Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akp

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Akp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan'dan Rize'de seçim mesajı: "Yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağız" Haber

Erdoğan'dan Rize'de seçim mesajı: "Yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Rize'de hemşehrileriyle bir araya geldi. Rize-Artvin Havalimanı'nda karşılanan Erdoğan, daha sonra Güneysu ilçesine geçti. Güneysu Merkez Camii önünde kendisini bekleyen vatandaşları selamlayan Erdoğan, otobüsten kısa bir konuşma yaptı. Erdoğan'dan birlik ve beraberlik vurgusu Hemşehrilerine hitap eden Erdoğan, konuşmasına vatandaşları selamlayarak başladı. Birlik ve beraberliğin korunmasının önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu birlikteliğin yeni başarılara vesile olması temennisinde bulundu. Erdoğan, vatandaşlardan bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de birlik, beraberlik ve gayret içerisinde hareket etmelerini istedi. "Yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza inanıyorum" Konuşmasının önemli bölümünde yaklaşan seçimlere ilişkin mesaj veren Erdoğan, seçim sürecinde birlikteliğin korunması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu birlik, bu beraberlik içerisinde inşallah önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza olan inancımı da yeniliyorum" sözleriyle seçimlere ilişkin beklentisini dile getirdi. Erdoğan ayrıca vatandaşlardan kendilerinden bugüne kadar olduğu gibi aynı birlikteliği, beraberliği ve gayreti sürdürmelerini beklediğini söyledi. Çay üreticilerine mevsim şartları mesajı Rize'deki temasları sırasında bölgedeki çay üreticilerine de değinen Erdoğan, mevsim şartlarının iyi gitmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Rize Valisi'nden bu yıl mevsimin iyi geçtiği bilgisini aldığını aktaran Erdoğan, uygun hava koşullarının çaylıklardaki çalışmalara da olumlu yansımasını temenni etti. Vatandaşlara fazla bekletmeden aileleriyle birlikte yaz akşamını geçirmelerini tavsiye eden Erdoğan, konuşmasının sonunda Rize halkına iyi dileklerini ileterek geçmişleri rahmetle andı ve vatandaşlara selamlarını sundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rize programı kapsamında kentte çeşitli temas ve programlara katılması bekleniyor.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Terörsüz Türkiye açıklaması: Silahsızlanma çalışmaları sürüyor Haber

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Terörsüz Türkiye açıklaması: Silahsızlanma çalışmaları sürüyor

