Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Abluka

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Abluka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abluka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alman 'lardan Hürmüz Boğazı hamlesi Haber

Alman 'lardan Hürmüz Boğazı hamlesi

DW’de Nina Werkhäuser’in haberine göre Baltık Denizi kıyısındaki Kiel-Wik deniz üssünden hareket eden "Fulda" mayın avlama gemisinin yakında Akdeniz’e doğru yola çıkması bekleniyor. Geminin ilk etapta bir NATO antimayın birliğine entegre edilmesi planlanıyor. "Fulda", Hürmüz Boğazı'ndaki deniz mayınlarını tespit edip imha etme konusunda en üst seviyede donanım ve kabiliyete sahip. 28 Şubat’ta başlayan İran savaşından bu yana Tahran yönetimi, uluslararası ticaret açısından kritik önemdeki bu dar deniz geçidini bloke ediyor. İran'ın buraya deniz mayını döşediği tahmin ediliyor. Bu abluka nedeniyle küresel piyasalarda petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Abluka Alman ekonomisini vurdu Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Almanya’nın bir barış düzenlemesinin güvence altına alınmasına katkı sunmaya hazır olduğunu defalarca dile getirdi. Ancak bunun, İran savaşının sona ermesinden sonra mümkün olacağını vurguladı. Alman birinci televizyon kanalı ARD’de yayımlanan "Caren Miosga" adlı siyasi söyleşi programına katılan Merz, bu mesajı ABD Başkanı Donald Trump’a da ilettiğini belirtti: "Son ziyaretimde ve telefon görüşmelerimizde kendisine bu savaşın artık bizim üzerimizde de ciddi etkileri olduğunu, sona ermesini istediğimizi ve yardım sunmaya hazır olduğumuzu söyledim." Alman donanması, mayın temizleme konusunda geniş bir deneyime sahip. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana özellikle Baltık Denizi’nde eski mühimmatın temizlenmesi kesintisiz sürdürülüyor. Modern insansız sistemler ve yüksek eğitimli mayın dalgıçlarıyla donatılmış on mayın avlama gemisi, bu alanda Almanya’ya uluslararası itibar kazandırdı. NATO içinde mayın temizleme kapasitesi ise sınırlı kabul ediliyor. Son söz Federal Meclis'te Alman ordusu Bundeswehr'in her silahlı yurtdışı görevi gibi, Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir deniz misyonu da belirli şartlara bağlı. Bu şartlar Almanya Anayasası ve Federal Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla belirleniyor. Buna göre böyle bir görev, Birleşmiş Milletler, NATO veya Avrupa Birliği (AB) gibi bir "kolektif güvenlik sistemi" çerçevesinde yürütülmeli. Ayrıca Federal Meclis (Bundestag), görevlendirme hakkında bilgilendirilmeli, konuyu görüşmeli ve nihai olarak onay vermeli. Bu yetki belgesinde Bundeswehr’in görevi, kullanılacak askeri kapasite, görev bölgesi, azami asker sayısı ve görev süresi ayrıntılı şekilde belirleniyor. Donanmanın tüm unsurları çeşitli görevlerde Meclis onayı günler, hatta haftalar sürebileceği için donanma şimdiden hazırlık yapıyor. Ancak bunun için mevcut görevlerde değişiklik yapılması gerekiyor. Mayın Avlama Filosu Komutanı Fırkateyn Kaptanı Inka von Puttkamer, Kiel’de düzenlenen bir basın toplantısında şöyle konuştu: "Elimizdeki tüm unsurlar halihazırda zaten çeşitli görevlerde. Bu özellikle mayın avlama filosu için geçerli. Yeni bir görev her zaman mevcut bir görevin aleyhine olur." Savunma Bakanı Boris Pistorius’un da belirttiği gibi, Alman donanması, Avrupa Birliği, NATO ve Birleşmiş Milletler görevleri kapsamında zaten yoğun şekilde konuşlandırılmış durumda. Von Puttkamer, mayın temizleme gibi riskli operasyonların ancak koruma altında yapılabileceğini vurguladı: "Mayın karşı tedbir birlikleri, su üstü ve hava tehditleri bertaraf edilmeden görev yapamaz. Bir fırkateyn mayın bulamaz, bir mayın avlama gemisi de hava muharebesi yapamaz. Bu nedenle her zaman fırkateyn veya korvetlerle birlikte görev yaparız." Yeni nesil P-8 Poseidon deniz devriye uçakları da böyle bir operasyonda kullanılabilir. Pistorius: ABD olmadan görev yok Savunma Bakanı Pistorius’a göre, böyle bir görev ancak müttefiklerle ve özellikle ABD ile birlikte yürütülebilir. ABD'nin bölgede "en kapsamlı durumsal farkındalığa" sahip olduğunu belirten Pistorius, Nisan ayında ARD’de yayımlanan "Bericht aus Berlin" (Berlin Raporu) programında şunları söyledi: "Bu savaşı Amerikalılar İsrail ile birlikte yürütüyor. Dolayısıyla sonuçlarıyla ilgili operasyonlarda da birlikte hareket etmemiz gerekiyor." Hürmüz Boğazı’nın ne ölçüde mayınlandığıise bilinmiyor. Aynı şekilde Alman ordusunun göreve katılmasının ön koşulu olan İran savaşının kalıcı biçimde sona erip ermeyeceği de belirsiz. Şu an için böyle bir sona dair işaretler yok; aksine son dönemde bölgede gerilim yeniden tırmanmış durumda.

