Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ağır Ceza

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ağır Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Serkan Kurtuluş 53. duruşmada ilk kez savunma yaptı: "Suç örgütü kurmadım" Haber

Serkan Kurtuluş 53. duruşmada ilk kez savunma yaptı: "Suç örgütü kurmadım"

Arjantin'den Türkiye'ye iade edildi İzmir'deki dosya kapsamında tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tehdit, nitelikli yağma, silahla yağma ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma gibi suçlamalarla aranan Serkan Kurtuluş, 2020 yılında Arjantin'de yakalandı. Yaklaşık 6 yıl süren iade sürecinin ardından Kurtuluş, Ağustos 2026'da Türkiye'ye getirildi. Türkiye'ye ulaşmasının ardından İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne SEGBİS üzerinden bağlanan Kurtuluş, 15 Ağustos'taki duruşmada tutuklandı. 53'üncü duruşmada ilk kez savunma yaptı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2017 yılında hazırlanan ve İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında devam eden davanın 53'üncü duruşmasında Kurtuluş'un savunması SEGBİS aracılığıyla alındı. Tutuklu sanık Kurtuluş'un yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu. Savunmasına hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını ve 11 Haziran 2020'de Arjantin'de tutuklandığını belirterek başlayan Kurtuluş, iade sürecinde kendisi hakkında farklı dosyaların da gündeme geldiğini söyledi. Kurtuluş, yalnızca iade kapsamına giren suçlamalar yönünden savunma yapacağını ifade etti. "Suç örgütü kurmadım" Mahkeme başkanının yönelttiği suç örgütü kurma suçlamasına ilişkin savunma yapan Kurtuluş, kendisine yöneltilen suçlamayı reddederek, "Suç örgütü kurmadım" dedi. Kurtuluş, sosyal medya hesaplarıyla ilgili sorular üzerine de kendisine ait aktif bir sosyal medya hesabı bulunmadığını savundu. Adına farklı amaçlarla hesaplar açıldığını belirten Kurtuluş, söz konusu hesapların kendisine ait olmadığını öne sürdü. Haraç suçlamasını da kabul etmedi Duruşmada Kurtuluş'a, bir aileden haraç istediği yönündeki suçlama da soruldu. Bu iddiayı da reddeden Kurtuluş, dosyada haraç talebinde bulunduğunu gösteren somut bir ayrıntı, kanıt veya delil bulunmadığını savundu. Söz konusu ailenin başka kişilerle husumetleri olduğunu öne süren Kurtuluş, bu yöndeki iddiaların yeterince araştırılmadığını ileri sürdü. Tutukluluk halinin devamına karar verildi Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, Serkan Kurtuluş'un tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, ara kararını vermek üzere kısa süreliğine duruşmaya ara verdi. Yapılan değerlendirmenin ardından Kurtuluş'un kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına hükmederek duruşmayı 20 Kasım 2026 tarihine erteledi. Serkan Kurtuluş hakkındaki yargılama, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor.

17 yıllık Semih Dizbay davasında yeni gelişme: Müebbet hapis kararı bozuldu, sanık tahliye edildi Haber

17 yıllık Semih Dizbay davasında yeni gelişme: Müebbet hapis kararı bozuldu, sanık tahliye edildi