Terörsüz Türkiye sürecinde çalışmalar devam ediyor AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Ömer Çelik, TBMM'de kabul edilen yasanın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan kurulun çalışmalarına değindi. Kurulun ilk toplantısını gerçekleştirdiğini ve alt komisyonların belirlendiğini aktaran Çelik, bundan sonraki süreçte silahsızlanma, örgütün feshi ve tasfiyesine ilişkin gelişmelerin düzenli şekilde takip edileceğini ifade etti. Çelik, fesih ve tasfiye süreci tamamlandıktan sonra yasadan yararlanmanın mümkün olacağını belirterek, ilgili kurumların silahsızlanma konusunda Iraklı muhataplarıyla yoğun temas yürüttüğünü söyledi. "Demokrasi düşüncesi büyük saldırılar altında" Türkiye'nin birlik, bütünlük ve kardeşliğinin korunmasının önemine dikkat çeken Çelik, siyaset dilinin kapsayıcı olması gerektiğini ifade etti. Çelik, dünyada uluslararası hukuk ve mevcut düzenin ciddi sınamalardan geçtiğini belirterek, demokratik siyasetin ve kurallara dayalı bir kamu düzeninin korunması gerektiğini söyledi. Demokrasi düşüncesinin büyük saldırılarla karşı karşıya olduğunu savunan Çelik, siyasi tartışmalarda daha geniş bir perspektifle hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Rusya-Ukrayna savaşı ve Türk gemileri açıklaması Rusya-Ukrayna savaşının uzun süreli bir yıpratma mücadelesine dönüştüğünü belirten Çelik, çatışmaların Karadeniz'e yansımasının Türkiye açısından da ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Çelik, şimdiye kadar Rusya kaynaklı 8, Ukrayna kaynaklı 35 Türk işletmeli geminin hedef alındığını belirterek, sivil Türk gemilerinin hedef alınmasını kabul edilemez olarak nitelendirdi. Savaşın sona ermesi için İstanbul'da yeniden diplomatik bir zemin oluşturulması gerektiğini söyleyen Çelik, taraflar arasındaki çatışmaların daha geniş bir alana yayılmaması çağrısında bulundu. Çelik'ten İsrail ve Netanyahu hükümetine yönelik eleştiri Bölgedeki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çelik, İsrail'in Gazze başta olmak üzere Lübnan, Suriye ve İran'a yönelik politikalarını eleştirdi. Çelik, bölgedeki istikrarsızlığın temelinde Netanyahu hükümetinin politikalarının bulunduğunu savunarak, iki devletli çözümün hayata geçirilmesini zorlaştıran adımların barış çabalarını olumsuz etkilediğini söyledi. İsrail'in eylemlerine karşı uluslararası toplumun daha somut adımlar atması gerektiğini belirten Çelik, Netanyahu hükümetinin daha saldırgan bir politika izleme ihtimaline karşı uyarıda bulundu. Mekke Anlaşması açıklaması Çelik, Mekke Anlaşması'na ilişkin değerlendirmesinde ise anlaşmanın bölge ülkelerinin kendi iradeleriyle barışın korunmasına yönelik bir girişim modeli oluşturduğunu söyledi. Yapının zaman içerisinde yeni katılımlarla genişleyebileceğini belirten Çelik, Mekke Anlaşması'nın olgunlaşması halinde bölgesel ve küresel barışa katkı sağlayabilecek bir yapıya dönüşebileceğini ifade etti. Mansur Yavaş'ın Erdoğan görüşmesi Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı kabul etmesine ilişkin soruyu da yanıtladı. Çelik, farklı siyasi partilerden belediye başkanlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan zaman zaman randevu talep ettiğini belirterek, Yavaş'ın da Ahlat dönüşünde Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan randevu istediğini ve görüşmenin Erdoğan'ın takdiriyle gerçekleştiğini söyledi. Görüşmede Ankara'nın yatırım ve altyapı ihtiyaçlarının ele alınmasının doğal olduğunu ifade eden Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın belediye başkanlığı geçmişi nedeniyle şehirlerin sorunları ve yatırımları konusunda hassasiyet taşıdığını belirtti. Çelik'ten Yunanistan'a Meis mesajı Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in açıklamaları ve Meis Adası'na yönelik ziyaret girişimi hakkında da konuşan Çelik, Atina'nın Türkiye'yi çeşitli ittifaklarla çevreleyebileceği düşüncesinin gerçekçi olmadığını savundu. Çelik, Yunanistan'ın kendi politikalarını İsrail ile ilişkiler üzerinden şekillendirmesinin Ankara'yı kuşatmaya yönelik sonuç doğurmayacağını ve bu yaklaşımın Yunanistan açısından da olumsuz sonuçlar yaratabileceğini ifade etti. 4 belediye başkanı AK Parti'ye katıldı MKYK toplantısının ardından 4 belediye başkanının AK Parti'ye katıldığı da açıklandı. Parti Sözcüsü Çelik, İzmir Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, Kayseri Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser ve Muş Merkez Sungu Belde Belediye Başkanı Burhan Sayılgan'ın AK Parti saflarına katıldığını duyurdu. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partiye katılan 4 belediye başkanına düzenlenen törende rozetlerini taktı.

Hüseyin Çelik'ten Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "Siyasi eleştiri hakaretle özdeşleştirilmemeli" Haber

Hüseyin Çelik'ten Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "Siyasi eleştiri hakaretle özdeşleştirilmemeli"