Trump:  Hürmüz Boğazı Özgürlük Projesi 'ni durdurduk Haber

Trump: Hürmüz Boğazı Özgürlük Projesi 'ni durdurduk

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişine yönelik yardım girişimi olarak nitelendirilen Özgürlük Projesi'nin kısa süreliğine durdurulmasına karar verdiklerini bildirdi. Trump, sosyal medya hesabından, Hürmüz Boğazı'ndaki Özgürlük Projesi'nin son durumuna dair açıklama yaptı. "İran'la görüşmelerde büyük ilerleme kaydedildi" ABD Başkanı Trump, şunları kaydetti: "Pakistan ve diğer ülkelerin talebi üzerine, İran'a karşı yürüttüğümüz harekatta elde ettiğimiz muazzam askeri başarılar ve ayrıca İran temsilcileriyle tam ve nihai bir anlaşmaya varılması yönünde büyük ilerleme kaydedilmiş olması dolayısıyla, abluka tam olarak yürürlükte kalmakla birlikte, (taraflar arası) anlaşmanın nihai hale getirilip imzalanıp imzalanamayacağını görmek için Özgürlük Projesi'nin kısa bir süreliğine durdurulmasına karşılıklı olarak karar verdik." İran'dan açıklama: Başarısızlık İran basını, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişine yönelik yardım girişimi olarak nitelendirilen Özgürlük Projesi'nin kısa süreliğine durdurulması yönündeki açıklamasını "başarısızlık" olarak nitelendirdi. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, konuya ilişkin haberini "Trump geri adım attı, sözde 'Özgürlük Projesi' durduruldu" başlığıyla verdi. Özgürlük projesi nedir? Trump, 4 Mayıs itibarıyla, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ve Orta Doğu'daki krizle ilgisi olmayan "tarafsız" ülkelere ait gemilerin, boğazdan geçişine yardım etmeye başlayacaklarını açıklamış ve buna "Özgürlük Projesi" adını vermişti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray'da düzenlediği basın brifinginde, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasından ötürü Körfez bölgesinde 87 farklı ülkeden yaklaşık 23 bin sivilin kurtarılması için "Özgürlük Projesi" adlı operasyonu başlattıklarını savunmuştu.

ABD'nin deniz ablukası nedeniyle İran'ın petrol ihracatı durma noktasına geldi. Haber

ABD'nin deniz ablukası nedeniyle İran'ın petrol ihracatı durma noktasına geldi.

