
Seçil Erzan hakkındaki dava yeniden görülüyor
Eski banka şube müdürü Seçil Erzan hakkında, aralarında Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan gibi tanınmış futbolcuların da bulunduğu 30’dan fazla kişiyi yüksek faiz getirisi vaadiyle dolandırdığı iddiasıyla açılan davada yeni bir aşamaya geçildi.
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, 1 Aralık 2025 tarihinde Erzan’ı 27 müştekiye yönelik eylemleri nedeniyle “nitelikli dolandırıcılık”, “özel belgede sahtecilik” ve “güveni kötüye kullanma” suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırmıştı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi ise istinaf başvurularının ardından kararı usul yönünden bozarak dosyayı yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye göndermişti.
Dairenin kararında, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bazı bilgilere yer vermemesinin denetimi güçleştirdiği belirtilmiş, ayrıca yargılama sırasında bazı usul kurallarının uygulanmadığı değerlendirilmişti.
“Adil yargılanmadığımı düşünüyorum”
Yeniden görülen duruşmada savunmasını yapan Seçil Erzan, önceki yargılama sürecinde adil davranılmadığını ileri sürdü.
Yaklaşık 3,5 yıl boyunca yaptığı açıklamaların dikkate alınmadığını savunan Erzan, yalnızca müştekilerin beyanlarının esas alındığını iddia etti.
Erzan, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi.”
İlk soruşturma döneminde yeterli hukuki destek alamadığını öne süren Erzan, bazı ifadelerinin yönlendirme altında verildiğini ve yaşananları mahkemede açık şekilde anlatmak istediğini söyledi.
“Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım”
Erzan, olayların ortaya çıktığı dönemde yaşadığı baskı nedeniyle telefonunu kapattığını ve Çorlu’ya gittiğini belirterek, kaçmadığını savundu.
Kendisinden para almak isteyen kişilerin bulunduğunu öne süren Erzan, bankaya kendi isteğiyle giderek yaşadıklarını anlatmaya çalıştığını söyledi.
Savunmasında darbedildiğini de iddia eden Erzan, annesinin yanında kendisine senet imzalatıldığını ileri sürdü.
Erzan, “Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım” diyerek, paranın kendisinde olmadığını soruşturmanın ilk günlerinden itibaren anlatmaya çalıştığını savundu.
“Arda Turan’ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin”
Seçil Erzan, savunmasının devamında kendisinin bir “fon sistemi” kurmadığını öne sürerek özellikle Arda Turan hakkında çarpıcı ifadeler kullandı.
Erzan, Arda Turan’ın kendisinden alacağı bulunmadığını savunarak şu ifadeyi kullandı:
“Arda Turan’ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin.”
Turan’ın kendisine verdiği parayı 15 gün içerisinde geri aldığını ileri süren Erzan, kendisine yönelik baskı ve hakaretlerden de söz etti.
Kendisinin yüksek faiz vaadiyle sistem kurduğu iddiasını kabul etmeyen Erzan, “Ben bir sistem kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok. Ödeyemedim, ödemek için her şeyi yaptım” dedi.
Erzan ayrıca ailesine ait malların satıldığını ve borçları kapatabilmek için elinden geleni yaptığını ileri sürdü.
Mahkeme tutukluluğun devamına karar verdi
Savunmanın ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Erzan’ın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Heyet, üzerine atılı suçların niteliği ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suçlar için öngörülen ceza sınırları ve dosyanın tamamını dikkate alarak kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğu değerlendirmesinde bulundu.
Mahkeme, bu aşamada adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı kanaatine vararak Erzan’ın tutukluluğunun sürmesine karar verdi.
Heyet ayrıca aralarında Fernando Muslera, Arda Turan, Fatih Altıntaş, Bülent Çeviker, İnci Çeviker ve diğer bazı katılanların bulunduğu kişiler yönünden uzlaştırma raporlarının dönüşünün beklenmesine ve dosyaların akıbetinin sorulmasına hükmetti.
Duruşma, eksik hususların tamamlanması amacıyla 9 Ekim tarihine ertelendi.
İlk davada Erzan’a 102 yıl 4 ay hapis cezası verilmişti
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1 Aralık 2025 tarihli kararında Seçil Erzan, 27 müştekiye karşı gerçekleştirdiği belirtilen eylemler nedeniyle toplam 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına mahkum edilmişti.
Mahkeme ayrıca “özel belgede sahtecilik” suçundan verilen 1 yıl 10 ay 15 günlük hapis cezası bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, Erzan’ın 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasını kararlaştırmıştı.
Erzan’ın bazı müştekilere yönelik eylemleri bakımından ise beraat kararı verilmişti.
Diğer sanıklara da hapis cezaları verilmişti
Aynı dosyada yargılanan diğer sanıklar hakkında da çeşitli hapis ve adli para cezaları verilmişti.
Mahkeme, Ali Yörük’ü 4 müştekiye yönelik “nitelikli dolandırıcılık” suçundan 15 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 150 bin lira adli para cezasına çarptırmıştı. Atilla Yörük hakkında ise aynı suçtan 7 yıl 6 ay 17 gün hapis ve 75 bin lira para cezası verilmişti.
Nur Erkasap 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 79 bin 160 lira, Hüseyin Eligül 5 yıl 2 ay hapis ve 7 bin 600 lira, Nazlı Can ise 4 yıl 5 ay 20 gün hapis ve 31 bin 500 lira adli para cezasına mahkum edilmişti.
Süleyman Arslan hakkında da “tefecilik” suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 20 bin lira para cezası kararı verilmişti. Bazı sanıklar yönünden ise beraat hükümleri kurulmuştu.
İstinaf mahkemesi kararı bozmuştu
Dosyanın istinafa taşınmasının ardından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararında birleşen dosyalara ilişkin bilgilerin yeterince yer almamasının denetimi zorlaştırdığına dikkat çekmişti.
Daire ayrıca yargılama sırasında bazı usul kurallarının uygulanmadığı değerlendirmesinde bulunarak Seçil Erzan hakkındaki kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermişti.
Böylece kamuoyunda uzun süredir yakından takip edilen Seçil Erzan davasında yeniden yargılama süreci başlamış oldu.