belirtti. Bu süreçte mağdurların operasyonun gizliliği gerekçesiyle hiçbir yakınıyla konuşmamaları konusunda uyarıldığı, aksi halde suç işlemiş sayılacaklarının söylendiği ifade edildi. "Ay yıldız" parolasıyla teslimat yaptılar Dilekçede yer alan iddialara göre şüpheliler, banka çalışanları arasında da örgüt üyeleri bulunduğunu öne sürerek mağdurlardan banka kasalarındaki altınlarını çekmelerini istedi. Daha sonra evlerine gönderilen kişinin polis olduğu söylenerek ziynet eşyalarının "devlet güvencesine alınacağı" ifade edildi. Teslimat sırasında güven oluşturmak amacıyla "ay yıldız" parolasının kullanıldığı, mağdurların da bu yöntemle yaklaşık 40 milyon lira değerindeki altın ve nakit varlığı teslim ettiği öne sürüldü. Dükkan piyasa değerinin altında satıldı iddiası Suç duyurusunda yer alan beyanlara göre dolandırıcılık yalnızca altın ve nakit parayla sınırlı kalmadı. Afife Y., Bahçelievler Mahallesi'nde bulunan iş yerinin de sözde operasyon kapsamında kullanılacağına inandırıldığını ve satış işlemini gerçekleştirdiğini iddia etti. Yaklaşık 7 milyon lira değerindeki iş yerini baskı ve korku nedeniyle 3 milyon 600 bin liraya satmak zorunda kaldığını öne süren mağdur, satış sürecinde de şüpheliler tarafından uzaktan takip edildiğini ileri sürdü. İddiaya göre satıştan elde edilen 67 bin avro da yine eve gelen ve "ay yıldız" parolasını kullanan başka bir kişiye teslim edildi. Şüphe üzerine emniyete başvurdular Mağdur kardeşler, şüphelilerin kalan taşınmazlarının da satılmasını istemesi üzerine durumdan şüphelenmeye başladı. Olayı erkek kardeşlerine anlatmalarının ardından emniyet birimlerine giderek şikâyette bulundukları belirtildi. Suç duyurusu dosyasına şüphelilerin kullandığı telefon numaraları, tapu belgeleri ve güvenlik kamerası kayıtlarının da delil olarak sunulduğu ifade edildi. Dilekçede, toplam maddi zararın yaklaşık 40 milyon liraya ulaştığı öne sürüldü. Avukattan vatandaşlara kritik uyarı Mağdur kardeşlerin avukatı Murat Koç, müvekkillerinin organize şekilde yürütüldüğü iddia edilen hileli yöntemlerle tüm birikimlerini kaybettiğini belirterek, şüpheliler hakkında "kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan işlem yapılmasını talep ettiklerini açıkladı. Koç ayrıca vatandaşlara önemli uyarılarda bulunarak, emniyet, savcılık veya mahkemelerin telefonla para, altın ya da banka hesabı işlemleri talep etmeyeceğini vurguladı. Kendisini polis, savcı veya kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerin yönlendirmeleri karşısında panik yapılmaması gerektiğini belirten Koç, böyle durumlarda vatandaşların resmi kurumların bilinen telefon numaraları üzerinden doğrudan iletişime geçmesi ve en yakın emniyet birimine başvurması gerektiğini ifade etti. Uzmanlar uyarıyor: Telefon dolandırıcılığına karşı dikkatli olun Son yıllarda telefon dolandırıcılığı vakalarında en sık kullanılan yöntemlerden biri, vatandaşlara haklarında soruşturma bulunduğu yönünde korku oluşturmak oluyor. Güvenlik birimleri, kamu görevlilerinin hiçbir koşulda telefonla para, altın, döviz veya ziynet eşyası talep etmeyeceğini sürekli hatırlatıyor. Uzmanlar, özellikle yaşlı vatandaşların hedef alındığı bu tür dolandırıcılık girişimlerinde paniğe kapılmadan resmi kurumlarla doğrudan iletişim kurulmasının mağduriyetlerin önüne geçebileceğini belirtiyor. Devam eden soruşturma kapsamında şüphelilerin kimliklerinin belirlenmesi ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için adli sürecin sürdüğü bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.