Semih Dizbay 2006 yılında kayboldu İzmir’de yaşayan Semih Dizbay, 24 Ekim 2006’da bayram günü ekmek almak için evinden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailesinin kayıp başvurusu üzerine bölgede arama çalışması başlatıldı. Yaklaşık iki yıl süren aramalar sırasında 21 Ocak 2008’de Bornova’daki ormanlık alanda bir ceset bulundu. Yapılan incelemeler sonucunda cesedin Semih Dizbay’a ait olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında Dizbay ile aynı mahallede yaşayan ve cesedin bulunduğu bölgeye yaklaşık 760 metre uzaklıktaki bir at çiftliğinde çalışan Muharrem H. ile akrabası Hakan H. gözaltına alındı. Sanıklar daha önce iki kez beraat etti Semih Dizbay’ın ölümüyle ilgili açılan davada Muharrem H. ve Hakan H. daha önce iki kez delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etti. Yargıtay’ın bozma kararlarının ardından dosya yeniden yerel mahkemede görüldü. İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde 31 Mart 2023’te yapılan karar duruşmasında Muharrem H. müebbet hapis cezasına çarptırılırken, Hakan H. hakkında beraat kararı verildi. Yerel mahkemenin kararı istinaf incelemesinin ardından Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’ne taşındı. Daire, 5 Şubat 2024’te kararı 3’e karşı 2 oyla onadı. Böylece Muharrem H. hakkındaki müebbet hapis cezası kesinleşti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı bozdu Muharrem H.’nin avukatı Ozan Dora, kesinleşen hükme karşı olağanüstü kanun yoluna başvurdu. Savunma makamı, Semih Dizbay’ın kaybolduğu gün öldürüldüğünü ortaya koyan kesin bir delil bulunmadığını ileri sürdü. Başvuruyu değerlendiren Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dosyayı yeniden ele aldı. Kurul, Muharrem H.’nin suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak biçimde kanıtlanamadığı sonucuna vardı ve sanığın beraat etmesi gerektiğine hükmetti. Bu kararın ardından Muharrem H.’nin söz konusu dosyadan aldığı cezanın infazı durduruldu ve sanık tahliye edildi. Dosya yeniden İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi vurgulandı Muharrem H.’nin avukatı Ozan Dora, kararın “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi kapsamında verildiğini belirtti. Dora, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı olağanüstü kanun yollarının önemine dikkat çekerek, bu dosyada söz konusu hukuki yolun işletilmesi sonucunda müvekkilinin tahliye edildiğini ifade etti. Dosyanın yeniden görülmesi bekleniyor Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bozma kararının ardından Semih Dizbay dosyası yeniden yerel mahkemenin gündemine gelecek. Böylece yaklaşık 20 yıldır devam eden dava sürecinde yeni bir yargılama aşaması başlayacak. Muharrem H. hakkındaki önceki mahkumiyet kararının bozulması, sanığın kesin olarak suçsuz bulunduğu yönündeki nihai bir yerel mahkeme kararı anlamına gelmiyor; dosya yeniden İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ele alınacak.

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet Haber

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet

Mahkeme ayrıca her iki sanık hakkında, “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası verdi. Sayyora’nın kaybolmasıyla soruşturma başladı Özbekistan’dan 28 Aralık’ta Türkiye’ye gelen Sayyora Ergashaliyeva’dan 23 Ocak’tan itibaren haber alınamaması üzerine ailesinin ihbarıyla soruşturma başlatıldı. Polis ekiplerinin yaptığı araştırmada, Sayyora’nın daha önce Durdona Khakımova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki evde bulunduğu belirlendi. Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesiyle Sayyora’nın 23 Ocak’ta eve girdiği, kısa süre sonra Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in de aynı adrese geldiği tespit edildi. Görüntülerde iki sanığın ertesi gün evden çok sayıda siyah çöp poşetiyle çıktığı, daha sonra beyaz bir valizle adresten ayrıldığı belirlendi. Sanıkların ticari taksiyle Fatih’e gittikleri, valizde bulunan parçaları bir çöp konteynerine bıraktıkları ve ardından Yenikapı Marmaray İstasyonu’na yürüdükleri tespit edildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında, Sayyora Ergashaliyeva’nın da aynı evde öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak İstanbul’un farklı ilçelerindeki çöp konteynerlerine bırakıldığı ortaya çıkarıldı. Sanıklar cinayetlerle ilgili farklı savunmalar yaptı Anadolu 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar, avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı hazır bulundu. Gofurjon Kamalkhodjaev savunmasında Sayyora Ergashaliyeva’nın dini nikahlı eşi olduğunu ileri sürdü. Sayyora’yı “namus” gerekçesiyle kendisinin öldürdüğünü savunan Kamalkhodjaev, cinayeti tek başına işlediğini ve Dilshod Turdimurotov’un olay sırasında kendisine yardım etmediğini iddia etti. Kamalkhodjaev, Sayyora’nın ölümünün ardından evde bulunan kanlı battaniye ve kıyafetleri poşetlerle dışarı çıkardığını, ancak cesedi kendisinin parçalamadığını öne sürdü. Durdona Khakımova’nın öldürülmesiyle ilgisinin bulunmadığını ve diğer sanığın kendisinden yardım istediğini belirterek valizi birlikte taşıdıklarını söyledi. Dilshod Turdimurotov ise Durdona Khakımova’yı “namus meselesi” nedeniyle öldürdüğünü kabul etti. Cesedi parçaladığını söyleyen Turdimurotov, yaptığı eylemlerden dolayı pişman olduğunu ve en ağır cezayı hak ettiğini ifade etti. Sanıkların duruşmadaki beyanları birbirleriyle örtüşmezken, mahkeme heyeti dosyadaki delilleri ve savcılığın esas hakkındaki mütalaasını değerlendirdi. Savcı iki sanık için de ağırlaştırılmış müebbet istedi Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca sanıkların “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan da ikişer kez 7’şer yıl hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Mahkeme kararını açıkladı Mahkeme heyeti, yargılamanın sonunda her iki sanığı da iki ayrı cinayet nedeniyle 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanıklar ayrıca “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası aldı. İddianamede cinayetlerin ayrıntıları yer aldı Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların birlikte hareket ederek önce Sayyora Ergashaliyeva’yı bıçakla öldürdükleri ve cesedini parçaladıkları belirtildi. İddianamede, cesedin baş, ayak ve kollarının çöp poşetleri içerisinde olayın yakınındaki konteynerlere, ana gövdenin ise Fatih’te bir caminin yakınındaki çöp kutusuna bırakıldığı aktarıldı. Daha sonra aynı eve dönen sanıkların Durdona Khakımova’yı da bıçakla öldürdükleri, cesedini parçaladıktan sonra çöp poşeti ve valizle farklı bir noktadaki konteynere bıraktıkları ifade edildi. Savcılık iddianamesinde iki sanığın eylemleri birlikte gerçekleştirdiği değerlendirilirken, her iki sanık hakkında iki ayrı cinayetten ağırlaştırılmış müebbet ve hırsızlık suçundan ayrıca hapis cezası talep edilmişti.

