Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adalet

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ : Türkiye iki partiye mahkum değil. Haber

Ümit Özdağ : Türkiye iki partiye mahkum değil.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, partisinin tuzla ilçe başkanlığında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Zafer Partisi Basın ve İletişim Başkanı Nazif Okumuş 'un aktardığı basın bildirisidir. Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın Basın Açıklaması : “Çok değerli Tuzla sakinleri, ben de fırtınalı bir gecenin sonrasında bana sabahın bu erken saatinde sizlerle bir araya gelme fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Tuzla'da yaşamak hem İstanbul'da yaşamak hem de bir ayağı Ankara'da olmak gibi. Ankara'ya en yakın ilçelerin başında geliyor. Biz de Zafer Partisi olarak 2026 senesine İstanbul'da başladık. Çünkü İstanbul, Yunanistan, Bulgaristan ve Arnavutluk’un toplamından daha fazla insanın yaşadığı bir şehir demek zor adeta bir ülke. Gündüzleri 21 milyon, geceleri 19 milyon kişi yaşıyor bu şehirde. Bu şehir, bu büyük nüfusla, ülkeleri aşan nüfusuyla aynı zamanda ağır sorunları da taşıyor. Ancak bu şehir derken, bu şehir adına bu sorunları taşıyan ilçeler ve İstanbul'da her ilçe Anadolu'daki orta büyüklükteki bir kentten daha büyük, adeta kendisi bir kent. Tuzla da öyle, 300 bini aşan nüfusuyla Anadolu'daki birçok kentten daha büyük. Onun için İstanbul'u anlamak her bir ilçeyi, ilçenin meselelerini bilerek ve ona çözüm üreterek mümkün. Biz de bundan dolayı her bir ilçede bir gün sahada çalışmalar yaparak, sivil toplum örgütleriyle bir araya gelerek, daha sonra esnaf ziyaretleri gerçekleştirerek, kentin, ilçenin değişik, önemli temas noktalarında vatandaşlarımızı dinleyerek meseleleri bir de onlardan öğrenmek ve kendi çözüm önerilerimizi anlatmak istiyoruz. Türkiye’nin ister Tuzla'da yaşayın ister Sinop’ta ister Muğla'da ister Hakkâri’de bir de ortak sorunları var. Bu ortak sorunlarının başında da küçük bir azınlık İsviçre'de yaşar gibi yaşar ve İsviçre'de tüketir gibi tüketirken, büyük bir bölümün de ne yazık ki Irak'ta yaşar gibi yaşamaya zorlanması. 9 seneden beri asgari ücretlinin, dar gelirlinin, sabit gelirlinin, milli gelirden aldığı pay azalıyor, yani fakirleşiyor. 16 milyon 800 bin emekli, dul ve yetimin 9 seneden beri fakirleştiği bir Türkiye'de, şimdi 20 bin lira maaşla insanlar kiraların 15-20-25 bin bandında olduğu bir ülkede nasıl geçinecekler, nasıl hayatta kalacaklar. Açlık seviyesinin altında bir emekli maaşı veriliyor. Öte yandan milyonlarca insan asgari ücretle hayata tutunmaya çalışıyor ama tutunamıyor. Özetle Türkiye'nin en temel meselelerinin başında hiç şüphesiz bu ülkenin zengin ama bu ülkenin insanlarının çok büyük bir bölümünün fakir olması, yanlış politikalarla fakirleştirilmesi geliyor. Siyaset, kaynakları nasıl dağıtılacağına karar vermektir. İktidardaki siyasetçi, hastane nereye yapılacak, okul nereye yapılacak, barajlar nereye yapılacak, yollar nerelerden geçecek, hep bunların kararını vermek zorunda. Ama siyasetçi aynı zamanda hangi şirket hangi ihaleyi alacak, hangi kişi hangi iş yerinde işe yerleştirilecek ve kim ne kadar maaş alacak, onun da kararını veriyor. Ve görüyoruz ki yıllardan beri bu konuda büyük adaletsizlikler yapılıyor. 