Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ağır Ceza

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ağır Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da eski sevgilisini öldürmekle suçlanan sanık savunma yapmadı Haber

Bursa’da eski sevgilisini öldürmekle suçlanan sanık savunma yapmadı

Bursa’da güzellik merkezinde eski sevgilisi Nagihan Karadeniz’i silahla vurarak öldürmekle suçlanan Halit Dertli’nin yargılanmasına devam edildi. Duruşmada sağlık sorunları yaşadığını belirterek savunma yapmayan sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Bursa’da mart ayında Nilüfer ilçesi Konak Mahallesi Lefkoşa Caddesi’ndeki 7 katlı iş merkezinin 4’üncü katında bulunan güzellik merkezinde meydana gelen olayla ilgili davanın görülmesine devam edildi. Bursa 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Halit Dertli, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Sol yanağında bandaj olduğu görülen Dertli, sağlık durumunun iyi olmadığını belirterek savunma yapmak istemediğini söyledi. “Önümüzdeki celse savunmamı yapmak istiyorum” Mahkeme heyetinin savunmasını istemesi üzerine Halit Dertli, tansiyonunun yükseldiğini ve duruşma günü hastanede bulunduğunu ifade etti. Dertli, “Şu an savunma yapacak durumda değilim. Tansiyonum çıktı. Rahatsızım. Bugün hastanedeydim. 12.30’da cezaevine döndüm. Önümüzdeki celse savunmamı huzurunuzda yapmak istiyorum” dedi. Mahkeme başkanı, önceki celsede de sağlık sorunları nedeniyle savunma yapmamasına izin verildiğini hatırlattı. Davayı uzatma niyetinde olmadığını söyleyen sanık ise yaklaşık iki hafta önce tansiyonunun ciddi şekilde düştüğünü, hastaneye kaldırıldığını ve yoğun bakımda tedavi gördüğünü öne sürdü. Tanık, olay günü yaşananları anlattı Duruşmada Nagihan Karadeniz’in arkadaşı Fırat D. de tanık olarak dinlendi. Olay sırasında Karadeniz’in kendisini telefonla arayarak yardım istediğini anlatan tanık, iş yerine gittiğinde kapının kapalı olduğunu ve içeriden boğuşma sesleri duyduğunu söyledi. Tanık, “Olay sırasında beni aradı ve ‘O sapık geldi. Yardım et’ dedi. İş yerlerimiz yakındı. Hemen iş yerine gittim. Vardığımda kapı kapalıydı. İçeride boğuşma sesi vardı. ‘Seni öldüreceğim’ sesini duydum ve silah sesi geldi. Bu sırada polisi aradım, ardından kapıyı çaldım. Sanık, ‘Herkesi öldüreceğim’ diyerek kapıya ateş açtı” ifadelerini kullandı. İlk silah sesinden sonra Karadeniz’in sesini duyduğunu belirten tanık, daha sonra birkaç kez daha silah sesi geldiğini, ardından kadının sesinin kesildiğini anlattı. Güzellik merkezinde silahlı saldırı yaşanmıştı Olay, mart ayında Nilüfer ilçesi Konak Mahallesi Lefkoşa Caddesi’ndeki bir güzellik merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, emlakçılık yapan Halit Dertli, eski sevgilisi Nagihan Karadeniz’in iş yerine geldi. Dertli’nin, barışma teklifinin reddedilmesi üzerine iş yerindeki müşteri ve çalışanları dışarı çıkardığı ve kapıyı kilitlediği öne sürüldü. İçeriden silah sesleri duyulması üzerine adrese polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kapıyı kırarak içeri giren ekipler, Karadeniz ile Dertli’yi yaralı halde buldu. Hastaneye kaldırılan yaralılardan bir çocuk annesi Nagihan Karadeniz, yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. İki çocuk babası Halit Dertli ise yoğun bakımda tedavi altına alındı. Tedavisinin ardından tutuklanan Dertli hakkında dava açıldı. Müebbet hapis istemiyle yargılanıyor Halit Dertli hakkında, “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Mahkeme heyeti, duruşmayı sanık avukatlarının dinlenmesinin ardından erteledi. Dertli’nin tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Mustafa Bozbey davasında ara karar: 6 sanık tahliye edildi Haber