Erzurum'da bayram izninde işlenen cinayette karar: Nuri Öğmen'e müebbet hapis Haber

Erzurum'da bayram izninde işlenen cinayette karar: Nuri Öğmen'e müebbet hapis

Erdem Özengiz sokakta ölü bulundu Olay, 20 Mart’ta gece saatlerinde Yakutiye ilçesi Rabiana Mahallesi 2’nci Park Sokak’ta meydana geldi. Sokakta hareketsiz halde bir kişinin bulunduğu ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrolde kişinin boğazından kesici aletle yaralanarak hayatını kaybettiği belirlendi. Kimlik tespitinin ardından hayatını kaybeden kişinin 45 yaşındaki Erdem Özengiz olduğu ortaya çıktı. Olay yeri incelemesinin tamamlanmasının ardından Özengiz’in cenazesi otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı. Cinayet şüphelisi yaklaşık 100 metre mesafedeki evde yakalandı Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet ve Gasp Büro Amirliği ekipleri, yürüttükleri çalışmada cinayet şüphelisinin Özengiz’in eşinin kuzeni Nuri Öğmen olduğunu belirledi. Öğmen, olay yerinin yaklaşık 100 metre uzağındaki bir evde yakalandı. Emniyetteki işlemleri sırasında cinayeti kabul ettiği belirtilen Öğmen, sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma sırasında Öğmen’in çeşitli suçlardan toplam 20 yıl kesinleşmiş hapis cezasının bulunduğu ve yaklaşık 11 yıldır cezaevinde olduğu belirlendi. Öğmen’in bayram nedeniyle 11 günlük izinle cezaevinden çıktığı tespit edildi. Sanık: "Çok pişmanım" Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına Erdem Özengiz’in yakınları ve taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanık Nuri Öğmen ise Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlandı. Öğmen, davanın ilk duruşmasındaki savunmasında Özengiz ile olaydan önce tartıştıklarını, olay günü birlikte alkol aldıklarını ve aralarında yeniden gerginlik yaşandığını ileri sürdü. Sanık, Özengiz’in kendisine ağır sözler söylediğini iddia ederek olayın kısa süre içerisinde meydana geldiğini savundu. Bıçakla ilgili yaşanan arbede sırasında kendisinin de elinden yaralandığını belirten Öğmen, eylemini savunma amacıyla gerçekleştirdiğini öne sürdü. Öğmen, mahkeme heyetinin son sözünü sorması üzerine ise "Çok pişmanım, keşke böyle bir şey yaşanmasaydı" dedi. Aile avukatı daha ağır değerlendirme talep etti Erdem Özengiz’in ailesinin avukatı, duruşmada olayla ilgili ek araştırma yapılmasını istedi. Avukat, olay yerinden uzaklaşan ikinci bir kişinin bulunduğuna ilişkin değerlendirmeler olduğunu belirterek çevredeki güvenlik kameralarının incelenmesini talep etti. Otopsi raporuna da değinen aile avukatı, Özengiz’in vücudunda çok sayıda yara bulunduğunu belirterek cinayetin "canavarca hisle" işlendiğinin değerlendirilmesini istedi. Sanığın uzun süredir cezaevinde olduğunu ve izinli çıkar çıkmaz cinayet işlediğini belirten avukat, sanık hakkında herhangi bir indirim uygulanmamasını talep etti. Sanık avukatı ise olayın canavarca hisle işlendiği yönündeki değerlendirmeye katılmadı. Müvekkilinin olay günü ağır hakaretlere maruz kaldığını ileri süren avukat, sanığın beraatini istedi. Özengiz’in eşi S.Ö. ile kardeşleri A.Ö. ve K.Ö. de sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme müebbet hapis cezası verdi Duruşmada tarafların beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti kararını açıkladı. Mahkeme, Nuri Öğmen’i kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına mahkum etti.