5 tane şirket var hepimiz duyuyoruz. Bütün ihaleleri bu şirketler alıyor. Ya Türkiye'de başka şirket yok mu? Toplam almış oldukları ihale tutarı 250 milyar doları geçti. Sonra siz çocuklarınızı bir işe sokmakta zorlanırken bazıları 3 çocuklarını 4 çocuklarını hem ayrı ayrı işe yerleştiriyorlar hem de o çocuklar birkaç yerden maaş alabilecek duruma geliyorlar. Bu adalet mi? Ya da sizin çocuğunuz küçük bir hata yapsa hemen hapis cezası ile çarptırılırken bu, ben onlara mavi kanlılar diyorum, mavi kanlıların çocukları trafik kazası yapıp adam öldürdüklerinde bile içeriye girmiyorlar. Doğru mu arkadaşlar? Bu adalet değil. Bugün 22 seneden beri Türkiye'de yaşanan Türkiye'de kalkınma da değil. Ne adalet var ne kalkınma var. Diyebilirsiniz ki ya bunca yol yapıldı, bunca tesis yapıldı, bunca hastane yapıldı. Ben meseleye öyle bakmıyorum değerli arkadaşlar. Nasıl bakıyorum biliyor musunuz? Ben iyi bir Fenerbahçeliyim. Bugünlerde iyi bir Fenerbahçeli olmak iyi bir şey mi ondan da çok emin değilim. Bir türlü şampiyon olamadık. Nerede Ali Başkan kaçtı galiba gördünüz mü? Biliyorum ki Fenerbahçe'yi 3. sırada lig başladıktan sonra şampiyon yapmak için alan bir antrenör lig boyunca Fenerbahçe'ye daha fazla gol attırsa daha az gol yedirse ama lig bittiğinde Fenerbahçe 3. sıradan 6. sıraya gerilerse o antrenör başarılı bir antrenör değildir değil mi? Demek ki diğer takımlar daha da fazla gol atmışlardır daha da az gol yemişlerdir. Şimdi arkadaşlar AK Parti iktidara geldiğimde Türk ekonomisi dünyanın 16. büyük ekonomisiydi. Bugün 23.'ye geriledi. Demek ki yapılan yoldu, şuydu, buydu, bunca toplanan paraydı. Ortadaki sonuç, kalkınmayan bir Türkiye, gerileyen bir Türkiye, diğerleriyle kıyaslandığında. Tabi, bu bir kötü yönetimin sonucunda oluyor. Nasıl bir kötü yönetim? Emekliye zam yaparsak enflasyon artar, diyorlar. Ama, bakın, Suriye'de Beşar Esad'ı devireceğiz, diyerek, bu ülkeye kayıtlı 5 milyon, kayıtsız 2 milyon, toplam 7 milyon Suriyelinin gelmesine yol açtılar. Sonra dediler ki, bu ensar, muhacir meselesidir. Konu kötü yönetimi, din kisvesi altına sığdırmaya çalıştılar. Oysa, Mekke'den Medine'ye göç eden muhacir sayısı 191 diye tahmin edilir. Orada bile ensarla muhacir arasında kavga çıkmıştır. Peygamberimiz araya girmiştir ve kavgayı yatıştırmaya çalışmıştır. Daha Peygamberimizin, Hz. Muhammed'in hükmünü dinlemedikleri için, çıkan kavgada ayet gelmiştir kardeşim. Siz buraya 5 milyon kayıtlı, 2 milyon kayıtsız adam aldınız. Afganistan'dan milyonlar geldi. Beraberlerinde uyuşturucu getirdiler, birazdan o konuya da geleceğim. Sınırlarımızı açtınız ve bu gelenlere yılda 11 milyar dolar para harcadınız. Avrupa Birliği'nden falan değil. Bakın, Erdoğan'ın kendi açıklaması var. Bu nasıl Birleşmiş Milletler diyor. Hepsi buraya geliyor diyor. Bizim alnımızda enayimi yazıyor diyor. Bindiririm uçaklara, bindiririm trenlere, otobüslere, yollarım bunları 3. ülkelere diyor. Ama yollamadı ve kaldılar. Bakın şimdi en fazla giden sayısı 600 bin, onlar da memnun değilmiş. Özetle, bugün eğer bu ekonomik sıkıntıları yaşıyorsak, bu kötü politikaların sonucudur. Bunca insan geldiğinde kira fiyatları artmaz mı? Artar. Bunca insana vatandaşlık satıp, ev fiyatlarını, gayrimenkul fiyatlarını, normal bir Türk vatandaşının alamayacağı derecede yükseltirseniz enflasyon artmaz mı? Bunca insan bu ülkede tüketirse, domatesin fiyatı, peynirin fiyatı artmaz mı? Artar. Ondan sonra gıda enflasyonunda dünya birinci oluyor. Sizin yaptığınız yanlış politikalardan dolayı bu noktaya geldik. Sonra övündüler, biz dünyada insani yardım yapmakta birinciyiz diye. Evet, dünyada insani yardım yapmakta Türkiye maalesef birinci. Gayrisafi milli hasılasına göre dünyada en fazla diğer ülkelere insani yardım yapan ülke Türkiye, 7 milyar dolar. Her yıl 7 milyar dolar Afrika’daki ülkelere insani yardım yapıyor. Yol yapıyoruz, köprü yapıyoruz geçsinler diye. Amerika'dan sonra 2.’yiz ama gayrisafi milli hastalığımızı ölçün diye 1. sıradayız. Biz Almanya'dan zengin miyiz? İsviçre'den zengin miyiz? Katar'dan zengin miyiz? Birleşik Arap Emirlikleri'nden, Suudi Arabistan'dan zengin miyiz ki bu halkın da insan olduğunu unutup burada emekli, dul, yetim, asgari ücretli hayata tutunmaya çalışırken siz bu milletin 7 milyar dolarını Afrika'da ve dünyanın değişik ülkelerinde har bulup harman savuruyorsunuz. Evet, bugün açlık sefalet varsa, millet