Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aile

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Aile haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin’de At Yılı’na girildi Haber

Çin’de At Yılı’na girildi

CGTN muhabiri Damla Wu'ya göre, Bayram kutlamalarının olmazsa olmazı Bayram Galası 1,4 milyar Çin vatandaşı için Bahar Bayramı tüm bayramlar arasında en önemli olanıdır. Farklı bölgelerde farklı kutlamalar yapılmasına rağmen, arife gecesinde Çin vatandaşlarının çoğunluğu ve yurt dışındaki çok sayıda Çinli göçmen, akşam saat 8’den önce televizyon başında toplanır, Çin Medya Grubu’nun (CMG) hazırladığı Bahar Bayramı Galası’nı bekler. Her gala, zengin programlar sunarak, izleyicilere yeni yıl neşesini yaşatır. CMG'nin At Yılı için hazırladığı 2026 Bahar Bayramı Galası, 16 Şubat akşamı saat 20.00'de CCTV’nin televizyon kanalları, dijital platformları ve CGTN’in çok dilli kanalları üzerinden dünya çapında canlı yayınlandı. Gala ayrıca, CMG'ye bağlı Çin Küresel Televizyon Ağı'nın (CGTN) İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Arapça ve Rusça dahil olmak üzere 85 dilde yayın yapan uluslararası platformlarında da izleyicilere ulaştırıldı. CMG tarafından yapılan açıklamaya göre, galayı izleyenlerin sayısı 677 milyonu aştı. Bu yılki galanın teması “Neşe ve mutluluk”. Galada, Çin’in geleneksel kültüründen esinlenerek şarkı, dans, drama, sözel performanslar ve illüzyon gibi çeşitli türleri kapsayan programlar sahnelendi. Teknoloji kullanımında, sahne üzerinde insansı robotlar yer alırken, “CMG Medya GPT 2.0” uygulaması ilk kez içerik üretiminde kullanıldı. Ultra yüksek çözünürlüklü (8K) görüntüleme ve ses teknolojileri, tüm prodüksiyon ve yayın sürecine tam kapasite destek verdi. Bu yılın galası, içeriği bakımından sıradan insanlara odaklandı. Dünya yetenek yarışması şampiyonları ve çiftçi koroları gibi topluluklar sahne aldı. Geçen yıl dünyanın dikkatini çeken insansı robotlar bu yıl da izleyicileri büyüledi. İlki 1983 yılında gerçekleşen bayram galası, bu yıl 44 yaşında. O yıllarda Çin genelinde reform ve dışa açılma politikası yeni uygulanıyordu. Buna paralel olarak, televizyon Çin’de yaygınlaşmaya başladı. Bir TV formatı olan Bahar Bayramı Galası da televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte daha popüler oldu. Bu dönemde ulusal politikalar, kamuoyu ve kişisel psikoloji açısından sürekli değişimler yaşanıyordu. Bu belirsizlikler sürerken halk gelecek günlerdeki refaha dair büyük bir beklenti taşıyordu. Halkın Bahar Bayramı arifesinde toplumca eğlenebileceği, festival tadında bir televizyon programı olan Bahar Bayramı Galası bu görevi üstlendi. O zaman Çin’in yıllık TV üretimi 7 milyona bile ulaşmamıştı, hanelerin yüzde 80’inde televizyon yoktu. Bu nedenle komşular TV sahibi bir ailenin evinde toplanırdı. Zamanla gala, TV teknolojileri ve kültürel gelişimin harmanlandığı bir kültürel şenlik haline geldi. Bahar Bayramı Galası genellikle şarkı ve dans programıyla başlar, galada en çok dans ve şarkıların yanı sıra, geleneksel operalar ve Quyi adıyla bilinen folk sanat programları yer alır. Her gala “Bu Geceyi Unutamamak” şarkısıyla son bulur. CMG Bahar Bayramı Galası’ndan başka, CMG’nin diğer kanalları ve yerel TV kanalları da kendi bayram galalarını hazırladı. Bu galalar bugünden itibaren yayınlanacak. Örneğin, Hebei TV Kanalı’nda Bahar Bayramı için özel bir opera şenliği organize edildi ve bu akşam yayınlandı. Şenlikte Çin’deki 30 çeşit operanın seçkin türleri sahnelendi. Bahar Bayramı’nda Çin genelinde coşku hâkim olurken, insanlar aile buluşması yapmanın yanı sıra, kültürel ve turistik etkinliklere katılır. Ülke genelindeki çok sayıda müzede at konulu sergiler düzenleniyor. Müze gezmeyi seven vatandaşlar hem rutin sergiler hem de at konulu özel sergileri izlemek için müzelere akın ediyorlar. Örneğin, başkent Beijing’deki