Mustafa Bozbey davasında ara karar: 6 sanık tahliye edildi

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme, Bozbey’in tutukluluğunun devamına karar verirken 6 sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti. Bursa’da, Nilüfer ilçesindeki belediye başkanlığı dönemine ilişkin “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme”, “rüşvet”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “imar kirliliğine neden olma” suçlamaları kapsamında açılan davada ikinci duruşma tamamlandı. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey ile eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 63 sanık yargılanıyor. Bozbey’in tutukluluğu devam edecek 5 Ekim’de başlayan ve üç gün süren duruşmada sanıkların savunmaları ile avukatların talepleri değerlendirildi. Mahkeme heyeti, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 10 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bozbey, duruşmada okunan imar kirliliğine ilişkin bilirkişi raporuna itiraz ederek raporun gerçeği yansıtmadığını savundu. 6 sanık tahliye edildi Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Hüseyin Gür, Abdülkadir Alkan, Ahmet Atış, Muhkim Demirtaş, Naci Kale ve Tamer İşler’in adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine hükmetti. Tahliye kararlarının ardından dosyada tutuklu sanık sayısı 10’a düştü. Bir sonraki duruşma 30 Kasım’da Mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasını 30 Kasım 2026 tarihine erteledi. Dava, Nilüfer Belediyesi'ndeki imar uygulamaları ve soruşturma kapsamında yöneltilen diğer suçlamalar üzerinden görülmeye devam edecek. İddianamede Bozbey ve diğer sanıklar hakkında çeşitli suçlamalar yer alırken, sanıkların yargılama süreci devam ediyor.

İstanbul Kent uzlaşısı davasında karar: 8 sanığa beraat, 2 sanığa hapis cezası Haber

İstanbul Kent uzlaşısı davasında karar: 8 sanığa beraat, 2 sanığa hapis cezası

İstanbul’da “kent uzlaşısı” davasında karar çıktı. Aralarında Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür ile Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel’in de bulunduğu 8 sanık beraat etti. Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül ile Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Turabi Şen ise 6 yıl 3’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Kent uzlaşısı davasında karar duruşması “Silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan sanıkların davası, İstanbul Adalet Sarayı’ndaki 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür, Üsküdar ve İBB Meclis Üyesi Bülent Kayğun, Fatih Belediye Meclis Üyesi Güzin Alpaslan, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül, Adalar Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday, Tuzla Belediye Meclis Üyesi Hasan Özdemir, İkbal Polat ve Sinan Gökçe ile avukatları katıldı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan da duruşmaya sanıklara destek olmak amacıyla geldi. 8 sanığa beraat Mahkeme heyeti, yargılama sonunda 8 sanık hakkında beraat kararı verdi. Beraat eden isimler şöyle: Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür Fatih Belediye Meclis Üyesi Güzin Alpaslan Tuzla Belediye Meclis Üyesi Hasan Özdemir Adalar Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday Şişli Belediye Meclis Üyesi Sinan Gökçe Üsküdar ve İBB Meclis Üyesi Bülent Kayğun İkbal Polat 2 sanığa 6 yıl 3 ay hapis Mahkeme, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül ile Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Turabi Şen hakkında ise 6 yıl 3 ay hapis cezası kararı verdi. Davanın sanıkları, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla yargılanıyordu. Mahkemenin kararının ardından sanıkların hukuki durumuna ilişkin süreç, kararın kesinleşmesine yönelik kanun yolları kapsamında devam edecek.