fakirse bu bütün politikaların neticesidir. Ve şimdi enflasyonu düşüreceğiz, güzel de 3 seneden beri düşmeyen enflasyon olur mu? Tamam halk tüketmesin, halk tüketmesin ama önce siz tüketmeyin, önce siz bu israfa son verin. Bakın şimdi NATO toplantısı yapılacak diye Ankara'da özel havaalanı genişletmesi yapıyorlar, o havaalanından da saraya özel yol yapıyorlar arkadaşlar. Sadece yolun mimari tasarımına 9 milyon lira harcamışlar. Hangi NATO ülkesinde NATO toplantısı yapılacak diye özel havaalanı genişletmesi ve özel yol yapılır? Bu milletin, bu fakir milletin parasını nasıl harcıyorsunuz siz? Biz de buna isyan ediyoruz tabii. Yine, bu ülkenin en ağır sorunlarından bir tanesi sizin Tuzla'da da yaşadığınız, uyuşturucunun her geçen gün biraz daha yayılması, organize suç örgütlerinin, çetelerin esnafı haraca kesmesi, organize suç örgütlerinde Türkiye, Avrupa'da 1., dünyada 14. sırada arkadaşlar. Ve sanal kumar hepimizin cep telefonlarında ve aileleri parçalanmaya sürüklüyor. Bununla mücadele ediliyor mu? Hayır, gerçek bir mücadele yok. Ünlüleri tutukluyorlar, hiç itirazımız yok. Tutuklansınlar ünlüler, hiç itirazımız yok. Ama siz bu arada infaz yasasıyla oturup torbacıları dışarı çıkartıyorsanız, bunun hiçbir anlamı yok. Bakın Ümraniye'de bir genç kız, polis kardeşimiz, 172 tane dosyası olan bir sabıkalı tarafından şehit edildi gencecik çocuk. Doğru mu? Ya bu 172 tane dosyası olan adam niye sokakta dolaşıyor kardeşim? Niye sokakta dolaşıyor? Onun gibi binlercesi var. Onun için uyuşturucuyla mücadele, organize suçla mücadele, sanal kumarla mücadele için yasal değişiklikler yapacağız. Ve sadece uyuşturucuyla mücadele için bir yasa çıkartacağız, bütün mevzuatı derleyeceğiz. Sanal kumarla mücadele için yasa çıkartacağız, bütün mevzuatı derleyeceğiz. Arkadaşlar tedavi gönüllü olmaktan çıkacak, tedaviyi zorunlu hale getireceğiz. Bir uyuşturucu bağımlısı tedavi olana kadar toplum için tehdittir, bir canlı bombaya benzetiyoruz biz onu. Annesinin, babasının veya bir başka akrabasının iki satırlık talebiyle, mahkeme kararıyla zorunlu tedavi altına alacak. İstanbul'da mı yaşıyor? İstanbul'dan alacağız, Anadolu'da kırsal bölgelerde açılmış rehabilitasyon merkezlerine götüreceğiz. Orada çalışarak, rehabilite olarak, sağlıklı bireyler olarak annelerine, babalarına geri gelecekler. Ve uyuşturucu patronların mal varlığına el koyacağız. Şimdi mevcut düzenlemede bu çok zor. Neymiş? O parayla şey arasında bağ kurmak lazımmış. Eroin arasındaki veya uyuşturucu arasındaki bağ kurmak lazımmış. E uyuşturucu sattıkları zaman KDV fişi kesmiyorlar ki kardeşim. Nasıl bağ kuracaksınız? Bu yasal düzenlemeyi de değiştireceğiz ve burada el koyduğumuz parayı uyuşturucuyla mücadeleye harcayacağız. Bakın, ülkenin değişik yerlerinde toplantılarda evlatları uyuşturucu kullanan annelerle konuşuyoruz. Onların çektiği acıyı nakletmek mümkün değil. Çocukları tarafından dövülüyorlar, küfrediliyorlar, ölümle tehdit ediliyorlar, yaralanıyorlar. Çocuklarını yaralayanlar var. Çocuklarına ölmesi için dua eden anneler, babalar var. Bir tanesi, hiç unutmuyorum, babamız vefat ettikten sonra oğlum evdeki eşyaları satıp uyuşturucu aldı. Evdeki eşyaları satıp uyuşturucu aldı, beni dövdü. Sonra evde bir tek buzdolabı kalmıştı, onu da sattı. Sonra evi satacaksın diye beni tehdit etmeye başladı. Evi satmayınca evi ateşe verdi. Şimdi dedi, çok şükür hapiste, çok şükür. Bu, bütün uyuşturucu kullanan annelerin ortak dileği, çocukların hapse girmesini istiyorlar. Ama hapis bir çözüm değil bugünkü durumda. Sonra arada bir çay içerken, o kadıncağız yanıma geldi, dedi ki, ya Ümit Bey, oğlumun uyuşturucudan bütün dişleri döküldü, yemek yiyemiyor. Acaba ona bir takma diş yaptırmamız mümkün mü? Yani oğlundan o kadar çekmiş ama hala oğlunu düşünüyor. Özetle değerli arkadaşlar, bu toplumsal bir yara olmanın ötesinde ülkemize