Analistlere göre, İran'ın petrol ihracatı %80'den fazla oranında ciddi şekilde azaldı ve ihracat için tahmini sadece 4 milyon varil petrol kaldı. Kpler uzmanları, abluka yürürlüğe girdiğinden beri Umman Körfezi'nden hiçbir İran ham petrol tankerinin ayrıldığını görmediklerini söyledi. ABD hükümeti 30 Nisan'da ablukanın Tahran'ı ham petrol ihracatından elde ettiği hayati gelirden mahrum bıraktığını iddia etti. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) aynı gün resmi bir açıklama yayınladı: "Şu anda İran hükümetinin satamadığı 69 milyon varil petrol taşıyan 41 petrol tankeri bulunmaktadır." Bu baskı, İran riali'nin ABD doları karşısında rekor düşük seviyeye gerilemesiyle sonuçlanan döviz piyasasını anında etkiledi ve bu durum, petrol bağımlı bu ekonominin karşı karşıya olduğu ciddi mali zorlukları yansıttı. Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerleri ABD ablukasından etkileniyor. Fotoğraf: Baidu TankerTrackers adlı gemi takip şirketine göre, baskılara rağmen İran, ana ihracat merkezi olan Harg Adası'nda petrol pompalamaya devam ediyor. Uydu görüntüleri, Umman Körfezi'ndeki Çabahar limanı açıklarında en az 10 petrol tankerinin demirlediğini gösteriyor. Şubat ayında İran, günlük yaklaşık 3,24 milyon varil petrol üretimi gerçekleştirdi ve bunun yaklaşık yarısı iç rafineri ihtiyaçlarını karşıladı. Ancak ihraç edilemeyen ham petrol fazlası, ülkenin depolama sistemini tehlikeli sınırlara zorluyor. Kpler analisti Johannes Rauball, depolama alanlarının azalması nedeniyle İran'ın önümüzdeki bir iki hafta içinde üretimi kısmaya başlamak zorunda kalabileceğine inanıyor. Kpler, İran'ın karadaki depolama tesislerinin yaklaşık %60 kapasiteyle çalıştığını ve rezervlerin 50 milyon varili aştığını, toplam maksimum kapasitenin ise sadece 86 milyon varil olduğunu belirtti.

ABD heyeti Pakistan ziyaretini beklenmedik bir şekilde iptal etti, İran barış görüşmeleri çıkmaza girdi. Haber

ABD heyeti Pakistan ziyaretini beklenmedik bir şekilde iptal etti, İran barış görüşmeleri çıkmaza girdi.

Bu adım, İran Dışişleri Bakanı'nın Pakistanlı yetkililerle sadece görüşmeler yaptıktan sonra İslamabad'dan ayrılmasından kısa bir süre sonra geldi. Başkan Trump, özel elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner'in İslamabad ziyaretini iptal etme kararını açıklarken, gezinin çok maliyetli ve zaman alıcı olduğunu ve İran'ın son barış önerisinin tatmin edici olmadığını söyledi. Başkan Donald Trump, İran'la yaşanan çatışmayla ilgili olarak sadece birkaç gün içinde çelişkili mesajlar verdi. Fotoğraf: Beyaz Saray Trump, 25 Nisan'da Washington'a dönmek üzere Air Force One'a binmeden önce, İran'ın ziyaretini iptal etmesinin ardından çatışmayı çözme teklifini iyileştirdiğini ancak bunun "yeterli olmadığını" belirtti. Amerikan lideri, Truth Social adlı sosyal medya platformunda Tahran hükümeti içindeki birlik konusunda da şüphelerini dile getirerek şunları yazdı: "Kimin iktidarda olduğunu kimse bilmiyor, kendileri bile. Üstelik tüm kozlar bizde, onların hiçbir şeyi yok! Konuşmak istiyorlarsa, tek yapmaları gereken bir telefon görüşmesi yapmak!!!" Tahran cephesinden Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi İslamabad'dan ayrıldı ve ziyareti "çok verimli" olarak nitelendirdi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeshkian, Şerif ile yaptığı telefon görüşmesinde Tahran'ın tehdit veya abluka altında "zorla müzakerelere" katılmayacağını teyit etti. Pezeshkian, ABD'nin öncelikle İran deniz limanlarının abluka altına alınması da dahil olmak üzere "operasyonel engelleri" kaldırması gerektiğini, ancak bundan sonra çözülmemiş sorunların zeminini hazırlayabileceğini vurguladı. Daha önce Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran'dan olumlu gelişmeler beklendiğini ifade etmiş ve Başkan Yardımcısı JD Vance'in Pakistan'a gitmeye hazır olduğunu söylemişti. Vance, bu ayın başlarında İslamabad'da yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan ilk görüşme turunun da lideriydi.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel,  ABD'yi uyardı. Haber

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD'yi uyardı.

Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Küba'yı bir şekilde ele geçirme" planlarına ilişkin son açıklamalarına karşılık olarak, bu sözleri saldırgan ve tarihe saygısızlık olarak nitelendirdi. Küba'nın barışsever bir millet olduğunu ancak asla tehdit altında kalmasına veya saldırgan planlar karşısında pasifleşmesine izin vermeyeceğini vurguladı. Ayrıca, 60 yıldan fazla süren abluka karşısında Küba halkının gösterdiği direnci övdü. Ayrıca, iki ülke arasındaki umut vadeden tıbbi işbirliği örneklerini de açıkladı; bunlar arasında saygın bir Amerikan tesisinde Küba akciğer kanseri aşısının klinik denemelerinin yapılması veya Amerikalı Alzheimer hastalarının Küba ilaçlarıyla tedavi edilmesi yer alıyor. Giderek kötüleşen enerji durumuyla ilgili olarak, Rusya'dan insani yardım amacıyla gelen petrol tankerlerinin önemli olduğunu ancak ülkenin aylık ihtiyacının yalnızca üçte birini karşıladığını kabul etti. ABD'nin uyguladığı yıkıcı enerji ablukasının ortasında Küba, yerli ham petrol üretimini artırarak, ağır petrolü rafine etmek için bilimsel ve teknolojik gelişmeleri uygulayarak ve yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırarak enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor. Küba lideri, ABD yönetimiyle bir anlaşmaya varılması olasılığına ilişkin olarak, diyaloğun mümkün ancak son derece zor olduğunu belirtti. Küba'nın her zaman saygı, eşitlik ve birbirlerinin iç işlerine karışmama temelinde medeni komşuluk ilişkileri kurmaya hazır olduğunu vurguladı.

CNN: CIA, Venezuela'daki bir limana saldırı düzenledi Haber

CNN: CIA, Venezuela'daki bir limana saldırı düzenledi

Washington, 30 Aralık - CNN'in kaynaklara dayandırdığı özel haberine göre, CIA bu ayın başlarında Venezuela kıyısındaki bir liman tesisine insansız hava aracı saldırısı düzenledi ve bu, ABD'nin bu ülke içindeki bir hedefe yönelik bilinen ilk saldırısı oldu. Daha önce ayrıntıları açıklanmayan insansız hava aracı saldırısı, ABD hükümetinin Venezuela çetesi Tren de Aragua tarafından uyuşturucu depolamak ve bunları gemilere yükleyerek daha ileri sevkiyat için kullandığına inandığı Venezuela kıyısındaki uzak bir iskeleyi hedef aldı. Kaynaklara göre, saldırı sırasında tesiste kimse bulunmadığı için can kaybı yaşanmadı. İki kaynak, ABD Özel Harekat Kuvvetlerinin operasyona istihbarat desteği sağladığını ve bölgedeki devam eden katılımlarının altını çizdiğini söyledi. Ancak ABD Özel Harekat Komutanlığı sözcüsü Albay Allie Weiskopf bunu reddederek, "Özel Harekat, istihbarat desteği de dahil olmak üzere bu operasyona destek vermedi" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta verdiği ve başlangıçta pek dikkat çekmeyen bir röportajda saldırıyı ilk kez kabul etmiş gibi görünse de, Pazartesi günü gazetecilerin doğrudan sorduğu sorulara da çok az ayrıntı verdi. ABD, uyuşturucuyla mücadele kampanyası olarak tanımladığı operasyonlar kapsamında Karayip Denizi ve Doğu Pasifik Okyanusu'nda 30'dan fazla tekneyi imha etti ve Trump, Venezuela'ya giriş ve çıkış yapan yaptırım uygulanan petrol tankerlerine abluka emri verdi. Trump ayrıca Venezuela içinde de defalarca saldırılar düzenlemekle tehdit etmişti, ancak bu ayın başlarındaki CIA saldırısına kadar, Venezuela hedeflerine yönelik bilinen tek ABD saldırısı, uluslararası sularda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle hedef alınan teknelere yönelikti. CIA yorum yapmayı reddetti. CNN, Beyaz Saray'dan, ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı'ndan ve Venezuela İletişim Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı'ndan yorum istedi.