Hatice Temel davasında karar: Şükrü Ece’ye ağırlaştırılmış müebbet Haber

Hatice Temel davasında karar: Şükrü Ece’ye ağırlaştırılmış müebbet

Hatice Temel’in ölümü davaya konu oldu Olay, 10 Kasım 2023’te Antalya’nın Avdan Mahallesi’nde meydana geldi. Hatice Temel, ameliyat olan okul arkadaşını ziyaret etmek amacıyla Şükrü Ece’nin evine gitti. İddianameye konu olan olayda Temel’in burada cinsel saldırıya uğradığı ve darbedildiği, ardından evin girişindeki holde yaşamını yitirdiği belirtildi. Dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporunda, Temel’in vücudundaki yaralanmaların tek başına ölümcül nitelikte olmadığı değerlendirildi. Raporda, maruz kaldığı darp ve cinsel saldırının oluşturduğu efor ve stresin kronik kalp-damar hastalığını tetiklediği ve ölüm ile söz konusu eylemler arasında neden-sonuç ilişkisi bulunduğu belirtildi. Mahkeme ağırlaştırılmış müebbet verdi Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında Hatice Temel’in yakınları ve avukatları hazır bulundu. Mahkeme heyeti, Şükrü Ece’yi nitelikli cinsel saldırı suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet ayrıca sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verdi. Karar duruşmasına katılmayan Ece hakkında tutuklama kararı verilirken, yakalama emri çıkarıldı. “Adalet yerini buldu” Kararın ardından konuşan Hatice Temel’in kızı Durdu Tulum, mahkeme kararının kendileri açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Tulum, “Bugün Hatice Temel’in duruşması değil; annemin duruşması, bütün kadınların, kızların, annelerin duruşmasıydı. Bugün güçlü çıktık. Adalet yerini buldu. Mutluyuz, sevinçliyiz” ifadelerini kullandı. Aile avukatından açıklama Maktul ailesinin avukatı Beyza Keser de yaklaşık 3 yıldır devam eden hukuki sürecin karar aşamasına geldiğini belirtti. Keser, mahkemenin sanığın yargılama sürecindeki tutumunu dikkate alarak takdiri indirim uygulamadığını söyledi. Sanığın karar duruşmasına katılmadığını belirten Keser, hükümle birlikte tutuklama kararı verildiğini ve hakkında yakalama emri çıkarıldığını aktardı. Dosyanın istinaf ve temyiz aşamalarında da takip edileceği belirtildi.

Serkan Kurtuluş 53. duruşmada ilk kez savunma yaptı: "Suç örgütü kurmadım" Haber

Serkan Kurtuluş 53. duruşmada ilk kez savunma yaptı: "Suç örgütü kurmadım"

Arjantin'den Türkiye'ye iade edildi İzmir'deki dosya kapsamında tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tehdit, nitelikli yağma, silahla yağma ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma gibi suçlamalarla aranan Serkan Kurtuluş, 2020 yılında Arjantin'de yakalandı. Yaklaşık 6 yıl süren iade sürecinin ardından Kurtuluş, Ağustos 2026'da Türkiye'ye getirildi. Türkiye'ye ulaşmasının ardından İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne SEGBİS üzerinden bağlanan Kurtuluş, 15 Ağustos'taki duruşmada tutuklandı. 53'üncü duruşmada ilk kez savunma yaptı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2017 yılında hazırlanan ve İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında devam eden davanın 53'üncü duruşmasında Kurtuluş'un savunması SEGBİS aracılığıyla alındı. Tutuklu sanık Kurtuluş'un yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu. Savunmasına hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını ve 11 Haziran 2020'de Arjantin'de tutuklandığını belirterek başlayan Kurtuluş, iade sürecinde kendisi hakkında farklı dosyaların da gündeme geldiğini söyledi. Kurtuluş, yalnızca iade kapsamına giren suçlamalar yönünden savunma yapacağını ifade etti. "Suç örgütü kurmadım" Mahkeme başkanının yönelttiği suç örgütü kurma suçlamasına ilişkin savunma yapan Kurtuluş, kendisine yöneltilen suçlamayı reddederek, "Suç örgütü kurmadım" dedi. Kurtuluş, sosyal medya hesaplarıyla ilgili sorular üzerine de kendisine ait aktif bir sosyal medya hesabı bulunmadığını savundu. Adına farklı amaçlarla hesaplar açıldığını belirten Kurtuluş, söz konusu hesapların kendisine ait olmadığını öne sürdü. Haraç suçlamasını da kabul etmedi Duruşmada Kurtuluş'a, bir aileden haraç istediği yönündeki suçlama da soruldu. Bu iddiayı da reddeden Kurtuluş, dosyada haraç talebinde bulunduğunu gösteren somut bir ayrıntı, kanıt veya delil bulunmadığını savundu. Söz konusu ailenin başka kişilerle husumetleri olduğunu öne süren Kurtuluş, bu yöndeki iddiaların yeterince araştırılmadığını ileri sürdü. Tutukluluk halinin devamına karar verildi Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, Serkan Kurtuluş'un tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, ara kararını vermek üzere kısa süreliğine duruşmaya ara verdi. Yapılan değerlendirmenin ardından Kurtuluş'un kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına hükmederek duruşmayı 20 Kasım 2026 tarihine erteledi. Serkan Kurtuluş hakkındaki yargılama, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor.