Hüseyin Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ahmet Davutoğlu hakkında yıllar önce dile getirdiği siyasi görüşleri nedeniyle soruşturma başlatılmasının doğru olmadığını belirtti. Demokratik siyasetin temel unsurlarından birinin eleştiri olduğunu vurgulayan Çelik, özellikle geçmişte Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi üst düzey görevlerde bulunmuş bir siyasetçinin iktidarın politikalarını ve uygulamalarını sert biçimde eleştirmesinin öncelikle siyasi zeminde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Siyasi eleştiri ile hakaret birbirinden ayrılmalı" Çelik, ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını ve hiç kimsenin hakaret etme hakkına sahip bulunmadığını belirterek, buna karşın siyasi eleştiri ile hakaret arasındaki sınırın hukuk açısından titizlikle belirlenmesi gerektiğini savundu. Kamu gücünü kullanan siyasetçilere yönelik eleştirilerin demokratik hukuk devletlerinde daha geniş bir korumaya sahip olması gerektiğini belirten Çelik, siyasetçilerin eleştirilere yine siyasi zeminde karşılık vermesinin önemine dikkat çekti. Çelik'e göre bir siyasetçinin ortaya attığı iddialar yanlışsa bunlara belgelerle yanıt verilmesi, haksız olduğu düşünülüyorsa da siyasi tartışma içerisinde karşılık verilmesi gerekiyor. "Yıllar önce söylenen sözler soruşturma konusu yapılmamalı" Ahmet Davutoğlu'nun sözlerinin üzerinden yıllar geçtikten sonra ceza soruşturmasına konu edilmesinin ifade özgürlüğü ve yargının tarafsızlığı açısından soru işaretlerine neden olabileceğini belirten Çelik, siyasi tartışmaların yargı süreçleri üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade etti. Çelik, Türkiye'de siyasetçilerin açıklama yaparken savcılık soruşturması ihtimalini düşünmek zorunda kalacağı bir siyasi atmosferin oluşmaması gerektiğini savundu. Hakaretin meşru kabul edilemeyeceğini yineleyen Çelik, ancak sert ve ağır siyasi eleştirilerin otomatik olarak hakaret kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi. "Davutoğlu'nun ifadeleri tartışmalı bulunabilir" Çelik, Ahmet Davutoğlu'nun geçmişte kullandığı ifadelerin siyasi açıdan sert veya tartışmalı bulunabileceğini belirterek, bu görüşlere katılmanın farklı, Davutoğlu'nun siyasi eleştiri hakkını savunmanın ise farklı bir mesele olduğunu söyledi. Demokratik sistemin, farklı görüşlere tahammül edilmesi ve siyasi eleştirilerin ifade edilebilmesiyle güçleneceğini belirten Çelik, tartışmaların siyaset alanında yürütülmesi ve yargının tüm taraflara eşit mesafede durması gerektiğini vurguladı. Çelik, Türkiye'nin sorumlu ve seviyeli siyasi dilin hakim olduğu, siyasi anlaşmazlıkların öncelikle demokratik mekanizmalar içerisinde çözüldüğü ve hukukun üstünlüğünün güvence altında bulunduğu bir hukuk devleti anlayışına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Ali Babacan'dan Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "İfade özgürlüğüne müdahaledir" Haber

Ali Babacan'dan Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "İfade özgürlüğüne müdahaledir"

Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ahmet Davutoğlu hakkında yaklaşık 5 yıl önce kamuoyuna yansıyan ifadeler nedeniyle bugün soruşturma açılmasını eleştirdi. Davutoğlu'nun Türkiye'nin önemli akademisyenlerinden ve devlet adamlarından biri olduğunu belirten Babacan, eski Başbakan'ın Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık görevlerinde ülkeye önemli hizmetlerde bulunduğunu ifade etti. "Açık bir müdahaledir" Ali Babacan, açıklamasında, yıllar önce kamuoyuna yansıyan sözler nedeniyle bugün soruşturma başlatılmasının ifade özgürlüğü açısından tartışılması gereken bir durum olduğunu belirtti. Babacan, Davutoğlu'nun hakkında başlatılan soruşturmayı ilk olarak basından öğrenmesinin de hukuki açıdan kabul edilemez olduğunu savundu. Siyasetçilerin görevlerinin konuşmak, eleştirmek ve yanlış gördükleri uygulamalar konusunda iktidara soru yöneltmek olduğunu vurgulayan Babacan, siyasi eleştirilere verilecek yanıtların da siyaset alanında olması gerektiğini dile getirdi. "Demokrasi, farklı fikirlerin özgürce ifade edilmesiyle işler" Babacan, iktidarların eleştirilere siyasi platformlarda, kürsülerde ve kamuoyu önünde cevap vermesi gerektiğini belirterek, demokrasinin bu şekilde işlemesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin ihtiyacının siyasi eleştirilerin soruşturmalarla karşılık bulduğu bir ortam olmadığını kaydeden Babacan, farklı görüşlerin özgürce dile getirilebildiği ve yargının siyasi tartışmalardan bağımsız hareket ettiği bir hukuk devleti anlayışına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Davutoğlu'na destek mesajı DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, Ahmet Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle kendisine destek ve dayanışma mesajı da verdi. Babacan, eleştiriye açık, hesap vermekten kaçınmayan ve hukukun üstünlüğüne saygı gösteren bir yönetim anlayışı için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Ahmet Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin siyasi isimlerden gelecek açıklamalar ve sürecin hukuki boyutuna dair gelişmeler takip ediliyor.

