Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ahmet Davutoğlu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ahmet Davutoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ahmet Davutoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bülent Arınç: “Erdoğan’la yolumuz, davamız, inancımız birdir” Haber

Bülent Arınç: “Erdoğan’la yolumuz, davamız, inancımız birdir”

Oktay Saral’dan Arınç’a tepki gelmişti Arınç’ın nikâh törenindeki siyasi değerlendirmeleri, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın tepkisine neden olmuştu. Saral, Arınç’ın nikâh törenini siyasi hesaplaşma alanına dönüştürdüğünü savunarak, bir nikâhın “siyaset kürsüsüne” çevrilmesinin nezaket ve devlet adamlığı anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etmişti. Saral ayrıca Arınç’ın bir Cumhuriyet savcısına yönelik sözlerini de eleştirmişti. Arınç ise yeni açıklamasında, kendisine yönelik eleştirilerin ardından konuşmasının farklı bir anlamda yorumlandığını savundu. Arınç’tan Ergün Turan’a teşekkür Arınç, açıklamasının başında nikâhı kıyan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’a teşekkür etti. Turan’ın törende yaptığı konuşmayı “son derece nazik” olarak nitelendiren Arınç, kendisini TOKİ Başkanlığı döneminden beri tanıdığını belirterek, Fatih Belediye Başkanı’nın hizmetleri, çalışkanlığı ve kişiliğiyle başarılı bir siyasetçi olduğunu ifade etti. Ergün Turan ise Arınç’ın konuşmasının ardından yaptığı değerlendirmede, siyasetçilerin çocuklarının düğünlerinde zaman zaman siyasi tartışmaların nikâhın önüne geçtiğini söylemişti. “Sözlerimizi bağlamından kopardılar” Nikâhtaki konuşması sonrasında başlayan tartışmaların “maksatlı ve kötü niyetli” kişiler tarafından büyütüldüğünü savunan Arınç, sosyal medyada kendisine yönelik hakaret içerikli paylaşımlara da tepki gösterdi. Arınç, bazı kişileri “ezeli düşmanlarım” olarak nitelendirirken, kendisine yöneltilen hakaretleri sahiplerine iade ettiğini söyledi. Erdoğan’la siyasi geçmişine vurgu yaptı Arınç’ın açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’la uzun yıllara dayanan siyasi ilişkisine ilişkin mesajları öne çıktı. Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde beş yıldan uzun süre, Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde ise yaklaşık bir buçuk yıl en yakın yardımcılarından biri olarak görev yaptığını belirten Arınç, her iki dönemde de görevini sadakatle yürüttüğünü ifade etti. Erdoğan’la siyasi birlikteliklerinin Milli Türk Talebe Birliği dönemine kadar uzandığını belirten Arınç; Milli Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi dönemlerinde birlikte siyaset yaptıklarını, AK Parti’nin kuruluşunda da beraber yer aldıklarını söyledi. Arınç, “Bugüne kadar hiçbir zaman birbirimizden kopmadık ve karşı karşıya gelmedik. Cumhurbaşkanımızla yolumuz, davamız, inancımız birdir. Ama bazı mizaç farklılıkları