17 yıllık Semih Dizbay davasında yeni gelişme: Müebbet hapis kararı bozuldu, sanık tahliye edildi Haber

17 yıllık Semih Dizbay davasında yeni gelişme: Müebbet hapis kararı bozuldu, sanık tahliye edildi

Semih Dizbay 2006 yılında kayboldu İzmir’de yaşayan Semih Dizbay, 24 Ekim 2006’da bayram günü ekmek almak için evinden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailesinin kayıp başvurusu üzerine bölgede arama çalışması başlatıldı. Yaklaşık iki yıl süren aramalar sırasında 21 Ocak 2008’de Bornova’daki ormanlık alanda bir ceset bulundu. Yapılan incelemeler sonucunda cesedin Semih Dizbay’a ait olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında Dizbay ile aynı mahallede yaşayan ve cesedin bulunduğu bölgeye yaklaşık 760 metre uzaklıktaki bir at çiftliğinde çalışan Muharrem H. ile akrabası Hakan H. gözaltına alındı. Sanıklar daha önce iki kez beraat etti Semih Dizbay’ın ölümüyle ilgili açılan davada Muharrem H. ve Hakan H. daha önce iki kez delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etti. Yargıtay’ın bozma kararlarının ardından dosya yeniden yerel mahkemede görüldü. İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde 31 Mart 2023’te yapılan karar duruşmasında Muharrem H. müebbet hapis cezasına çarptırılırken, Hakan H. hakkında beraat kararı verildi. Yerel mahkemenin kararı istinaf incelemesinin ardından Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’ne taşındı. Daire, 5 Şubat 2024’te kararı 3’e karşı 2 oyla onadı. Böylece Muharrem H. hakkındaki müebbet hapis cezası kesinleşti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı bozdu Muharrem H.’nin avukatı Ozan Dora, kesinleşen hükme karşı olağanüstü kanun yoluna başvurdu. Savunma makamı, Semih Dizbay’ın kaybolduğu gün öldürüldüğünü ortaya koyan kesin bir delil bulunmadığını ileri sürdü. Başvuruyu değerlendiren Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dosyayı yeniden ele aldı. Kurul, Muharrem H.’nin suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak biçimde kanıtlanamadığı sonucuna vardı ve sanığın beraat etmesi gerektiğine hükmetti. Bu kararın ardından Muharrem H.’nin söz konusu dosyadan aldığı cezanın infazı durduruldu ve sanık tahliye edildi. Dosya yeniden İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi vurgulandı Muharrem H.’nin avukatı Ozan Dora, kararın “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi kapsamında verildiğini belirtti. Dora, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı olağanüstü kanun yollarının önemine dikkat çekerek, bu dosyada söz konusu hukuki yolun işletilmesi sonucunda müvekkilinin tahliye edildiğini ifade etti. Dosyanın yeniden görülmesi bekleniyor Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bozma kararının ardından Semih Dizbay dosyası yeniden yerel mahkemenin gündemine gelecek. Böylece yaklaşık 20 yıldır devam eden dava sürecinde yeni bir yargılama aşaması başlayacak. Muharrem H. hakkındaki önceki mahkumiyet kararının bozulması, sanığın kesin olarak suçsuz bulunduğu yönündeki nihai bir yerel mahkeme kararı anlamına gelmiyor; dosya yeniden İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ele alınacak.