yönelik ağır bir tehdit. Ve bu ağır tehdidi aşacak politikaları Zafer Partisi temsil ediyor. Türkiye'nin en büyük başındaki diğer bela, sığınmacı ve kaçakların oluşturduğu ağır yükü, Türk halkının omuzlarından alacak tek partinin Zafer Partisi olduğu gibi. Bakın, hiçbir siyasi parti bizim konuştuğumuz konuları, hayati konuları, Türk milletinin gerçek derdi olan konuları konuşmuyor. Ne sığınmacıları konuşuyorlar ne uyuşturucuyu, sanal kumarı ne organize suç örgütlerini konuşuyorlar. Oysa Türk halkı bunlarla iç işe yaşıyor. Her gün karşımıza çıkıyor. Bazen görmemezlikten geliyoruz ama görmemezlikten gelmek de mümkün değil. Muhakkak bu ülkede, bu içine girmiş olduğumuz ekonomik kriz değil artık ekonomik buhrandan çıkmak için dünya yapay zekâ destekli bir sanayi devrimi yaşarken dünyanın olağanüstü şekilde gerisinde kalmamak için büyük bir atılım yapmamız gerekiyor ekonomide. Bu atılım arkadaşlar adalet sağlanmadan olmaz. Adaletin olmadığı yerde ekonomik gelişme olmuyor. TÜSİAD başkanı küçük bir eleştiri yapıyor, adamı içeri alıyorlar. Böyle bir çerçevede hangi yabancı sermaye Türkiye'ye gelir? Bırakın Türkiye'ye yabancı sermaye gelmesini, Türk sermayesi yurt dışına kaçıyor. İşte Mısır'a giden Türk tekstil sanayi 5 milyar dolar tutarımda. 342 bin tekstil işçisi Türkiye'de işsiz kalmış. Her bir işçiyi lütfen üçle çarpın ailesiyle birlikte. İşte bu kadar insan şimdi işsiz durumda. İtalya'ya giden tekstil firmalarımız var. Fasa giden tekstil firmalarımız var. Türk iş adamları yurt dışında ev satın alıyorlar. Yabancıların Türkiye'ye getirdiği paradan daha fazlası Türkiye'de adaletsizlik hâkim olduğu için yurt dışına gidiyor. Bakın adaletsizlik için çok örnek verebilirim. Benim hapse atılmam ve 5 ay içeride mahkûm tutulmam dahil. Ama bir tek örnek var. Anayasa Mahkemesi kararları bütün devlet kurumlarını vatandaşları bağlar. Bugün Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyor kardeşim. Onun için kimse bize Türkiye'de hukuk devleti var demesin. Bu Bin Bir Gece Masallarından daha büyük bir masaldır. Türkiye'de hukuk da yok devleti de yok. Ne zamanki Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamaya başlarsınız o zaman hukuk devleti için Türkiye'de ancak umut olur. Hukukun olmadığı yerde kalkınma olmaz. Eğitimin güçlü sağlam bilimsel temeller üzerine oturmadığı bir ülkede de kalkınma olmaz. Şimdi daha genç çiftler çocukları olmadan çocuğumuzu hangi kolejde okutacağız buna nasıl para ayıracağız diye düşünüyorlar. Niye kolejde okutmak istiyorsunuz çocuklarınızı? Çünkü devlet okullarına olan inanç ortadan kayboldu. Oysa eğitim bir yurttaş hakkıdır. Devlet okullarının kalitesinin yüksek olmasını beklemek bizim için doğal bir beklentidir. Çok değerli Tuzlalılar bakın, çocuklarımızı yanlış bir eğitim sistemi içerisinde yanlış bir meslek yönlendirmesine tabi tutuyoruz. ‘Benim çocuğum üniversite okusun’. Herkesin doktor olduğu, herkesin mühendis olduğu, herkesin yazılımcı olduğu bir ülke düşünebilir misiniz? Bu ülkede bizim arabalarımızı tamir edecek ustalara ihtiyacımız var. Bu ülkede bizim duvarlar inşa edecek ustalara ihtiyacımız var. Bu ülkede bizim su tesisatlarını kuracak ustalara ihtiyacımız var. Herkesin üniversite mezunu olması, ancak üniversite mezunu olduğunda bilgili olunacağına dair inanç ortadan kaldırılmalı. Onun için biz meslek liselerini tekrar güçlü bir şekilde açmanın şart olduğunu düşünüyoruz. Ve bunu da gerçekleştireceğiz inşallah. Nasıl gerçekleştireceğiz? Dışarıdaki karışıklıkları, kaosları her gün seyrediyorsunuz televizyonlarda. Şimdi İran karıştı, Suriye'de zaten karışıklık 2011'den bu yana devam ediyor. Ve bu ülkeye başına bu sorunları getiren iktidar bu ülkeyi bu sorunlardan çıkartamaz. Bakın bu ülkeye başına bu sorunları getiren iktidar bu ülkeyi bu sorunlardan kurtaramaz, çıkaramaz. Ama biz Zafer Partisi olarak Türkiye'yi