Trump yönetimi Caracas üzerindeki baskıyı artırırken ABD, Venezuela açıklarında bir gemi daha ele geçirdi Haber

Trump yönetimi Caracas üzerindeki baskıyı artırırken ABD, Venezuela açıklarında bir gemi daha ele geçirdi

Trump yönetimi Caracas üzerindeki baskıyı artırırken, konudan haberdar bir yetkiliye göre, ABD'den personel Cumartesi günü Venezuela kıyılarında bir gemiye bindirildi ve bu gemiye el konuldu. Bu olay, ABD'nin bu ay Venezuela yakınlarında bir gemiye el koyduğuna dair bilinen ikinci vakaydı ve Trump'ın bu hafta ülkenin pozisyonunu onayladığı petrol tankerlerinin ablukasını duyurmasının ardından gerçekleşti. 10 Aralık'ta ABD, İran ile bağlantısı nedeniyle yaptırımların hedefi olan Skipper adlı dev bir petrol tankerine el koydu. Yetkilinin ifadesine göre, Trump'ın bu haftaki direktifi onaylanmış tankerleri hedef alırken, ABD'nin Cumartesi günü el koyduğu gemi ABD yaptırımlarının dışında kalıyordu. Tankerin mürettebatı yasağa karşı çıkmadı. Yetkiliye göre, gemi, Venezüella petrolünü taşımakta olan Panama bayraklı bir tankerdir ve son nokta olarak Asya'ya hareket etmektedir. Yetkili, Cumartesi günkü operasyonun, ABD ordusundan destek alan ABD Sahil Güvenlik tarafından yönetildiğini ve uluslararası sularda gerçekleştiğini belirtti. Sahil Güvenlik, operasyona ilişkin sorulara yorum yapmayan Beyaz Saray'a yönlendirildi. Trump'ın Venezüella'daki grev tehditleriyle birleştiğinde, gemilere el konulması, yılın başındaki petrol sektörüne yeni yaptırımlarla hali hazırda baskı altında olan ekonomiyi hedef alarak Caracas üzerindeki baskıyı artırdı. ABD, binlerce asker ve bir uçak gemisi grubu, şüpheli uyuşturucu teknelerine yönelik saldırılar ve Başkan Nicolás Maduro'ya olan sürekli tehditleri içeren bir Venezüella baskı kampanyasını aylarca sürdürdü. ABD ordusu, Trump yönetiminin Venezüella'dan yasadışı uyuşturucu ve göçmen akışını engelleme çabası olarak adlandırdığı 29 şüpheli uyuşturucu botuna yapılan saldırılarda 104 kişiyi öldürdü. Ancak bu eylemler, görevden alınan Beyaz Saray genelkurmay başkanı Susie Wiles'ın yönetime gerçek hedefin Maduro olduğunu belirttiği genel bir baskı kampanyasının parçası olarak yorumlandı. Trump'ın bu haftaki abluka açıklaması, başkanın Maduro'nun görevden alınması durumunda ABD'nin ülkenin petrolüne erişebilmesi gerekliliği üzerinde durdu. Devlet şirketi Petróleos de Venezuela, ülkenin petrol endüstrisini kontrol ediyor. Houston merkezli Chevron, Venezuela'daki tek Amerikan sondaj şirketi olup, bir yaptırım istisnası kapsamında çıktısının bir yüzdeini PDVSA'ya ödüyor. Venezuela'nın petrol rezervleri dünyanın en büyükleridir, ancak uluslararası yaptırımlar nedeniyle kapasitelerinin çok altında çalışıyorlar. Ülkenin petrolünün büyük bir kısmı Çin'e satılmaktadır. Venezuela, bu haftanın başında ablukayı "dikkatsiz ve ciddi bir tehdit" olarak nitelendirerek eleştirdi ve egemenliği ile ulusal çıkarlarını savunmaya devam edeceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.