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir. Haber

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.

Zafer Partisi Sözcüsü Karamahmutoğlu, yaptığı değerlendirmede; Yüce Türk milleti, son 1,5 yıldır ülkemize yaşatılan aşağılamanın, bir yenilgi duygusunun ve elindeki tarihi kazanımları kaybetmenin siyasal tehdidi, saldırısı altında yaşatılıyoruz. 2024 yılının ekim ayından itibaren Devlet Bahçeli'nin anonsuyla başlatılan bir yeni süreç, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla elde ettiği tarihsel kazanımları tehlikeye atmaktadır. Devlet Bahçeli'yle beraber iktidardaki parti, Adalet ve Kalkınma Partisi'yle birlikte kurduğu bu pazarlık masasının bir diğer ucunda PKK isimli narko terör örgütü ve onun kurucusu ve yöneticisi olan baş terörist Abdullah Öcalan vardır. Bu al-ver pazarlık masasından kayıpla, zararla kalkacak olan Türkiye Cumhuriyeti olacaktır. Çünkü devlet pazarlık etmez, egemenliğine ortak getirmez, egemenliğini paylaşmaz. O masa hiç kurulmayacak. Çünkü millet hak ve menfaatlerinden vazgeçmez, toplumsal olarak bölünmeyi kabul etmez. O pazarlık masası hiç kurulmayacak. Ekonomik olarak fakirleştirilen, yoksulluğa, açlığa mahkûm edilen Türk halkı, vatandaşlar her gün yeni yalan, aldatmacalarla tavize, teslime sürükleniyor. 1,5 yıl önce ne güzel PKK terör örgütü silah bırakıyor aldatmacasıyla başlayan sürecin bugünkü geldiği aşama, 50 binden fazla yurttaşımızın katili olan ve cezasını çekmekte olan, ömür boyu hapse mahkûm edilmiş bir caninin siyasallaştırılması ve yeni bir konuma statüye kavuşturulması olmuştur. PKK silah bırakıyor aldatmacasıyla girilen yolda PKK teröristlerinin affedilmesine, suçun cezasız bırakılmasına geçilmişti bu aşamada, bu süreç içerisinde. İlk gün, Ekim 2024'te ‘Öcalan gelsin, mecliste konuşsun’ diyen Devlet Bahçeli'nin yarattığı hayret ve şaşkınlıktan bugün Abdullah Öcalan'a yeni bir statü, yeni bir konum sağlansın aşamasına geldik. PKK'nın yasal siyasi partisinin eski genel başkanı Selahattin Demirtaş, Apo'nun heykelini dikeceğiz diyordu. Devlet Bahçeli de bugün heykelin değil fakat statüsünün, Apo'nun statüsünün derdine düşmüş. Suriye PKK'sı olan YPG silah bırakmadı ve silahlarıyla birlikte tümenler halinde Suriye ordusuna eklemlendi. Ve Türkiye sınırında kendine ait yarı otonom, özerk bir coğrafya oluşturdu. Birinci çözüm ihanet sürecinden başlayarak şimdiki ikinci çözüm ihanet sürecinde de Türk ulus devleti aşama aşama kaybediyor, geriletiliyor. Bu gerilemenin, bu kaybın nerede duracağı ise belirsiz. Üniter Türk ulus devletinin varlığı ve laisizim güçlendirilmiş olan rejimi, Devlet Bahçeli-Tayyip Erdoğan ikilisinin yönetiminde aşama aşama geriletiliyor, aşındırılıyor. Cumhur İttifakı iktidarlarının kalan son 1,5 yılına daha hangi aşamaları sığdırmaya çalışacak? Buna seyirci kalacak değiliz, itirazımızı ve retlerimizi yükseltmemiz gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti Devlet Bahçeli'nin siyasal fantezilerine ve Recep Tayyip Erdoğan'ın doyumsuz siyasal ihtirasına, hırsına yenik düşmeyecektir. Parmak sallamalar ve tehditler altında Türk halkını bilgilendirme ve bilinçlendirme çabamızdan geri durmadık, durmayacağız. Zafer Partisi Türk seçmenine bu ikinci ihanet sürecinin en başından beri hep işin iç yüzünü ve doğruları anlata geldi. Susturulmamız için Partimizin Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ tutuklandı, hapsedildi. Fakat biz Zafer Partisi Türk milletine, vatandaşlarımıza, Türk seçmenine hep güvendik. Türk seçmeni oyunun rengini değiştirir ve bu oyunu sandıkta bozar. Büyük Türkiye Cumhuriyeti ne Devlet Bahçeli'nin siyasi fantezilerine mecburdur, ne de AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın yaşadıkça iktidarda kalma hırsına mahkumdur. Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.”

