
AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, gazeteci Rahmi Turan’ın kendisine yönelik eleştirilerine sert sözlerle yanıt verdi. Soylu, Turan’ın terörle mücadele kapsamında daha önce açıklanan rakamları eleştirmesine tepki göstererek, devlet kurumlarının terör örgütlerine ilişkin verileri düzenli şekilde takip ettiğini savundu.
Rahmi Turan’ın yazısında Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde açıkladığı terörist sayılarını ve çerçeve yasa tartışmalarını eleştirmesi üzerine açıklama yapan Soylu, Turan’ın kendisi hakkında son yıllarda çok sayıda “iftira” ortaya attığını öne sürdü.
“Devlet kurumları verileri düzenli olarak güncelliyor”
Türkiye’nin terörle mücadelede güvenlik güçlerinin yanı sıra ilgili devlet kurumlarının koordinasyonuyla hareket ettiğini belirten Soylu, terör örgütlerine ilişkin sayı ve tespitlerin İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT tarafından takip edildiğini ifade etti.
Soylu, söz konusu verilerin belirli aralıklarla güncellendiğini ve Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında yurt içi ve yurt dışındaki güvenlik tehditleriyle birlikte değerlendirildiğini söyledi.
Turan’ın bu verileri eleştirmesine tepki gösteren Soylu, değerlendirmelerin “devletin ilgili kurumlarının tespitlerini çarpıttığını” savundu.
“Terörle mücadeleye fitne sokmayın”
Soylu açıklamasında, Türkiye’nin terörle mücadelede ağır bedeller ödediğini belirterek, güvenlik güçlerinin mücadelesinin küçümsenmemesi gerektiğini söyledi.
“Terörsüz Türkiye” sürecine de atıfta bulunan Soylu, terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin, şehitlerin ve gazilerin mücadelesine yönelik eleştirilerin dikkatli yapılması gerektiğini savundu.
Soylu, Rahmi Turan’a yönelik açıklamasında Sözcü hakkında da ağır ifadeler kullanarak, gazetenin sahipliği ve finansmanına ilişkin çeşitli iddialar ortaya attı. Bu iddialar Soylu’nun açıklamalarındaki değerlendirmeler olup, haber metninde bağımsız olarak doğrulanmış bilgiler olarak sunulmamalıdır.
Soylu, açıklamasının sonunda Turan’a yönelik sert eleştirilerini sürdürerek, kendisinin ve gazetenin yayın politikalarının devlet kurumlarıyla karıştırılmaması gerektiğini savundu.