bu dış sorunlardan da bu içerideki ağır meselelerden de çıkartacak yol haritasına, kararlılığa ve kadroya sahip bir partisi. Türkiye iki partiye mahkûm değil. Bugünkü siyasal sistem muhakkak ama ittifakları da gerektirir. Ve önümüzdeki seçimde de muhakkak ittifaklar olacak. Biz de Zafer Partisi olarak, ben DAM İttifakı diyorum, yani DEM, AK Parti ve MHP'nin oluşturduğu ittifaka, onların damdan düşeceğini de görüyoruz. Yapacağımız ilk şey, her iktidarın bir ilk gün gündemi var ya, yapacağımız ilk şey inşallah birinci gün emekli, dul ve yetim maaşlarına güçlü bir zam yapmak olacak. Çünkü bu seçimlerden sonra Sayın Erdoğan’ı da Sayın Bahçeli’yi de emekliye ayıracağız.”

Trump: Venezuela’yı biz yöneteceğiz Haber

Trump: Venezuela’yı biz yöneteceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, açıklamasında güvenli ve adil bir geçiş süreci olana kadar Venezuella'yı yöneteceklerini aktardı. Trump, açıklamasında şunları kaydetti: "Güvenli ve adil bir geçiş süreci olana kadar ülkeyi biz yöneteceğiz. Başka birinin gelip aynı durumu tekrar yaşamasını istemiyoruz. Adil bir iktidar değişimi sağlanana kadar ülkeye biz yöneteceğiz çünkü Venezuella halkı için barış ve refah istiyoruz." ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın başkenti Caracas’a düzenlenen "büyük çaplı" bir hava saldırısının ardından Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in ABD özel kuvvetleri tarafından yakalanarak ülkeden çıkarıldığını duyurdu. Maduro ve eşi Cilia Flores'in baskın sırasında seçkin ABD güçleri tarafından yatak odalarından sürüklendiğini söyledi. Trump, saldırı sırasında bir helikopter vurulduğunda bazılarının yaralanmasına rağmen hiçbir ABD hizmet üyesinin ölmediğini söyledi. Trump, operasyonu "Delta Gücü"nün gerçekleştirdiğini ve çiftin yargılanmak üzere New York’a getirilmekte olduğunu açıkladı. Dünya gündemi, Cumartesi sabahı ABD’nin Venezuela’ya yönelik şok operasyonuyla sarsıldı. Aylardır süren gerilim ve Washington’un "narko-terör" suçlamalarının ardından ABD ordusu, Caracas’a yönelik hava harekatı başlattı. Operasyonun hemen ardından açıklama yapan Başkan Donald Trump, Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun devrildiğini ve ABD gözetiminde olduğunu bildirdi. "Televizyon şovu gibi canlı izledim" Operasyonun ardından Truth Social hesabından açıklama yapan ve sonrasında Fox News ile New York Times’a konuşan Trump, harekatın detaylarına dair çarpıcı bilgiler paylaştı. Operasyon merkezinden her anı saniye saniye takip ettiğini belirten Trump, şu ifadeleri kullandı: "Gerçek askeri yetkililer bana, yeryüzünde böyle bir manevrayı yapabilecek başka bir ülke olmadığını söyledi. O anları tam anlamıyla bir televizyon şovu izler gibi izledim. Profesyonelliği ve liderlik kalitesini görmek inanılmazdı. Daha önce hiç böyle bir şey görmedim." Caracas’ta kaos: "Yaşam kanıtı istiyoruz" Operasyon sırasında Caracas semalarında çok sayıda helikopter görülürken, Venezuela hükümeti saldırılarda sadece askeri tesislerin değil, sivil yerleşimlerin de vurulduğunu açıkladı. Maduro’nun yakalanmasının ardından Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, anayasa gereği yetkilerin kendisine geçtiğini duyurdu. Ancak Rodriguez, Maduro'nun akıbeti konusunda endişeli olduklarını belirterek ABD'ye rest çekti: "Devlet Başkanımızın ve eşinin nerede olduğunu bilmiyoruz. Başkan Trump'tan, Nicolas Maduro’nun hayatta olduğuna dair derhal kanıt (proof of life) bekliyoruz." "Maduro ve eşi New York'a getirilecek" Trump, yakalanan Maduro ve eşi Cilia Flores’in helikopterle alındıktan sonra bir gemiye nakledildiğini açıkladı. Çiftin şu anda ABD yolunda olduğunu belirten Trump, "Bir gemideler ve New York'a doğru yola çıkacaklar. Helikopterle güzel bir uçuş yaptılar, eminim çok sevmişlerdir" dedi. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Maduro ve eşinin New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde "narko-terörizm" suçlamasıyla yargılanacağını duyurdu. Bondi, "Yakında Amerikan mahkemelerinde, Amerikan topraklarında Amerikan adaletinin tüm gazabıyla yüzleşecekler" ifadelerini kullandı. Daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı, Maduro'yu uyuşturucu kaçakçılığı yapan "Cartel de Los Soles" (Güneşler Karteli) örgütünün lideri olmakla suçlamış ve yakalanması için 50 milyon dolar ödül koymuştu. Trump'tan "Yeni Düzen" ve petrol mesajı Donald Trump, Maduro sonrası dönem için ABD’nin Venezuela politikasında köklü değişiklikler olacağının sinyalini verdi. ABD’nin daha önce "ulus inşası" (nation building) yapmayacağı yönündeki söylemlerine rağmen, Venezuela’da kontrolü elden bırakmayacaklarını ima etti: Yönetim boşluğu: "Başka birinin Maduro’nun bıraktığı yerden devam etmesine izin verme riskini göze alamayız. Sürece çok müdahil olacağız ve Venezuela halkına hak ettiği özgürlüğü vereceğiz." Petrol kontrolü: "Dünyanın en büyük ve en iyi petrol şirketlerine sahibiz. Venezuela’nın petrol endüstrisine çok güçlü bir şekilde müdahil olacağız." Trump, daha önce Venezuela'nın yabancı petrol şirketlerine el koymasını sert bir dille eleştirmişti. ABD’li senatör Marco Rubio ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau da operasyonu "Venezuela için yeni bir şafak" olarak nitelendirerek, "Zorba gitti, artık adalet zamanı" mesajlarını paylaştı. Operasyonun perde arkası: Delta Gücü ve 4 günlük bekleyiş Amerikan basınına ve yetkililere dayandırılan bilgilere göre operasyonun detayları şöyle: Delta Gücü sahada: Operasyonu, 2019’da IŞİD lideri Ebu Bekir el-Bağdadi’nin etkisiz hale getirildiği baskını da düzenleyen ABD’nin en elit birliği "Delta Force" (Delta Gücü) gerçekleştirdi. Hava durumu ayarı: Trump, saldırının rastgele yapılmadığını vurgulayarak, "En iyi hava koşullarını ve doğru anı yakalamak için tam dört gün boyunca bekledik" dedi. Kayıp yok: Operasyon sırasında ABD birliklerinin can kaybı yaşamadığı, sadece birkaç yaralanma olduğu belirtildi. Trump, bir helikopterin ağır isabet aldığını ancak üsse geri dönmeyi başardığını aktardı. İkinci dalga iptal: ABD Başkanı, "İkinci bir saldırı dalgası için her şeyimiz hazırdı. Ancak ilk dalga o kadar ölümcül ve güçlüydü ki buna gerek kalmadı" şeklinde konuştu. CNN: Sürüklenerek çıkarıldılar CNN Televizyonu ise Maduro ve eşi Cilia Flores'in “uyurken yakalandıklarını” ve “ABD güçleri tarafından yatak odalarından sürüklenerek çıkarıldıklarını” iddia etti. Kaynaklar, çiftin operasyon esnasında uyuduklarını ve saatin gece yarısı olduğunu kaydetti. CIA hükümet içinden yardım aldı iddiası Reuters’a konuşan operasyona aşina iki kaynağa göre, CIA’nin Venezuela hükümeti içinde bir kaynağı vardı ve bu kişi Nicolas Maduro’nun izinin sürülmesine ve yerinin tespit edilmesine yardımcı oldu. Başkan Yardımcısı Rusya'da iddiasına yalanlama Öte yandan Reuters, Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'in Rusya'da olduğunu öne sürdü. Rusya Dışişleri Bakanlığı, söz konusu haberi yalanladı. Bakanlık, Sergey Lavrov'un Rodriguez ile telefonda görüştüğünü söyledi. Meksika kontrolden çıktı Meksika'nın kontrolden çıktığını vurgulayan Trump, uyuşturucu Kartellerinin ülkeyi yönettiğini açıkladı. Trump açıklaması sonrası yeni hedefin Meksika olabileceği gündeme geldi Sheinbaum için “iyi bir kadın” dedi Trump, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum’dan söz ederken, iyi bir kadın ifadesini kullandı. Ancak bu sözlerin ardından Meksika’daki duruma ilişkin sert eleştiriler yaptı. ABD Başkanı Trump, Meksika’daki asıl sorunun organize suç yapıları olduğunu savunarak, “Meksika’yı karteller yönetiyor. Meksika ile ilgili bir şeyler yapılması gerekecek” dedi.

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 11. Yargı Paketi'nin kabul edilmesine ilişkin değerlendirme yaptı Haber