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet Haber

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet

Mahkeme ayrıca her iki sanık hakkında, “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası verdi. Sayyora’nın kaybolmasıyla soruşturma başladı Özbekistan’dan 28 Aralık’ta Türkiye’ye gelen Sayyora Ergashaliyeva’dan 23 Ocak’tan itibaren haber alınamaması üzerine ailesinin ihbarıyla soruşturma başlatıldı. Polis ekiplerinin yaptığı araştırmada, Sayyora’nın daha önce Durdona Khakımova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki evde bulunduğu belirlendi. Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesiyle Sayyora’nın 23 Ocak’ta eve girdiği, kısa süre sonra Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in de aynı adrese geldiği tespit edildi. Görüntülerde iki sanığın ertesi gün evden çok sayıda siyah çöp poşetiyle çıktığı, daha sonra beyaz bir valizle adresten ayrıldığı belirlendi. Sanıkların ticari taksiyle Fatih’e gittikleri, valizde bulunan parçaları bir çöp konteynerine bıraktıkları ve ardından Yenikapı Marmaray İstasyonu’na yürüdükleri tespit edildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında, Sayyora Ergashaliyeva’nın da aynı evde öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak İstanbul’un farklı ilçelerindeki çöp konteynerlerine bırakıldığı ortaya çıkarıldı. Sanıklar cinayetlerle ilgili farklı savunmalar yaptı Anadolu 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar, avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı hazır bulundu. Gofurjon Kamalkhodjaev savunmasında Sayyora Ergashaliyeva’nın dini nikahlı eşi olduğunu ileri sürdü. Sayyora’yı “namus” gerekçesiyle kendisinin öldürdüğünü savunan Kamalkhodjaev, cinayeti tek başına işlediğini ve Dilshod Turdimurotov’un olay sırasında kendisine yardım etmediğini iddia etti. Kamalkhodjaev, Sayyora’nın ölümünün ardından evde bulunan kanlı battaniye ve kıyafetleri poşetlerle dışarı çıkardığını, ancak cesedi kendisinin parçalamadığını öne sürdü. Durdona Khakımova’nın öldürülmesiyle ilgisinin bulunmadığını ve diğer sanığın kendisinden yardım istediğini belirterek valizi birlikte taşıdıklarını söyledi. Dilshod Turdimurotov ise Durdona Khakımova’yı “namus meselesi” nedeniyle öldürdüğünü kabul etti. Cesedi parçaladığını söyleyen Turdimurotov, yaptığı eylemlerden dolayı pişman olduğunu ve en ağır cezayı hak ettiğini ifade etti. Sanıkların duruşmadaki beyanları birbirleriyle örtüşmezken, mahkeme heyeti dosyadaki delilleri ve savcılığın esas hakkındaki mütalaasını değerlendirdi. Savcı iki sanık için de ağırlaştırılmış müebbet istedi Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca sanıkların “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan da ikişer kez 7’şer yıl hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Mahkeme kararını açıkladı Mahkeme heyeti, yargılamanın sonunda her iki sanığı da iki ayrı cinayet nedeniyle 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanıklar ayrıca “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası aldı. İddianamede cinayetlerin ayrıntıları yer aldı Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların birlikte hareket ederek önce Sayyora Ergashaliyeva’yı bıçakla öldürdükleri ve cesedini parçaladıkları belirtildi. İddianamede, cesedin baş, ayak ve kollarının çöp poşetleri içerisinde olayın yakınındaki konteynerlere, ana gövdenin ise Fatih’te bir caminin yakınındaki çöp kutusuna bırakıldığı aktarıldı. Daha sonra aynı eve dönen sanıkların Durdona Khakımova’yı da bıçakla öldürdükleri, cesedini parçaladıktan sonra çöp poşeti ve valizle farklı bir noktadaki konteynere bıraktıkları ifade edildi. Savcılık iddianamesinde iki sanığın eylemleri birlikte gerçekleştirdiği değerlendirilirken, her iki sanık hakkında iki ayrı cinayetten ağırlaştırılmış müebbet ve hırsızlık suçundan ayrıca hapis cezası talep edilmişti.