pek tabii olabilir. Esasta biz birbirimizin dava arkadaşıyız. Kader birliği yaptık” ifadelerini kullandı. “Bu parti bizim evimizdir, o bizim liderimizdir” AK Parti’ye hiçbir zaman muhalif olmadığını savunan Arınç, geçmişte kendisine gelen farklı siyasi teklifleri kabul etmediğini belirtti. AK Parti’den ayrılmayı hiçbir zaman düşünmediğini söyleyen Arınç, partiye ve Erdoğan’a ilişkin yaklaşımını “Bu parti bizim evimizdir, o bizim liderimiz ve genel başkanımızdır” sözleriyle ifade etti. Arınç ayrıca Erdoğan’a yönelik hakaretlere karşı duracağını belirterek, siyasi kimlik taşıyan kişilerin ise eleştirilere daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini savundu. Davutoğlu soruşturmasına neden tepki gösterdiğini anlattı Arınç’ın nikâhtaki konuşmasında Ahmet Davutoğlu hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yürütülen soruşturma da gündeme gelmişti. Davutoğlu’nun savcılığa giderek ifade vermesini olumlu bulduğunu belirten Arınç, soruşturmayı başlatan savcı için “işgüzarlık yapmış” ifadesini kullanmıştı. Yeni açıklamasında da bu konudaki görüşünü sürdüren Arınç, siyasi parti genel başkanlarının birbirlerine yönelik sert siyasi eleştirilerinin ifade özgürlüğü kapsamında daha geniş değerlendirilmesi gerektiğini savundu. “Aynı sözleri söyleyenler de yargılanmalı” Arınç, geçmişte farklı siyasi partilerde yer alıp daha sonra AK Parti’ye katılan veya Cumhur İttifakı içerisinde bulunan bazı isimlerin Erdoğan’a yönelik sert ifadelerini hatırlattı. Benzer ifadelerin hakaret kapsamında değerlendirilmesi durumunda bu kişilerin de aynı şekilde yargılanması gerektiğini savunan Arınç, Davutoğlu hakkında yürütülen soruşturmaya yönelik eleştirisinin gerekçesini de bu görüşle açıkladı. Arınç, Davutoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saygısıyla bilinen bir isim olduğunu belirterek, kendisine yönelik soruşturmayı haksızlık olarak gördüğü için tepki gösterdiğini ifade etti. “Hayatım boyunca haksızlığa uğrayanların avukatlığını yaptım” Arınç, açıklamasının son bölümünde siyasi geçmişine ve daha önce yaşadığı yargı süreçlerine de değindi. Erdoğan’ın kendisini uzun yıllardır tanıdığını belirten Arınç, hem Erdoğan’ın hem kendisinin hem de Necmettin Erbakan’ın geçmişte yargı süreçlerinden geçtiğini hatırlattı. Arınç, “Ben hayatım boyunca haksızlığa uğrayanların avukatlığını yaptım, bizzat kendim de yargılandım. Bizler geçmişte yargının mağduru olduk” dedi. Erdoğan’ın cezaevine girdiğini, kendisinin ise hapis cezası istemiyle yargılandığını ve cezaevine girmekten son anda kurtulduğunu belirten Arınç, geçmişte verilen siyasi mücadelenin bugün kendisini eleştirenler tarafından yeterince bilinmediğini savundu. Arınç’ın açıklaması, Davutoğlu ailesinin nikâh töreninde başlayan, Melih Gökçek ve Oktay Saral’ın tepkisiyle büyüyen siyasi tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı.

