Dilek Kalkan dosyasında 12 yıl sonra yeni gelişme: 2 şüpheli tutuklandı

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 2014 yılında dere yatağında bulunan insan kalıntılarının, yıllar sonra yapılan DNA incelemesiyle 2013’te kaybolan Dilek Kalkan’a ait olduğu belirlendi. Faili meçhul olarak yürütülen soruşturmanın yeniden ele alınmasıyla 7 şüpheli gözaltına alınırken, Cuma Kaplan ile Muhyettin Baranlı tutuklandı. Diğer 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Haber Giriş Tarihi: 15.09.2026 08:37
Haber Güncellenme Tarihi: 15.09.2026 08:40
https://www.724guncelhaber.com/

Dere yatağında bulunan kemikler yıllarca kimliksiz kaldı

Bismil ilçesi Tatlıçayır Mahallesi Pamukçayı mevkisinde, 29 Temmuz 2014’te su seviyesinin düşmesiyle dere yatağında insan kafatası ve çeşitli kemik parçaları bulundu. Bölgede ayrıca kıyafet ve bazı kişisel eşyalar da tespit edildi.

İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan ilk incelemelerde kemiklerin 17-23 yaşlarında bir kadına ait olduğu belirlendi. Ancak o dönem yapılan araştırmalarda kimlik ve olası şüpheliler tespit edilemeyince dosya kapsamında 13 Şubat 2015’te daimi arama kararı verildi.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulmasının ardından dosya yeniden incelemeye alındı.

DNA incelemesi Dilek Kalkan'ı işaret etti

Dosyanın yeniden ele alınmasıyla Diyarbakır ve çevre illerde kayıp olarak aranan 19-23 yaş arasındaki 144 kadınla ilgili araştırma yapıldı.

Çalışmalar sırasında Şağı ve Naif Kalkan çiftinin kızı Dilek Kalkan’ın Mayıs 2013’te kaybolduğu belirlendi. Dere yatağında bulunan kıyafetlerle Kalkan’ın kaybolduğu dönemde giydiği kıyafetlerin benzerlik göstermesi üzerine DNA incelemesine başvuruldu.

Yapılan karşılaştırmada, kemiklerin Dilek Kalkan’a ait olduğu tespit edildi. DNA sonuçlarının Kalkan’ın annesi Şağı Kalkan ile de uyumlu olduğu belirlendi. Böylece yıllardır kimliği belirlenemeyen kadın iskeletinin Kalkan’a ait olduğu kesinleştirildi.

HTS ve baz kayıtları soruşturmanın yönünü değiştirdi

Kimlik tespitinin ardından Kalkan’ın geçmiş dönemde kullandığı değerlendirilen iki GSM hattının HTS kayıtları incelemeye alındı.

Soruşturma kapsamında yapılan analizlerde Kalkan’ın Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı, S.K., E.K. ve H.A. ile yoğun iletişim kurduğu tespit edildi.

Tanık ve bilgi sahibi ifadelerinde ise Kalkan ile Cuma Kaplan arasında duygusal birliktelik bulunduğu ve Kalkan’ın Kaplan’dan hamile kaldığı yönünde bilgiler yer aldı. Kalkan’ın sağlık kayıtları da incelenirken, 21 Mayıs 2013 tarihinde kendisine “gebe” tanısı konulduğu belirlendi.

Bilirkişi tarafından yapılan daraltılmış baz çalışmalarında da bazı şüphelilerin kullandığı telefonların farklı tarihlerde Dilek Kalkan’ın kemiklerinin bulunduğu bölge ve çevresinden sinyal verdiği tespit edildi.

Soruşturma dosyasında HTS kayıtları, baz analizleri, Adli Tıp raporları, sağlık kayıtları, tanık ifadeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirildi.

7 şüpheli gözaltına alındı

Elde edilen bulguların ardından Dilek Kalkan’ın ölümüyle bağlantıları bulunabileceği değerlendirilen 7 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Diyarbakır Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından 11 Eylül’de düzenlenen operasyon kapsamında Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı, S.K., E.K., H.K., H.A. ve F.B. gözaltına alındı.

Soruşturmanın bu aşamasında şüphelilerin olayla bağlantılarının belirlenmesine yönelik delillerin değerlendirildiği bildirildi.

Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı tutuklandı

Jandarmadaki işlemlerinin ardından 7 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Soruşturma kapsamında “kadına karşı kasten öldürme” suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilen Cuma Kaplan ile Muhyettin Baranlı, dosyadaki delil durumu, ifadeler ve HTS analizleri kapsamında yapılan değerlendirmelerin ardından tutuklandı.

Diğer 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Soruşturmanın, Dilek Kalkan’ın ölümünün nasıl gerçekleştiğinin ve olayla bağlantısı bulunduğu değerlendirilen kişilerin sorumluluklarının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğü bildirildi.