Erzurum'da bayram izninde işlenen cinayette karar: Nuri Öğmen'e müebbet hapis Haber

Erzurum'da bayram izninde işlenen cinayette karar: Nuri Öğmen'e müebbet hapis

Erdem Özengiz sokakta ölü bulundu Olay, 20 Mart’ta gece saatlerinde Yakutiye ilçesi Rabiana Mahallesi 2’nci Park Sokak’ta meydana geldi. Sokakta hareketsiz halde bir kişinin bulunduğu ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrolde kişinin boğazından kesici aletle yaralanarak hayatını kaybettiği belirlendi. Kimlik tespitinin ardından hayatını kaybeden kişinin 45 yaşındaki Erdem Özengiz olduğu ortaya çıktı. Olay yeri incelemesinin tamamlanmasının ardından Özengiz’in cenazesi otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı. Cinayet şüphelisi yaklaşık 100 metre mesafedeki evde yakalandı Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet ve Gasp Büro Amirliği ekipleri, yürüttükleri çalışmada cinayet şüphelisinin Özengiz’in eşinin kuzeni Nuri Öğmen olduğunu belirledi. Öğmen, olay yerinin yaklaşık 100 metre uzağındaki bir evde yakalandı. Emniyetteki işlemleri sırasında cinayeti kabul ettiği belirtilen Öğmen, sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma sırasında Öğmen’in çeşitli suçlardan toplam 20 yıl kesinleşmiş hapis cezasının bulunduğu ve yaklaşık 11 yıldır cezaevinde olduğu belirlendi. Öğmen’in bayram nedeniyle 11 günlük izinle cezaevinden çıktığı tespit edildi. Sanık: "Çok pişmanım" Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına Erdem Özengiz’in yakınları ve taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanık Nuri Öğmen ise Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlandı. Öğmen, davanın ilk duruşmasındaki savunmasında Özengiz ile olaydan önce tartıştıklarını, olay günü birlikte alkol aldıklarını ve aralarında yeniden gerginlik yaşandığını ileri sürdü. Sanık, Özengiz’in kendisine ağır sözler söylediğini iddia ederek olayın kısa süre içerisinde meydana geldiğini savundu. Bıçakla ilgili yaşanan arbede sırasında kendisinin de elinden yaralandığını belirten Öğmen, eylemini savunma amacıyla gerçekleştirdiğini öne sürdü. Öğmen, mahkeme heyetinin son sözünü sorması üzerine ise "Çok pişmanım, keşke böyle bir şey yaşanmasaydı" dedi. Aile avukatı daha ağır değerlendirme talep etti Erdem Özengiz’in ailesinin avukatı, duruşmada olayla ilgili ek araştırma yapılmasını istedi. Avukat, olay yerinden uzaklaşan ikinci bir kişinin bulunduğuna ilişkin değerlendirmeler olduğunu belirterek çevredeki güvenlik kameralarının incelenmesini talep etti. Otopsi raporuna da değinen aile avukatı, Özengiz’in vücudunda çok sayıda yara bulunduğunu belirterek cinayetin "canavarca hisle" işlendiğinin değerlendirilmesini istedi. Sanığın uzun süredir cezaevinde olduğunu ve izinli çıkar çıkmaz cinayet işlediğini belirten avukat, sanık hakkında herhangi bir indirim uygulanmamasını talep etti. Sanık avukatı ise olayın canavarca hisle işlendiği yönündeki değerlendirmeye katılmadı. Müvekkilinin olay günü ağır hakaretlere maruz kaldığını ileri süren avukat, sanığın beraatini istedi. Özengiz’in eşi S.Ö. ile kardeşleri A.Ö. ve K.Ö. de sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme müebbet hapis cezası verdi Duruşmada tarafların beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti kararını açıkladı. Mahkeme, Nuri Öğmen’i kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına mahkum etti.