Yasak Kent Müzesi’nin kuzeyinde yer alan Jingshan Parkı’nda At Yılı Saray Koleksiyonundan Seçme Eserler Sergisi bayramdan önce açıldı ve devam ediyor. Burada Beijing Emayesi, yeşim heykel tıraşlığı, Beijing Nakışı, saray halısı, kesme kağıt, enfiye şişe ve porselen gibi geleneksel eşyaları görmek mümkün. Ancak müze ziyareti için önceden rezervasyon yaptırmak lazım. Başkent Beijing’de bulunan Çin Seddi’nin Badaling Bölümü bugünden itibaren her akşam saat 6 ile 9 arasında ziyarete açılacak. Seddin bu bölümü binden fazla fenerle süslendi. Ejderha dansı ve aslan dansı gibi yöreye özgü programlar ve maddi olmayan kültür miraslarının tanıtım programları sahnelenecek. Güney Çin’deki Guangxi Zhuang Özerk Bölgesi’nin başkenti Nanning’de Zhuang etnik grubunun geleneksel desenlerini modern tasarımla harmanlayan Zhuang Brokarı ürünleri, özellikle at figürlü ürünler, bayram tüketiminde moda oldu. Zhuang Brokarı eskiden sadece müzede sergileniyordu. Serbest ticaret limanına evsahipliği yapan Hainan eyalet yönetimi, 35 gösteri organize etti. Hainan sadece yerel operaları sahnelemekle kalmayıp, ada dışından 7 eyaletten seçkin sanat topluluğundan sanatçıları davet edip, ada sakinlerine adadan çıkmadan ulusal kültürle tanışma fırsatı sunuyor. Tüm gösteriler ücretsiz. Tropikal iklime sahip Hainan, mavi göğü, denizi ve temiz plajlarıyla her Bahar Bayramı’nda sayısız turisti kendine çekiyor. Turistler ve yerel halk için 165 kültürel ve turistik program hazırlandı. Geleneksel bayram kutlamalarından spor yarışmalarına ve etkileşim programına kadar, turistlerin ve yerel halkın talepleri karşılanmaya çalışılıyor. Bahar Bayramı’ndaki insan hareketliliği Bugün, bayramın ilk günü. Çok fazla insan hareketliliği olmadı. Geleneklere göre, insanlar en geç bayram arifesinde ailelerine kavuşur, bayramın ilk gününde ise evde kalır, anne ve babalarının bayramını kutlar. Trafik hareketliliği normalde bayramdan 2 hafta önce başlar, bayram süresince pek fazla trafik yoğunluğu olmaz. Bayramın son iki gününde memleketlerine dönen vatandaşlar sebebiyle yollar tekrar hareketlenir. 1985 yılında Shanghai’dan başkent Beijing’e trenle 23 saatte ancak ulaşılırdı, bugün yüksek hızlı trenle bu mesafe sadece dört buçuk saatte katediliyor. Ancak Çin nüfusu kalabalık olduğu için bayram öncesinde tren bileti bulmak bazen zor oluyor. Bu problemin çözümü konusunda kentlerde çalışan köylüler için destekleyici politikalar çıkarıldı. Örneğin, en çok köylü işçilerin çalıştığı Guangdong eyaletinde 30 özel tren seferi organize edildi. 536 Guizhoulu köylü 5 Şubat’ta özel tren seferiyle memleketlerine döndü, hem de ücretsiz. Şimdi bu köylü işçiler kendi köylerinde aileleriyle birlikte bayramı kutluyorlar. 15 Şubat’ta başlayan bayram tatili 23 Şubat’a kadar toplam 9 gün sürecek. Hükümet kurumları ve şirketlerde çalışanlar 24 Şubat’ta mesaiye başlarlar veya izin alırlarsa tatillerini uzatıp biraz daha geç iş başı yapma imkanı bulurlar. Köylü işçiler ise genellikle bayramdan 15 gün sonra, yani bayramın son günü sayılan Yuanxiao Bayramı’nda tekrar kentlerdeki işlere döner. Bu yıl 2 Şubat’ta başlayan ve toplam 40 gün sürecek olan Bayram Trafiği’nde Çin vatandaşlarının toplam seyahat sayısı 9,5 milyara ulaşması ve tarihi rekoru kırması bekleniyor. Bu, büyük bir insan hareketliliğidir. Çin halkının giderek daha zenginleşmesiyle birlikte kendi araçlarıyla seyahat etmesi, en popüler yöntem olmaya devam ediyor. Bu arada tren ve uçak yolculuğunu tercih eden vatandaşların sayılarının sırasıyla 540 milyon ve 95 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bahar Bayramı sadece Çinliler tarafından kutlanan bir bayram değil. Dünya genelinde giderek daha çok insan bayram kutlamalarına katılarak Çinlilerin bayram neşesini paylaşıyor. Sizler Türkiye’de her hangi bir Bahar Bayram’ı kutlamasına katıldınız mı? Cevabınız “evet” ise, nasıl buldunuz?