Melih Gökçek’ten Bülent Arınç’a yanıt: “Asıl sorgulanması gereken çelişki budur” Haber

Melih Gökçek’ten Bülent Arınç’a yanıt: “Asıl sorgulanması gereken çelişki budur”

Gökçek’ten Arınç’a “çelişki” eleştirisi Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu’nun oğlu Mehmet Davutoğlu’nun düğününde yaptığı konuşmada, hakkında soruşturma kapsamında ifade veren Melih Gökçek’in adliyedeki tutumunu eleştirmişti. Arınç, Gökçek’in adliyeye giderken sakız çiğnemesini ve kullandığı bazı ifadeleri eleştirerek, bu tavrı Davutoğlu’nun ifade verme sürecindeki tutumuyla kıyaslamıştı. Gökçek ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Arınç’ın ismini doğrudan kullanmadan, kendisine yönelik sözlerin ardından Davutoğlu’na verdiği desteği eleştirdi. Gökçek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesine yönelik hakaret ve iftiralarda bulunduğunu öne sürdüğü bir kişinin “saygın” kabul edilmesini eleştirerek, söz konusu kişinin çocuğunun düğününe katılınmasının da bu tutumla çeliştiğini savundu. “Asıl sorgulanması gereken çelişki tam da budur” Gökçek, açıklamasında Arınç’ın Davutoğlu için düğünde yaptığı “yanındayız” ve “takdir ediyoruz” şeklindeki değerlendirmelerine de atıfta bulundu. Gökçek, Arınç’ın kendisini eleştirdiği ortamda Davutoğlu’na yönelik destek açıklamasında bulunmasını “asıl sorgulanması gereken çelişki” olarak nitelendirdi. Gökçek açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, ailesine, akrabalarına ve yakınlarına hakaret eden ve her türlü iftirayı atan bir kişinin iftiralarını görmezden gelip o kişiyi ‘saygın’ ilan edeceksin; ardından çocuğunun düğününe katılacaksın.” Gökçek, Arınç’ın daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’ye karşı tutumu olduğunu öne sürdüğü bir grubun önünde kendisini eleştirdiğini ve bu grubun tepkisinden memnuniyet duyduğunu savundu. “Siyasi ahlak kimlerin yanında durduğunla ölçülür” Açıklamasının devamında siyasi ahlak tartışmasına değinen Gökçek, bir kişinin siyasi duruşunun kimleri takdir ettiği, kimlerin yanında yer aldığı ve kimlerin desteğini aldığı üzerinden değerlendirilebileceğini ifade etti. Gökçek, “Takdir” ifadesinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında duran ve siyasi mücadelede bedel ödediğini belirttiği kişilere ait olduğunu savundu. Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, açıklamasının sonunda ise siyasi aktörlerin kimlerle yan yana geldiğinin ve kimlerin desteğinden memnun olduğunun kamuoyu tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Arınç, Gökçek’in adliyedeki tutumunu eleştirmişti Bülent Arınç, düğünde yaptığı konuşmada Ahmet Davutoğlu’nun savcılıkta ifade verme sürecindeki tutumunu “vakur” olarak nitelendirirken, aynı dönemde adliyeye gelen başka bir siyasetçinin davranışını eleştirmişti. Arınç, isim vermeden Gökçek’i hedef alarak adliyeye giderken sakız çiğnemesini eleştirmiş ve bu görüntüyü “utanarak” izlediğini söylemişti. Arınç ayrıca Davutoğlu’na destek vererek, siyasi hayatları boyunca izledikleri yol açısından Davutoğlu’nun yanında olduklarını ve kendisini takdir ettiklerini belirtmişti. Gökçek’in son açıklaması, Arınç’ın bu sözlerine karşılık olarak kamuoyuna yansıdı. CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A, AİLESİNE, AKRABALARINA VE YAKINLARINA HAKARET EDEN VE HER TÜRLÜ İFTİRAYI ATAN BİR KİŞİNİN İFTİRALARINI GÖRMEZDEN GELİP O KİŞİYİ “SAYGIN” İLAN EDECEKSİN; ARDINDAN ÇOCUĞUNUN DÜĞÜNÜNE KATILACAKSIN. SONRA DA PARTİMİZE VE… pic.twitter.com/YgAXhZ50Lw — İbrahim Melih Gökçek (@06melihgokcek) September 12, 2026

Bülent Arınç’tan Davutoğlu’na destek: “Önümüzdeki seçimlerin en büyük mottosu adalettir” Haber

Bülent Arınç’tan Davutoğlu’na destek: “Önümüzdeki seçimlerin en büyük mottosu adalettir”