Bursa’da Arzu Khalılova cinayeti davası: Sanığın akıl sağlığı incelenecek Haber

Bursa’da Arzu Khalılova cinayeti davası: Sanığın akıl sağlığı incelenecek

Arzu Khalılova 146 makas darbesiyle hayatını kaybetti Olay, 3 Kasım 2025’te Yıldırım ilçesi Değirmenlikızık Mahallesi’ndeki evde meydana geldi. Arzu Khalılova ile birlikte yaşadığı Salican Mehmet arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Mehmet’in makasla saldırdığı Khalılova ağır yaralandı. İhbar üzerine eve polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ambulansla Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan 20 yaşındaki kadın, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Adli incelemede Khalılova’nın vücudunda 146 makas yarası bulunduğu, bunlardan 72’sinin tek başına ölümcül nitelikte olduğu belirlendi. Sanık olayla ilgili farklı savunmalar yaptı Cinayet sonrasında verdiği ilk ifadesinde eşiyle tartıştıktan sonra makasla saldırdığını anlatan Salican Mehmet, daha sonraki savunmasında ise olayın gerçekleşme şekline ilişkin farklı bir iddia ortaya attı. Sanık, mahkemedeki savunmasında makasın önce Khalılova’nın elinde olduğunu, kendisini savunmak amacıyla makası aldığını ve sonrasını hatırlamadığını öne sürdü. Mehmet ayrıca geçmişte psikolojik sorunlar nedeniyle tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını iddia etti. Sanığın avukatı da müvekkilinin ceza sorumluluğunun belirlenmesi için psikiyatrik değerlendirme yapılmasını talep etti. Arzu Khalılova’nın annesi şikayetçi olduğunu söyledi Duruşmada söz alan Arzu Khalılova’nın annesi Zülfiye Halil, önceki celsede sanıktan şikayetçi olmadığını söylemesinin nedenini açıkladı. Halil, hukuki açıdan “şikayetçi olmama” kararının sonuçlarını bilmediğini belirterek bu kez sanıktan şikayetçi olduğunu ifade etti. Khalılova’nın annesi, mahkemede sanığın cezalandırılmasını istediğini belirterek davaya katılma talebinde bulundu. Sanığın geçmişte 8 suç kaydı bulunduğu belirtildi Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre Salican Mehmet’in daha önce “kasten yaralama”, “kullanmak için uyuşturucu bulundurma” ve “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” gibi suçlardan 8 kaydının bulunduğu belirtildi. Mehmet hakkında ayrıca Arzu Khalılova’ya yönelik eylemi nedeniyle “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçundan da işlem yapıldığı bilgisi dosyada yer aldı. Mahkemeden Adli Tıp Kurumu kararı Bursa 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın akıl sağlığının suç tarihinde ve mevcut durumda ceza sorumluluğunu etkileyip etkilemediğinin belirlenmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesine müzekkere yazılmasına karar verildi. Sanığın burada yapılacak değerlendirme sonucunda işlediği iddia edilen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlayıp anlayamadığının ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin etkilenip etkilenmediğinin belirlenmesi bekleniyor. Mahkeme ayrıca Salican Mehmet’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Davanın bundan sonraki aşamasında Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanacak raporun sanığın ceza sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede önemli rol oynaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.