Bursa’da Arzu Khalılova cinayeti davası: Sanığın akıl sağlığı incelenecek Haber

Bursa’da Arzu Khalılova cinayeti davası: Sanığın akıl sağlığı incelenecek

Arzu Khalılova 146 makas darbesiyle hayatını kaybetti Olay, 3 Kasım 2025’te Yıldırım ilçesi Değirmenlikızık Mahallesi’ndeki evde meydana geldi. Arzu Khalılova ile birlikte yaşadığı Salican Mehmet arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Mehmet’in makasla saldırdığı Khalılova ağır yaralandı. İhbar üzerine eve polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ambulansla Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan 20 yaşındaki kadın, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Adli incelemede Khalılova’nın vücudunda 146 makas yarası bulunduğu, bunlardan 72’sinin tek başına ölümcül nitelikte olduğu belirlendi. Sanık olayla ilgili farklı savunmalar yaptı Cinayet sonrasında verdiği ilk ifadesinde eşiyle tartıştıktan sonra makasla saldırdığını anlatan Salican Mehmet, daha sonraki savunmasında ise olayın gerçekleşme şekline ilişkin farklı bir iddia ortaya attı. Sanık, mahkemedeki savunmasında makasın önce Khalılova’nın elinde olduğunu, kendisini savunmak amacıyla makası aldığını ve sonrasını hatırlamadığını öne sürdü. Mehmet ayrıca geçmişte psikolojik sorunlar nedeniyle tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını iddia etti. Sanığın avukatı da müvekkilinin ceza sorumluluğunun belirlenmesi için psikiyatrik değerlendirme yapılmasını talep etti. Arzu Khalılova’nın annesi şikayetçi olduğunu söyledi Duruşmada söz alan Arzu Khalılova’nın annesi Zülfiye Halil, önceki celsede sanıktan şikayetçi olmadığını söylemesinin nedenini açıkladı. Halil, hukuki açıdan “şikayetçi olmama” kararının sonuçlarını bilmediğini belirterek bu kez sanıktan şikayetçi olduğunu ifade etti. Khalılova’nın annesi, mahkemede sanığın cezalandırılmasını istediğini belirterek davaya katılma talebinde bulundu. Sanığın geçmişte 8 suç kaydı bulunduğu belirtildi Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre Salican Mehmet’in daha önce “kasten yaralama”, “kullanmak için uyuşturucu bulundurma” ve “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” gibi suçlardan 8 kaydının bulunduğu belirtildi. Mehmet hakkında ayrıca Arzu Khalılova’ya yönelik eylemi nedeniyle “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçundan da işlem yapıldığı bilgisi dosyada yer aldı. Mahkemeden Adli Tıp Kurumu kararı Bursa 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın akıl sağlığının suç tarihinde ve mevcut durumda ceza sorumluluğunu etkileyip etkilemediğinin belirlenmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesine müzekkere yazılmasına karar verildi. Sanığın burada yapılacak değerlendirme sonucunda işlediği iddia edilen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlayıp anlayamadığının ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin etkilenip etkilenmediğinin belirlenmesi bekleniyor. Mahkeme ayrıca Salican Mehmet’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Davanın bundan sonraki aşamasında Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanacak raporun sanığın ceza sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede önemli rol oynaması bekleniyor.