Davutoğlu ile geçmişte uzun süre birlikte çalıştığını belirten Arınç, eski Başbakanı “fevkalade başarılı”, “vatanperver” ve “bilgili” bir siyasetçi olarak tanımladı. Arınç, Davutoğlu’nun savcılıkta ifade vermesini de eleştirerek soruşturmanın açılma biçimine tepki gösterdi. Arınç’tan Davutoğlu’na övgü Düğün töreninde konuşan Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu ile 2009 yılından itibaren yaklaşık 6 yıl birlikte çalıştıklarını hatırlattı. Davutoğlu’nun siyasi ve akademik yönüne dikkat çeken Arınç, eski Başbakanın kendi düşüncelerinin arkasında duran ve inandığı doğruları savunmaktan çekinmeyen bir siyasetçi olduğunu söyledi. Arınç, Davutoğlu’nun hakkında yürütülen soruşturma kapsamında savcılığa giderek ifade vermesini de değerlendirdi. Davutoğlu’nun ifadesinde, geçmişte yaptığı açıklamaların arkasında olduğunu ve siyasetçilerin eleştiri hakkına sahip bulunduğunu söylediğini aktaran Arınç, bu tavrı “asil bir davranış” olarak nitelendirdi. “Hukukçu gözüyle baktığımda bu ayıba tahammül edemiyorum” Ahmet Davutoğlu hakkında yürütülen soruşturmanın dayanağına da tepki gösteren Arınç, hukukçu olduğunu vurgulayarak süreci eleştirdi. Arınç, “Ben hukukçuyum. Hukukçu gözüyle baktığım zaman bu ayıba tahammül edemiyorum” ifadelerini kullandı. Davutoğlu’nun yıllar önce Bingöl’de yaptığı bir konuşma nedeniyle soruşturmaya konu edilmesini eleştiren Arınç, söz konusu ifadelerin üzerinden uzun süre geçtikten sonra soruşturma başlatılmasını da doğru bulmadığını söyledi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 Eylül’de yaptığı açıklamada Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 299/1’inci maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına hakaret” suçu kapsamında soruşturma başlatıldığını duyurmuştu. Davutoğlu da 7 Eylül’de Ankara Adliyesi’ne giderek şüpheli sıfatıyla ifade vermişti. Melih Gökçek’e isim vermeden tepki gösterdi Arınç, konuşmasında aynı dönemde savcılığa ifade vermeye çağrılan başka bir siyasetçiden de söz etti. İsim vermeden yaptığı değerlendirmede, söz konusu kişinin ifade verme biçimini eleştiren Arınç, “Ağzında şak şak sakız çiğneyerek ve çok utanarak izledim. İsminden bile bahsetmek istemiyorum” dedi. Arınç, iki siyasetçinin savcılık süreçleri karşısındaki tutumlarının birbirinden farklı olduğunu savundu. Ahmet Davutoğlu’nun siyasi çizgisi nedeniyle yanında olduklarını belirten Arınç, salondakileri Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu için alkışlamaya davet etti. Arınç’ın bu sözlerinin eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e yönelik olduğu belirtildi. “Önümüzdeki seçimlerin en büyük mottosu adalettir” Türkiye’nin hukuk ve adalete ihtiyaç duyduğunu söyleyen Arınç, yaklaşan seçimlere ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı. Arınç, “Önümüzdeki seçimlerin Türkiye’de en büyük mottosu adalettir, hukuktur, bağımsız yargıdır. Kim ki bunu konuşur, kim ki bunu savunur önümüzdeki seçimlerin de galibi o olacak” dedi. Davutoğlu’na “Konuşmanın vaktidir” diye seslenen Arınç, yaşanan sorunların geçici olduğunu belirterek eski Başbakan’a güvendiğini söyledi. Arınç ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu tür davaların açılmasına izin vermeyeceğine inandığını ifade ederek, sürecin daha ileri bir noktaya taşınmaması gerektiğini savundu. Davutoğlu’nun oğlunun düğünü siyasi isimleri buluşturdu Ahmet Davutoğlu ile Sare Davutoğlu’nun oğlu Mehmet Davutoğlu ve Ravza Öğüt’ün düğün töreni Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törene Bülent Arınç’ın yanı sıra eski bakan Hüseyin Çelik, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçi katıldı. Törende CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise törene katılmadı. 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de uçuşunun ertelenmesi nedeniyle törene katılamadığı, ancak mesaj gönderdiği bildirildi. Törene ayrıca farklı siyasi isimler ve kurum temsilcileri tarafından mesaj ve telgraflar gönderildi. CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A, AİLESİNE, AKRABALARINA VE YAKINLARINA HAKARET EDEN VE HER TÜRLÜ İFTİRAYI ATAN BİR KİŞİNİN İFTİRALARINI GÖRMEZDEN GELİP O KİŞİYİ “SAYGIN” İLAN EDECEKSİN; ARDINDAN ÇOCUĞUNUN DÜĞÜNÜNE KATILACAKSIN. SONRA DA PARTİMİZE VE… pic.twitter.com/YgAXhZ50Lw — İbrahim Melih Gökçek (@06melihgokcek) September 12, 2026

Hüseyin Çelik'ten Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "Siyasi eleştiri hakaretle özdeşleştirilmemeli" Haber

Hüseyin Çelik'ten Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "Siyasi eleştiri hakaretle özdeşleştirilmemeli"