CHP Parti Meclisi son kez toplandı: Özgür Özel değişim mesajı verdi Haber

CHP Parti Meclisi son kez toplandı: Özgür Özel değişim mesajı verdi

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM), 39.⁠⁠⁠ Olağan Kurultay’dan önce son toplantısını yaptı. MYK’nın çalışma ve hesap raporları kurultaya sunulmak üzere PM’de onaylandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Kimseyi geride bırakmayacağız” mesajı verirken değişim iddialarını sürdürdüklerini de vurguladı. PM’nin ardından Özgür Özel, il başkanlarıyla toplantısına geçti. Yaklaşık bir saat süren MYK toplantısının ardından, Özgür Özel dönemi sona eren PM toplantısına başkanlık etti. Yeni dönemde görev almayacak isimlerin de olduğu PM’de Özel, “Kimseyi geride bırakmayacağız” mesajı verdi. Özel, herkesin partinin farklı kademelerinde farklı zamanlarda görev alabileceklerini anlatmak için AKP Milletvekili Mervan Gül’ü örnek gösterdi ve CHP’nin parti kadrolarına ve emektarlarına sahip çıkacağını vurguladı. Mervan Gül, 2002’de Siirt’ten milletvekili seçilen ancak Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağı kaldırıldıktan sonra seçimlerin yenilenmesi için istifa eden isimlerden biriydi. Ancak siyasi yaşamı burada noktalanmadı; 2004–2009 döneminde Siirt Belediye Başkanı olan Gül, şu anda da AKP’nin Siirt milletvekili. Özel: “Hak eden çok ama yer yok” PM toplantısında Özel, görev almak isteyen çok kişi olduğunu ise “Herkes hak ettiğini söylüyor, hak eden çok ama vallahi de yer yok” sözleriyle ifade etti. Üç gündür kurultaya taşıyacağı listeler üzerine çalışan CHP lideri, kadın ve gençlik kotaları ile parti faaliyetlerine göre bölgesel temsili gözetiyor. Özel, yola devam edeceği isimler hakkında konuşmadı; ancak Medyascope’un edindiği bilgiye göre, “Biz değişim iddiası olan bir yönetim olarak elbette belli oranlarda değişim yapacağız” dedi. Toplumun ve parti dışından isimlerin taleplerini de göz önüne aldığı sinyallerini verdi. Baki Aydöner, Özel’in listesinde olacak CHP’nin mevcut PM’sinde yer alan ve İBB operasyonlarının beşinci dalgasında tutuklanan Baki Aydöner de toplantıda gündeme geldi. Özgür Özel’in hazırlayacağı PM listesinde, 3 Haziran’dan bu yana tutuklu bulunan Aydöner’in de yer alacağı öğrenildi. Özgür Özel, kimseye çift görev verilmeyeceği konusundaki “ilke kararını” PM’de de dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde çalışacak gölge kabine üyelerinin MYK’da olmayacağı ifade edildi. Gölge kabine, yapısı ve çalışma esasları “Süresi CHP iktidara geldiğinde biter” şeklinde geçici maddeyle tüzükte düzenlenerek kurumsallaştırılacak. Tüzükte yapılacak düzenlemeye göre, bir milletvekili hem PM hem gölge kabine üyesi olamayacak. Ancak milletvekili olmayan PM üyelerinin gölge kabinede görevlendirilmesi mümkün olacak. Dilek İmamoğlu’nun PM’ye gireceği iddiasına yalanlama CHP İstanbul delegeleri arasında tutuklu belediye başkanlarının yakınları da bulunuyor. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu’nun da aralarında olduğu isimler, 39. Olağan Kurultay’da oy kullanacak. Ancak bu isimler arasından Parti Meclisi’ne girecek kişiler olacağı iddialarını parti kurmayları reddetti. Partinin son iki yılını değerlendirerek bir “mücadele ekibi” olduklarını vurgulayan kurmaylar, “Birisinin eşi, abisi, kardeşi diye kimse parti yönetimine girmez. İstanbul delegeleri olmalarının sembolik anlamı var” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.