Büyükçekmece Belediyesi davasında Başkan Hasan Akgün’ün tutukluluğuna devam kararı Haber

Büyükçekmece Belediyesi davasında Başkan Hasan Akgün’ün tutukluluğuna devam kararı

Sanık ve tanıkların beyanları alındı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Büyükçekmece Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin ardından dava süreci başladı. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Hasan Akgün’ün de aralarında bulunduğu 31 sanığın yargılandığı davanın bugünkü duruşması İstanbul Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuksuz sanıkların savunmaları ile tanıkların beyanları dinlendi. Beyanların tamamlanmasının ardından duruşma savcısı, dosyadaki mevcut delil durumu ve soruşturma kapsamını dikkate alarak tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamını talep etti. Akgün hakkında 183 yıla kadar hapis istemi İddianamede Hasan Akgün hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme”, “rüşvet”, “icbar suretiyle irtikap” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlamaları yöneltiliyor. Akgün hakkında bu suçlamalar kapsamında 68 yıldan 183 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. 5 sanığın tutukluluğu sürecek Mahkeme heyeti, görevinden uzaklaştırılan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ile Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Kazancı ve iş insanları Adem Çukur, Mehmet Kılıç ile Osman Yeşilgül’ün tutukluluklarının devamına hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 16 Kasım 2026 tarihine ertelendi.

İzmir’de Ali Aydın cinayeti davası başladı: Sanık “Sonrasını hatırlamıyorum” dedi Haber

İzmir’de Ali Aydın cinayeti davası başladı: Sanık “Sonrasını hatırlamıyorum” dedi

Sabah yürüyüşünde taşlı saldırıya uğradı Olay, 14 Ocak 2026’da Çiğli ilçesi Evka-2 bölgesindeki dağlık alanda meydana geldi. Emekli öğretmen ve avukat olan Ali Aydın, sabah yürüyüşü yaptığı sırada saldırıya uğradı. Başına taşla vurulan Aydın, olay yerinde ağır yaralı halde bulundu. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Aydın’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri incelemesinin ardından Aydın’ın cenazesi İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda şüphelinin Mahmut Delil Erik olduğu belirlendi. Gözaltına alınan Erik, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı. Ali Aydın’ın cenazesi Harmandalı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede Mahmut Delil Erik hakkında, “canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Sanık hakkında ayrıca “bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma” suçundan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. “Bir arbede oldu, sonrasını hatırlamıyorum” Karşıyaka 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Mahmut Delil Erik’in yanı sıra Ali Aydın’ın eşi Kızbes Aydın, yakınları ve çok sayıda avukat katıldı. Savunmasına Aydın ailesine başsağlığı dileyerek başlayan Erik, olayın siyasi olmadığını savundu. Olaydan yaklaşık üç hafta önce uyuşturucu kullanmayı bıraktığını belirten sanık, sonrasında çeşitli sıkıntılar yaşadığını ve olaydan bir gün önce ağabeyinin kendisini hastaneye götürdüğünü anlattı. Olay gecesi dağlık bölgeye gittiğini belirten Erik, burada Ali Aydın ile karşılaştığını ifade ederek aralarında arbede yaşandığını söyledi. Sanık, başına aldığı darbenin ardından bilincini kaybettiğini ve sonrasını hatırlamadığını öne sürdü. Aile ve avukatlar sanığın cezalandırılmasını istedi Duruşmada söz alan Ali Aydın’ın ailesi ve avukatları, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca soruşturmanın genişletilmesi yönündeki taleplerini mahkemeye sundular. Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Mahmut Delil Erik’in tutukluluk halinin devamına hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına karar veren heyet, davayı 20 Kasım’a erteledi.

Antalya'da sahte polis operasyonunda 4 milyon dolarlık kripto varlık iddiası: Sanıkların yargılanmasına devam edildi Haber

Antalya'da sahte polis operasyonunda 4 milyon dolarlık kripto varlık iddiası: Sanıkların yargılanmasına devam edildi