Hüseyin Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ahmet Davutoğlu hakkında yıllar önce dile getirdiği siyasi görüşleri nedeniyle soruşturma başlatılmasının doğru olmadığını belirtti. Demokratik siyasetin temel unsurlarından birinin eleştiri olduğunu vurgulayan Çelik, özellikle geçmişte Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi üst düzey görevlerde bulunmuş bir siyasetçinin iktidarın politikalarını ve uygulamalarını sert biçimde eleştirmesinin öncelikle siyasi zeminde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Siyasi eleştiri ile hakaret birbirinden ayrılmalı" Çelik, ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını ve hiç kimsenin hakaret etme hakkına sahip bulunmadığını belirterek, buna karşın siyasi eleştiri ile hakaret arasındaki sınırın hukuk açısından titizlikle belirlenmesi gerektiğini savundu. Kamu gücünü kullanan siyasetçilere yönelik eleştirilerin demokratik hukuk devletlerinde daha geniş bir korumaya sahip olması gerektiğini belirten Çelik, siyasetçilerin eleştirilere yine siyasi zeminde karşılık vermesinin önemine dikkat çekti. Çelik'e göre bir siyasetçinin ortaya attığı iddialar yanlışsa bunlara belgelerle yanıt verilmesi, haksız olduğu düşünülüyorsa da siyasi tartışma içerisinde karşılık verilmesi gerekiyor. "Yıllar önce söylenen sözler soruşturma konusu yapılmamalı" Ahmet Davutoğlu'nun sözlerinin üzerinden yıllar geçtikten sonra ceza soruşturmasına konu edilmesinin ifade özgürlüğü ve yargının tarafsızlığı açısından soru işaretlerine neden olabileceğini belirten Çelik, siyasi tartışmaların yargı süreçleri üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade etti. Çelik, Türkiye'de siyasetçilerin açıklama yaparken savcılık soruşturması ihtimalini düşünmek zorunda kalacağı bir siyasi atmosferin oluşmaması gerektiğini savundu. Hakaretin meşru kabul edilemeyeceğini yineleyen Çelik, ancak sert ve ağır siyasi eleştirilerin otomatik olarak hakaret kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi. "Davutoğlu'nun ifadeleri tartışmalı bulunabilir" Çelik, Ahmet Davutoğlu'nun geçmişte kullandığı ifadelerin siyasi açıdan sert veya tartışmalı bulunabileceğini belirterek, bu görüşlere katılmanın farklı, Davutoğlu'nun siyasi eleştiri hakkını savunmanın ise farklı bir mesele olduğunu söyledi. Demokratik sistemin, farklı görüşlere tahammül edilmesi ve siyasi eleştirilerin ifade edilebilmesiyle güçleneceğini belirten Çelik, tartışmaların siyaset alanında yürütülmesi ve yargının tüm taraflara eşit mesafede durması gerektiğini vurguladı. Çelik, Türkiye'nin sorumlu ve seviyeli siyasi dilin hakim olduğu, siyasi anlaşmazlıkların öncelikle demokratik mekanizmalar içerisinde çözüldüğü ve hukukun üstünlüğünün güvence altında bulunduğu bir hukuk devleti anlayışına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Ali Babacan'dan Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "İfade özgürlüğüne müdahaledir" Haber

Ali Babacan'dan Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "İfade özgürlüğüne müdahaledir"

Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ahmet Davutoğlu hakkında yaklaşık 5 yıl önce kamuoyuna yansıyan ifadeler nedeniyle bugün soruşturma açılmasını eleştirdi. Davutoğlu'nun Türkiye'nin önemli akademisyenlerinden ve devlet adamlarından biri olduğunu belirten Babacan, eski Başbakan'ın Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık görevlerinde ülkeye önemli hizmetlerde bulunduğunu ifade etti. "Açık bir müdahaledir" Ali Babacan, açıklamasında, yıllar önce kamuoyuna yansıyan sözler nedeniyle bugün soruşturma başlatılmasının ifade özgürlüğü açısından tartışılması gereken bir durum olduğunu belirtti. Babacan, Davutoğlu'nun hakkında başlatılan soruşturmayı ilk olarak basından öğrenmesinin de hukuki açıdan kabul edilemez olduğunu savundu. Siyasetçilerin görevlerinin konuşmak, eleştirmek ve yanlış gördükleri uygulamalar konusunda iktidara soru yöneltmek olduğunu vurgulayan Babacan, siyasi eleştirilere verilecek yanıtların da siyaset alanında olması gerektiğini dile getirdi. "Demokrasi, farklı fikirlerin özgürce ifade edilmesiyle işler" Babacan, iktidarların eleştirilere siyasi platformlarda, kürsülerde ve kamuoyu önünde cevap vermesi gerektiğini belirterek, demokrasinin bu şekilde işlemesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin ihtiyacının siyasi eleştirilerin soruşturmalarla karşılık bulduğu bir ortam olmadığını kaydeden Babacan, farklı görüşlerin özgürce dile getirilebildiği ve yargının siyasi tartışmalardan bağımsız hareket ettiği bir hukuk devleti anlayışına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Davutoğlu'na destek mesajı DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, Ahmet Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle kendisine destek ve dayanışma mesajı da verdi. Babacan, eleştiriye açık, hesap vermekten kaçınmayan ve hukukun üstünlüğüne saygı gösteren bir yönetim anlayışı için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Ahmet Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin siyasi isimlerden gelecek açıklamalar ve sürecin hukuki boyutuna dair gelişmeler takip ediliyor.