Bulgaristan Ticari Temsilcilik Ofisi Modeli, Yatırımsız Schengen Mobilitesinde Öne Çıkıyor Haber

Bulgaristan Ticari Temsilcilik Ofisi Modeli, Yatırımsız Schengen Mobilitesinde Öne Çıkıyor

Avrupa’da serbest dolaşım ve uzun vadeli oturum hakkı arayan yatırımcılar için Bulgaristan, 2026 itibarıyla en erişilebilir ve dengeli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Bulgaristan Ticari Temsilcilik Ofisi (TRO) kapsamında sunulan bu yapı, yatırım yapmadan, aileyi kapsayan ve Schengen Bölgesi’nde serbest dolaşım imkânı tanıyan alternatif bir Avrupa çözümü sunuyor. Bulgaristan’da yerleşik yabancı bir şirket adına Ticari Temsilcilik Ofisi kurulması esasına dayanan TRO modeli, en fazla iki şirket temsilcisine ve ailelerine 1 yıllık, yenilenebilir oturum izni sağlıyor. Yasal eş ve küçük çocukları kapsayan aile yapısıyla dikkat çeken sistem; Schengen Bölgesi içinde 180 gün içinde 90 güne kadar vizesiz seyahat imkânı sunarken, Bulgaristan’da yaşama, eğitim alma ve sağlık hizmetlerine erişim hakkı da tanıyor. Lisan, eğitim veya iş deneyimi şartı aranmaması ve zorunlu fiziksel ikamet yükümlülüğünün bulunmaması, modeli özellikle aktif iş hayatını sürdüren profesyoneller için cazip kılıyor. Sürecin ortalama 3 ila 6 ay içinde tamamlanabilmesi, yüksek yatırım tutarları ve uzun prosedürler gerektiren klasik programlara kıyasla bu modeli daha ulaşılabilir hale getiriyor. Şartların sağlanması halinde TRO yapısı, uzun vadede kalıcı oturum ve vatandaşlığa giden bir yol da sunuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan HLG Türkiye Ülke Müdürü Çiğdem Sarıoğlu Ergut, Bulgaristan modelinin günümüz yatırımcı profiliyle güçlü bir şekilde örtüştüğünü vurguluyor: “Bugün mobilite, bir statü göstergesi değil; yaşamı daha esnek, güvenli ve öngörülebilir kılmanın bir yolu. Bulgaristan TRO modeli, yatırım yapmadan Schengen Bölgesi’nde serbest dolaşım imkânı sunması, aileyi kapsayan yapısı ve zorunlu ikamet şartı olmamasıyla özellikle 2026’da öne çıkan dengeli bir Avrupa çözümü sunuyor. HLG Türkiye olarak bu süreci, başvuru sahibinin profilini ve şirket yapısını en baştan doğru kurgulayarak, gereksiz detaylara boğmadan ve Avrupa’da daha esnek bir yaşam düzenine geçişin doğal bir parçası haline getirerek yönetiyoruz.” Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Bulgaristan Ticari Temsilcilik Ofisi modeli; yüksek bütçeli programlara alternatif olarak daha ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir plan arayan yatırımcılar için güçlü bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerimizi hedef alan saldırı dalgasını ancak bir olursak püskürtebiliriz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerimizi hedef alan saldırı dalgasını ancak bir olursak püskürtebiliriz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıldönümü Programı’nda konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Hem hasret giderdiğimiz hem de mücadeleyle, dava ile adanmışlıkla dolu 40 yıllık bir maziye hep birlikte nazar eylediğimiz bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Birlik Vakfı’mıza, Milli Türk Talebe Birliği’mize, organizasyonun icrasında emeği geçen her bir kardeşime canı gönülden teşekkür ediyorum. Şahsımın da kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı, özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu hamdolsun başarıyla yerine getiriyor. 50 ilimizdeki 55 şubesiyle barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına oldukça geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor, istikbalimizin güvencesi olan genç arkadaşlarımıza rehberlik ediyor. Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle farklı ihtisas alanlarındaki 20’yi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfı’mız; ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor. Buradaki arkadaşlarımız, milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, bilgisiyle, eğitimiyle, ufku ve karakteriyle karanlıklar içinde ışıl ışıl parlayan bir gençliğin yetişmesi için 40 yıldır elinden geleni yapıyor. Vakfımızın niyeti hayır olduğu için hamdolsun cehdi de, emeği de, gayreti de hayırlı neticelerle taçlanıyor. Merkezinde birlik anlayışının yer aldığı bu ocaktan yetişen kardeşlerimiz, bugün siyasetten iş hayatına, akademiden bürokrasiye her alanda Türkiye’ye alınlarının akıyla hizmet ediyor. Tüm zorluklara, tüm sıkıntılara rağmen 29 Mayıs 1985’ten beri tekerliğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz, Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz. İnşallah daha nice yıllar boyunca Birlik Vakfı’mızın ülkemize, milletimize, gençlerimize ve ümmete özveriyle hizmet edeceğine yürekten inanıyorum. Tabii şu gerçek de hafızalarımıza silinmez bir şekilde kaydolmuştur. 1916 yılında kurulan Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanımızın dört bir yanına uzanan binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınardır. Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin sancılı günlerinde şahsım dahil birçok gencin milli şuur kazanmasına, dahası bu ülkeyi, bu milleti, bu toprakları anlamasına, idrak etmesine vesile oldu. Milli Türk Talebe Birliği’ne zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfı’mız devralmış, millete ve ümmete hizmet mücadelesi kesintiye uğramamış, uğratılamamıştır. Bir kapı kapanmış fakat Cenab-ı Allah’ın sonsuz lütfuyla çok daha geniş, çok daha güçlü yeni bir kapı açılmıştır. 1985’te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 29 Şubat’ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi Olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine en kritik dönemeçlerde ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfı’nı hep milletin yanında hakkın ve hakikatin tepesinde gördük. Bunun için de her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim sizlerden razı olsun diyorum. Çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Bilgi ve enformasyon, geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme, eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkanlar, yeni avantajlar sunuyor. Bu nimetlerden hepimiz elbette azami ölçüde istifade ediyoruz. Fakat bunların beraberinde getirdiği yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz. Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıyayız. LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7’den 70’e tüm insanlığa bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz. Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef, insandır, hedef ailedir, hedef milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk. Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla faklı projeleri hayata geçirdik. Çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık. Fakat şurası bir gerçek ki bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi, uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz. Bilhassa bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek Allah korusun yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz. Bakınız çok açık söylüyorum: Gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez, komşularımızı da özellikle el ele verip onlara da el uzatmak, onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacımız var. Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var. Tekrar vurguluyorum: Dijital tekno kültürün, bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekun bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz. Kimse kusura bakmasın. Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı. Milli bünyemiz, daha kırılgan hale geldi. 23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil. Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış rüşvetsiz selam dahi olmayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler. Meselenin daha vahim tarafı şudur: Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar. Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir, ne bir öneri ne de bir siyasetin ufkunu açan bir proje her gün 10 yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok. Durum öyle vahim ki böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi, eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap alırız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Birlik Vakfı’mızın 40. yaşını bir kez daha tebrik ediyorum.”