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 11. Yargı Paketi'nin kabul edilmesine ilişkin değerlendirme yaptı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen 11. Yargı Paketi'nin kabul edilerek yasalaşmasını sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla değerlendirdi. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen 11. Yargı Paketi'nin kabul edilerek yasalaşmasını değerlendirdi. DEVA Partili Şahin, değerlendirmesinde şunları aktardı: “11. Yargı Paketi yasalaştı. Ancak cezada adalet, infazda eşitlik sağlanmadan; hukuka aykırı uygulamalar sonlandırılmadan, mağduriyetler tam anlamıyla giderilmeden bu düzenlemenin bir reform iddiası karşılıksız kalmıştır. KHK mağdurlarının ve adalet beklentisi içinde olan vatandaşımızın talepleri yine görmezden gelinmiştir. Adalet duygusunu tesis etmeyen bir yasa daha yürürlüğe girdiği anda kadük kalmıştır. Millete gerçek bir umut vaat edemeyen iktidar, çözümü yine yeni bir paket vaadiyle 12. Yargı Paketi’ne tarih vermekte aramaktadır. Adil yargılanamadığı için haksızlığa uğramış, kimsenin malına canına dokunmaksızın sadece devlet aleyhine işlenen suç tipi denilerek bu yasa kapsamı dışında bırakılmış mağdurlar haklarına kavuşana kadar adalet ve eşitlik için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Ümit Özdağ: Keşke Türkiye bu düşman ceza hukuku anlayışını hiç yaşamasaydı Haber

Ümit Özdağ: Keşke Türkiye bu düşman ceza hukuku anlayışını hiç yaşamasaydı

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davanın bugün Çağlayan Adliyesi 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen 3’üncü duruşmasında beraat etti. Mahkeme, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına hükmetti. Duruşma sonrası basın açıklaması yapan Özdağ, yargılama sürecine ilişkin değerlendirmeler yaptı. Özdağ, gözaltı ve tutuklama sürecini anlatarak, “Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla Ankara’da bir restoranda yemek yerken onlarca polis tarafından gözaltına alındım. Aynı gece İstanbul’a getirildim ve emniyette geceyi geçirmek zorunda kaldım” dedi. Mahkemenin beraat kararına ilişkin konuşan Özdağ, kararın hukuki açıdan doğru olduğunu belirterek, “Bugün mahkeme, Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına karar vererek beraat kararı verdi. Ancak hukuk sadece sonuçtan ibaret değildir, hukuk bir süreçtir” ifadelerini kullandı. Süreçte yaşananlara dikkat çeken Özdağ, “Bir başsavcılık, suçun oluşmadığı bir iddia nedeniyle bir siyasi parti genel başkanını onlarca polisle gözaltına aldırabiliyor. Bugün suç olmadığı mahkeme kararıyla ortaya konmuştur. Keşke Türkiye bu düşman ceza hukuku anlayışını hiç yaşamasaydı” diye konuştu. Hukukun devlet yapısı açısından önemine vurgu yapan Özdağ, “Hukuk sisteminin ve adalet duygusunun tahrip olması en fazla devleti zedeler. ‘Adalet mülkün temelidir’ sözü sadece bir ifade değil, devletin kurucu felsefesidir” dedi. Özdağ, benzer davalarda da hukuka uygun kararların alınmasını temenni ederek, “Umarım bu tür adil ve hukuku temsil eden kararlar, diğer davalarda da hızla verilir ve Türkiye’de yurttaşların yeniden hukuka güven duyacağı bir süreç başlar” ifadelerini kullandı. Öte yandan Özdağ, Edirne programı kapsamında Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak ile birlikte Keşan Belediye Başkanlığı’nı ziyaret etti. Özdağ, ziyarette Keşan Belediye Başkanı Opr. Dr. Mehmet Özcan ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan futbolda yasa dışı bahis tepkisi: Bu skandallar bizi üzdü! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan futbolda yasa dışı bahis tepkisi: Bu skandallar bizi üzdü!