Ahmet Davutoğlu Cumhurbaşkanına hakaret soruşturmasında 7 Eylül’de ifade verecek Haber

Ahmet Davutoğlu Cumhurbaşkanına hakaret soruşturmasında 7 Eylül’de ifade verecek

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, sosyal medya platformlarında yeniden dolaşıma giren bir konuşmaya ilişkin paylaşımlar üzerine başlatıldığı bildirildi. Başsavcılık tarafından yapılan değerlendirmede, söz konusu paylaşımlarda yer alan ifadelerin Cumhurbaşkanına hakaret kapsamında incelendiği belirtildi. Bu doğrultuda Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 299/1'inci maddesi uyarınca soruşturma açıldı. Geçmişte yapılan konuşma yeniden gündeme geldi Soruşturmaya konu olan ifadelerin, Davutoğlu'nun geçmiş tarihte bir köy kahvesinde yaptığı konuşmaya ait görüntülerin sosyal medyada yeniden paylaşılmasıyla gündeme geldiği öğrenildi. Davutoğlu'nun söz konusu görüntülerde, ekonomik uygulamalar ve iktidar çevresine yönelik eleştirilerde bulunduğu görülüyor. Konuşmasında, “Milyarlarına milyar kattılar, haram lokma yediler, çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı, akrabalarını zengin etti, 5 müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti” ifadelerini kullandığı belirtildi. Görüntülerin sosyal medya platformlarında yeniden yayılması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatıldığı ve inceleme sonucunda soruşturma açıldığı bildirildi. 7 Eylül'de ifade verecek Soruşturma kapsamında Ahmet Davutoğlu'nun ifade vermek üzere çağrıldığı öğrenildi.

Ahmet Davutoğlu Aktif Siyaseti Bıraktığını Açıkladı! Gelecek Partisi Siyasi Faaliyetlerini Sonlandırıyor Haber

Ahmet Davutoğlu Aktif Siyaseti Bıraktığını Açıkladı! Gelecek Partisi Siyasi Faaliyetlerini Sonlandırıyor