Macaristan Başbakanı Orban: Macaristan’da cinsiyet ideolojisinin yerleşmesine izin vermeyeceğiz Haber

Macaristan Başbakanı Orban: Macaristan’da cinsiyet ideolojisinin yerleşmesine izin vermeyeceğiz

Macaristan Başbakanı Orban, sosyal medya paylaşımında cinsiyet ideolojisine karşı kararlı duruşunu vurguladı. Orban, paylaşımında “Uyuyan Güzel mi, Uyuyan Joey mi? Biz orijinalini tercih ediyoruz.” ifadelerini kullanarak, aile yapısının yeniden tanımlandığını, çocukların okullar aracılığıyla hedef alındığını ve geleneklerin tek bir nesilde değiştirildiğini belirtti. Orban, mesajında Macaristan’da cinsiyet ideolojisinin yerleşmesine izin vermeyeceklerini açıkça ifade ederek, “Bizim gözetimimiz altında asla” dedi. Başbakan Orban, bu duruşuyla ülkede geleneksel aile değerlerinin korunacağını vurgulamış oldu. Orban: Günde 1 milyon avro ceza ödemek, ulusumuzu teslim etmekten daha ucuzdur Macaristan Başbakanı Orban, Brüksel’in göç politikalarına ilişkin açıklamalar yaptı. Orban, Avrupa Birliği’nin her ülkeyi bir “göç deneyi” haline getirmek istediğini savunarak, “Düzenliyorlar, kontrol ediyorlar ve direnişi eziyorlar. Avrupa’nın kökleri silinemez” ifadelerini kullandı. Göç politikalarına karşı duruşlarını sürdüreceklerini vurgulayan Orban, “Halkımızın yerini almalarına izin vermeyi reddediyoruz” dedi. Orban açıklamasında Avrupa Birliği tarafından uygulanan yaptırımlara da değinerek,“Hristiyan medeniyetimizi savunmak için günde 1 milyon avro ceza ödemek, ulusumuzu teslim etmekten daha ucuzdur” değerlendirmesini yaptı. Macaristan Başbakanı Orban: Liberal dünya düzeni parçalanıyor Macaristan Başbakanı Viktor Orban, dünyadaki siyasi dengelerin değişimine ve ülkesinin bu süreçteki hazırlığına dair açıklama yaptı. Küresel düzendeki dönüşüme dikkat çeken Orban, "Zamanlar değişiyor. Liberal dünya düzeni parçalanıyor ve uluslar çağı başladı" dedi. Macaristan'ın aldığı önlemleri ve dış politika yaklaşımını vurgulayan Orban, "Macaristan erkenden hazırlandı, küresel ortaklıklar kurdu ve egemenliğine sıkıca bağlı kaldı" ifadelerini kullandı. Gelecek döneme ilişkin kararlılığını dile getiren Orban, açıklamasını "Bundan sonra olacaklara hazırız" sözleriyle tamamladı.

Yılın ilk kurtarma operasyonu Bursa Jandarma'dan... Kestel'de donmak üzere olan aile kurtarıldı Haber

Yılın ilk kurtarma operasyonu Bursa Jandarma'dan... Kestel'de donmak üzere olan aile kurtarıldı

Bursa’nın genelinde sabah saatlerinde gerçekleşen yoğun kar yağışı ve hava şartları ulaşımı olumsuz yönde etkiledi. Bursa’nın Kestel ilçesine bağlı Narlıdere Mahallesi’nde sabah saatlerinde etkisini artıran yoğun kar yağışı nedeniyle yollar ulaşıma kapandı. Bursa ili Kestel ilçesi Narlıdere Mahallesi’nde yer alan Bunglov evlerine hafta sonu kampı için giden iki aile yoğun kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle mahsur kaldı. Yoğun kar yağışının sabaha karşı bastırmasıyla günün ilk ışıkları ile evlerinde mahsur kaldıklarını fark eden aileyi Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri kurtardı. Kestel’in Narlıdere mahallesinde mahsur kalan 6 kişi 112’den yardım talep etti. 112’nin yardım çağrısı sonrası konuyu ayrıca Bursa İl Jandarma Komutanlığı’na ileten vatandaşlara kısa sürede kurtarma müdahalesi gerçekleştirildi. Narlıdere mahallesinde mahsur kalan vatandaşlar tarafından gerçekleştirilen ihbarın alınmasının ardından Bursa İl Jandarma Komutanlığı emri ile Kestel İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, zorlu şartlara rağmen hızla bölgeye sevk edildi. Tipi ve yoğun kar yağışına aldırış etmeyen Jandarma ekipleri, kapanan yolları aşarak mahsur kalan vatandaşlara ulaştı. Bursa İl Jandarma Komutanlığı’nın Kestel İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri ile yürüttüğü ortak kurtarma operasyonu neticesinde 6 kişilik iki aile gerçekleştirilen titiz çalışma sonucunda güvenli bölgeye tahliye edildi. Vatandaşların sağlık durumlarının iyi olduğunun anlaşılması ile 6 kişilik aile evlerine ulaştırıldı. Jandarma’nın yeni yılın ilk ışıkları ile birlikte zor günlerinde yanlarında olmasından ötürü mutlu olduklarını ifade eden vatandaşlar; “Türk Askerinin, Mehmetçiklerimizin, Jandarmamızın Allah yar ve yardımcısı olsun. Bursa İl Jandarma Komutanlığı ve Kestel İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri kendilerine ulaştıktan kısa bir süre sonra bizimle iletişime geçtiler. Jandarma, 1 saat gibi kısa bir sürede bizi mahsur kaldığımız dağlık araziden kurtardı” dediler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.