Antalya'da kendilerini polis olarak tanıtarak bir villaya sahte operasyon düzenledikleri ve yaklaşık 4 milyon dolar değerinde kripto varlığı ele geçirdikleri iddiasıyla 9'u tutuklu 13 sanığın yargılanmasına devam edildi. Şikayetçi Cem Turan, kendisi ve ailesinin ölüm ile işkenceyle tehdit edildiğini öne sürerek, baskı altında tüm kripto varlıklarını transfer ettiğini söyledi. Villaya polis kıyafetiyle girdikleri iddiası Olay, 29 Aralık 2025'te sabaha karşı Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Şirinyalı Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında Konyaaltı Emniyet Müdürlüğü'nde görevli bir polis memuru ile emekli bir polisin de bulunduğu kişiler, polis kıyafetleriyle bir villaya geldi. Polis kimliği göstererek arama ve el koyma kararı bulunduğunu öne süren şüphelilerin, villaya girdikten sonra ev sahibi Cem Turan'ın iki çalışanını kelepçelediği iddia edildi. Şüphelilerin, yaklaşık 4 milyon dolar değerindeki kripto varlığı soğuk cüzdan aracılığıyla kendi hesaplarına aktardıkları ve güvenlik kamera kayıt cihazını da yanlarına alarak olay yerinden ayrıldıkları öne sürüldü. Operasyonda silah ve soğuk cüzdan ele geçirildi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 13 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler arasında yabancı uyruklu kişilerin de bulunduğu, bazı şüphelilerin Türkiye'den ayrılmaya çalışırken Antalya Havalimanı'nda yakalandığı belirtildi. Şüphelilerin adresleri ve araçlarında yapılan aramalarda plastik kelepçeler, güvenlik kamerası kayıt cihazı, 2 tabanca, 61 bin 105 dolar, soğuk cüzdan, polis kimliği olduğu belirtilen kartlar ve telsiz ele geçirildiği bildirildi. 9 şüpheli tutuklandı Şüpheliler hakkında aralarında gece vakti birden fazla kişi tarafından silahlı yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, resmi belgede sahtecilik ve kamu görevini yetkisiz şekilde üstlenme suçlarının da bulunduğu iddialarla işlem yapıldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u tutuklanırken, 4 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. '200 milyon dolar istediler' Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada şikayetçi Cem Turan, olay günü villaya gelen kişileri başlangıçta polis sandığını anlattı. Turan, kendisiyle iş birliği yapmaması halinde kötü şeyler olabileceği yönünde tehdit edildiğini öne sürerek, kendisinden 200 milyon dolar istendiğini söyledi. Ailesine zarar verilebileceğinden endişe ettiğini belirten Turan, sahip olduğu kripto varlıkları transfer etmesi halinde kendisi ve ailesinin serbest bırakılacağını düşündüğünü ifade etti. Baskı altında elindeki tüm kripto varlıklarını gönderdiğini belirten Turan, transfer ettiği varlıkların o dönemde yaklaşık 4 milyon dolar değerinde olduğunu söyledi. Turan'ın eşi Sinem Turan da eşinin saldırıya ve işkenceye maruz kaldığını düşündüğünü belirterek, kendilerinin tehdit edildiğini öne sürdü. Mahkeme HTS kayıtlarını istedi Mahkeme heyeti, Ukrayna adli makamlarına gönderilen adli yardımlaşma evrakına ilişkin cevabın beklenmesine karar verdi. Ayrıca sanıkların 28 Aralık 2025 tarihine ait HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan istenmesine hükmedildi. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Aziz İhsan Aktaş davasında karar açıklandı: Belediye başkanlarına hapis cezaları Haber

Aziz İhsan Aktaş davasında karar açıklandı: Belediye başkanlarına hapis cezaları

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve çok sayıda belediye başkanı ile yerel yöneticinin yargılandığı Aziz İhsan Aktaş davasında karar açıklandı. Mahkeme, bazı belediye başkanları hakkında hapis cezasına hükmederken, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin beraatine karar verdi. Görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, “rüşvet alma” suçundan 22 yıl 11 ay hapiscezasına çarptırıldı. Belediye başkanlarına verilen cezalar Mahkemenin açıkladığı karara göre diğer belediye başkanları hakkında verilen hapis cezaları şöyle: Rıza Akpolat: 22 yıl 11 ay Oya Tekin: 8 yıl 4 ay Utku Caner Çaykara: 6 yıl 8 ay Zeydan Karalar: 6 yıl 3 ay Kadir Aydar: 5 yıl 10 ay Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, “rüşvet alma” suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edildi. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında aynı suçtan 6 yıl 3 ay, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar hakkında ise 5 yıl 10 ay hapis cezası verildi. Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara da “rüşvet alma” suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Çaykara, yöneltilen iki ayrı suçlamadan ise beraat etti. Abdurrahman Tutdere beraat etti Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, “rüşvet alma” suçlamasıyla yargılandığı davada beraat etti. Mahkemenin kararının ardından dosyanın üst mahkemelere taşınması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.