Ahmet Davutoğlu'ndan Siyasete Veda Kararı Eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yayımladığı kapsamlı açıklamayla aktif siyaseti bıraktığını ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sona erdirme kararı aldıklarını duyurdu. "Yarının Türkiye'si İçin" başlıklı açıklamasında Davutoğlu, kararın parti yönetimi ve dava arkadaşlarıyla gerçekleştirilen kapsamlı istişareler sonucunda alındığını belirtti. Davutoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz." Bu açıklama, Türk siyasetinde son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri olarak değerlendiriliyor. "Türkiye Tarihi Bir Yol Ayrımında" Davutoğlu, yalnızca siyasi kararını açıklamakla kalmadı; Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde de bulundu. Dünyanın yapay zekâ, dijital dönüşüm, küresel ekonomik krizler ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tarihi bir değişim sürecinden geçtiğini belirten Davutoğlu, Türkiye'nin de bu dönüşümün merkezinde yer aldığını ifade etti. Türkiye'nin büyük fırsatlarla birlikte ciddi risklerle karşı karşıya bulunduğunu söyleyen Davutoğlu, ülkenin yeniden güçlü bir kalkınma sürecine girebilmesi için şu temel ilkelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı: Adil hukuk sistemi Demokratik hukuk devleti Düşünce özgürlüğü Güçlü vatandaşlık bilinci Siyasi ahlak Üretim odaklı ekonomi Sosyal adalet Liyakat sistemi Demokratik siyaset Stratejik devlet aklı Davutoğlu, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu dönüşümü ise "ahlak, zihniyet ve kurum devrimi" olarak tanımladı. Yapay Zekâ ve Eğitim Uyarısı Açıklamanın dikkat çeken başlıklarından biri de eğitim ve teknoloji oldu. Davutoğlu, üniversitelerin uluslararası rekabet gücünü kaybettiğini savunurken, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki küresel yarışta geride kaldığını ifade etti. Bilim üretmeyen, teknoloji geliştirmeyen ülkelerin gelecekte ekonomik ve stratejik açıdan ciddi sorunlarla karşılaşacağını belirten Davutoğlu, eğitim sisteminin de özgür düşünceyi destekleyen yeni bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. "Kutuplaşma Millet Olma Bilincini Zedeliyor" Davutoğlu, toplumdaki siyasi kutuplaşmanın artık demokratik rekabet sınırlarını aştığını savundu. Siyasi dilin vatandaşları ortak değerler etrafında buluşturmak yerine karşı karşıya getirdiğini ifade eden Davutoğlu, bu durumun milli birlik açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Toplumsal uzlaşının yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, ortak vatandaşlık bilincinin güçlendirilmesinin Türkiye'nin geleceği açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi. "Yolsuzluk Siyaseti Çürüttü" Eski Başbakan, açıklamasında kamu yönetimine ilişkin de sert eleştiriler yöneltti. Yolsuzluk iddiaları, kayırmacılık, hesap verilebilirlik sorunları ve liyakat sistemindeki bozulmanın devlet kurumlarını zayıflattığını savunan Davutoğlu, hukuka olan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini ifade etti. Tarım ve sanayide üretim ekonomisinin geri plana itildiğini söyleyen Davutoğlu, rant odaklı ekonomik anlayışın uzun vadede ülkeye zarar verdiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Eleştirisi Davutoğlu, açıklamasında mevcut yönetim sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kuvvetler ayrılığı ilkesini zayıflattığını savunan Davutoğlu, Türkiye'nin yeniden Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'e dönmesi gerektiğini söyledi. Sorunun kişilerden ziyade sistem kaynaklı olduğunu ifade eden Davutoğlu, demokratik denge ve denetim mekanizmalarının yeniden güçlendirilmesini önerdi. "Rövanş Değil Adalet" Davutoğlu, olası siyasi değişimlerin intikam duygusuyla değil hukuk ve adalet ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin yeni mağduriyetler oluşturacak rövanş anlayışına değil, toplumsal uzlaşmayı güçlendirecek bir restorasyon sürecine ihtiyaç duyduğunu dile getiren Davutoğlu, siyasetin yeniden güven veren bir zemine kavuşması gerektiğini ifade etti. Gelecek Partisi'nin Kuruluş Sürecini Anlattı Davutoğlu, Gelecek Partisi'nin kuruluş sürecine de değindi. AK Parti'de görev yaptığı dönemde siyasal ahlak, liyakat ve demokratik reformlar konusunda sonuç alamadığını belirten Davutoğlu, bu nedenle 2019 yılında Gelecek Partisi'ni kurduklarını hatırlattı. Partinin demokrat muhafazakâr bir alternatif oluşturmak amacıyla kurulduğunu söyleyen Davutoğlu, bugün gelinen noktada siyasetten çekilme kararının ülkenin içinde bulunduğu mevcut siyasi atmosfer nedeniyle alındığını ifade etti. Türk Siyasetinde Yeni Dönem Ahmet Davutoğlu'nun aktif siyaseti bırakma kararı, yalnızca Gelecek Partisi açısından değil, Türk siyasetinin geleceği bakımından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Eski başbakanın açıklaması, özellikle muhalefet cephesindeki siyasi dengeler, yeni parti arayışları ve önümüzdeki seçim sürecine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararının ardından partinin hukuki tasfiye sürecinin nasıl işleyeceği ve parti kadrolarının siyasi geleceğinin nasıl şekilleneceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.