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkmenistan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayarak futbolda gündeme gelen yasa dışı bahis iddialarına sert tepki gösterdi. Erdoğan, adalet vurgusu yaparak sürecin sonuna kadar takip edileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta düzenlenen “Uluslararası Barış ve Güven Forumu”nun ardından Türkiye’ye dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Erdoğan, futbolda yasa dışı bahis iddialarına ilişkin bir soru üzerine dikkat çeken değerlendirmeler yaptı. Futbol dünyasında yöneticilerden futbolculara kadar birçok ismin bu iddialarla anılmasının kendisini derinden üzdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdarecisinden yöneticisine ve futbolcusuna kadar birçok ismin bu işin içinde olması, ülkemde böyle skandalların yaşanması bir Cumhurbaşkanı olarak bizleri gerçekten üzmüştür, hayretlere düşürmüştür. Milyonlarca lira transfer ücreti alan bu insanlar bu işin içine nasıl girer?” ifadelerini kullandı. Futbolun temelinin adalet olduğuna vurgu yapan Erdoğan, adalet sağlanmadığı takdirde sahadan çıkan sonuçların anlamını yitireceğini dile getirdi. Erdoğan, “Eğer adaleti tesis edemezsek ortaya çıkan netice bizi asla tatmin etmez. Biz futbolun asil ve temiz ruhundan yanayız” dedi. Yargı sürecine güvendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nereden gelirse gelsin, hangi kulüpten olursa olsun fark etmez. A kulübü, B kulübü önemli değil. Burada adalet bizim için çok çok önemli. Yargının bu görevini en ideal şekilde yaptığına inanıyorum” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, “Bu mücadeleyi tribünlerin sesi, gençlerin hayalleri ve bu milletin temiz futbol özlemi adına sonuna kadar sürdüreceğiz” ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı.

HSK atama kararları 'Resmi'leşti! Bin 351 yeni hâkim ve savcı göreve başlıyor Haber

HSK atama kararları 'Resmi'leşti! Bin 351 yeni hâkim ve savcı göreve başlıyor

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) atama kararları bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Adli yargıda bin 204, idari yargıda 147 olmak üzere toplam bin 351 yeni hakim ve savcının görev yerleri belli oldu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, karar sonrası yaptığı paylaşımda, "Adaletin tecellisi yolunda fedakârca çalışacaklarına inanıyorum" mesajı verdi. HSK tarafından gerçekleştirilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı ad çekme kura töreni sonrasında atama kararları bugün bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak resmileşti. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 13. maddesi gereğince, meslek öncesi eğitimlerini başarıyla tamamlayan adayların Türkiye genelindeki mahkemelere dağılımını kapsayan atamaların kuraları hatırlanacağı gibi 2 Aralık'ta Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilmişti. Atamalar, adli yargıda 1.204 hâkim ve savcı ile idari yargıda 147 hâkimi kapsarken toplam bin 351 yeni hukukçunun görev yerleri, kura sonuçlarına göre belirlendi. Kararlar, HSK'nın resmi sitesinde ve Resmi Gazete'de detaylı listelerle erişime açıldı. https://twitter.com/yilmaztunc/status/1996330520557519349 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda töreni anımsatarak, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenlediğimiz törende görev yerleri belli olan adli yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile idari yargı hâkimleri hakkındaki Hâkimler ve Savcılar Kuruluna ait atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı. Milletimiz adına karar verme makamına ulaşan hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın, adaletin tecellisi yolunda gece gündüz demeden fedakârca çalışacaklarına yürekten inanıyorum. Yargı teşkilatımızın gücüne güç katacak genç hukukçularımıza görev yerlerinde başarılar diliyorum. Yargı camiamız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun." ifadelerini kullandı. Söz konusu atama kararlarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.